Cennetten Bir Köşe; Bozkır Perşembe Yaylası

14 Ekim 2009 | Kategori: Bozkır, Konya Haberleri | 2.364 views


perşembe yaylasıYaylamız Perşembe Yayla’sı Bozkır ilçesinin şirin kasabalarından olan Söğüt Kasabası’na aittir. Perşembe Yaylası Hadim sınırları içerisinde bulunmakta ve yaklaşık Söğüt Kasabası’na 25 km, Bozkır’a 45 km, Konya’ya 150 km’ dir.

Perşembe Yaylamıza iki şekilde ulaşım yapılabilir. Birincisi Konya-Bozkır Yolu’ndan Bozkır’a yaklaşık 7-8 km kala Türbeler Yolu dediğimiz Tepelice, Küçük Hisarlık, Söğüt, Dereriçi, Dedemli ve Korualan yol ayırımında Bozkır-Hadim yolu takip edilerek Korualan içinden Toroslara tırmanan yaylalar yoluyla gidilebilir. İkinci yol ise Konya-Ermenek Yolu’ndan Hadim’den Korualan’a gidilerek yine yaylalar yoluyla gidilebilir.

perşembe yaylası 2Adını Roma ve Bizans dönemlerinde Perşembe günleri kurulan panayırdan aldığı rivayet edilen Perşembe Yaylamız; Toros Dağları’nın eteğinde çevre yaylalara köprü görevi yapmaktadır. Tarihte İpek Yolu görevi yaptığı rivayet edilen Perşembe Yayla’mız bu görevini diğer yayların yollarını buradan geçmesi ve merkezde olmasıyla göstermektedir.

Yaylamıza komşu yaylar ise Doğusunda Dereiçi (Gederet) Yaylası, Batısında Büyük Hisarlık Yaylası, Güneybatısında Küçük Hisarlık Yaylası ve Dedemli Yaylası, Güneyinde Gevne ve Payallar Yaylası, Kuzeyinde Korualan (Gezlevi) Yaylası bulunmaktadır.

perşembe yaylası 3Perşembe Yaylamız en büyük özelliği Roma ve Bizans’tan kalma kabartmaların olmasıdır. Bunları gösteren taşları Meydancık dediğimiz alandaki taşlarla Düden dediğimiz Göksu Irmağı’nın kolu olan Gökdere’nin battığı Düden’deki mağara içinde bulunmaktadır.

Yine yaylamızı yayla yapan suyunun bol olmasıdır. Adını yaylamızdan alan Perşembe Pınarı en büyük özelliği yerden kaynaması, suyunun çok soğuk ve tatlı olmasıdır. Buda su şirketlerinin gözünden kaçmamış bu suyu almak için uğraşmışlar fakat alamamışlardır.

Yaylamızın diğer bir özelliği küçük bir ovayı andırması ve yaylamızın ikiye bölen bir çayın yaylamızın ortasından geçmesidir. Bütün bu özellikleriyle Konya, İstanbul ve Avrupa da oturan kasaba halkı yaylaya yeni yeni evler yaparak yerleşim yeri yapmaya çalışmaktadırlar. Birde buna temmuz ayında yapılan şenlikler daha da özendirici hale getirmektedir.

perşembe yaylası 4Mayıs-Haziran ayında yaylaya çıkan kasaba halkı havalar soğuyuncaya kadar yaylada kalır. Elektrik, su ve telefon problemi olmayan yaylamız hava, su ve yeşilliğiyle daha da cazip hale gelmiştir.

Perşembe Yayla’mız ortadan geçen deresiyle, Çiçeklice’deki çiçekleriyle, Sinek kıran’daki mantarlarıyla, Çalbalı’daki karıyla, Kazanlı’daki Gücük Su’yuyla, Değirmen Deresi’nden gelen kekik kokusuyla, Düden’iyle, yüzmeye gittiğimiz Değirmen Deresi’yle, taş yuvarlanan Dağanlık’ıyla, karpuzu çatlatan soğuk Perşembe’siyle yaylamıza ayrı bir hava katar.
İşte o yaylamıza gidişimiz destan gibi olur. Başlanırdı bir haftadan önce katırlarla ağrık taşınmasına, keçilerin peşinden meleyerek giden oğlakların yaylaya gidişi bayramı andırırdı. Geceleri ineklerle yolculuğumuz hoha! ile başlardı.

perşembe yaylası 5Yolculuğumuz hayvanlarla aşağı yukarı 7-8 saat sürerdi. Kandaklara gelince çay ve kekik kokuları hele hele kandakları sayarak yaylaya yaklaşmamız bir başka olurdu. Bir de Meydancık Bileni’ne çıkınca yaylanın tüm güzellikleri bize bütün yorgunluklarımızı unuttururdu.

Doğa harikası gibi yeşilliklerin içinde tepesinde karlarıyla duran Çalbalı, yok mu benim üzerimde top oynayacak baba yiğit diye göğsünü açmış Meydancık’ı, ortadan geçen kıvrım kıvrım Gök Deresi, sarı sarı çiçekleri ile gel de piknik yapalım diyen Çiçeklice’ si, dağlardan gelen kekik ve çay kokusu, içilmesine doyum olmayan soğuk Perşembe’si, bütün nimetler içinde ölümü ve geçmişimizi unutmamamızı isteyen mezarlığı…

perşembe yaylası 6Yaylada önce bir ay kızlar ve gelinler kalırlardı. Neneler ise köyde kalıp ot işlerlerdi. Kızlar akşam çayırda ay ışığında ip atlarken, gündüzleri ise pikniğe giderlerdi Çiçeklice’ye. Biz ise Meydancık’ ta top oynardık yâda büyüklerimiz haydi derlerdi; evlilerle-bekârlar, okumuşlarla-okumamışlar, Konyalılarla-köylülerin kurduğu iki takımın maç yapışını seyrederdik. Bazen Meydancık Bileni’nde köyden eşekle gelen birini gördüğümüzde sanki koro halinde köycü geldi ha! deyişimiz kulaklarımda çınlıyordu.

Keçiler sağıldıktan sonra oğlağı koyuver loyn oğlak çobanı! diye bağırmalarımız hele bir de oğlakların anneleri ile kavuşma anları görülmeye değerdi.

Cuma günü arabaların önüne koşardık hediyemiz geldi mi? diye, Çalbalı’dan getirilen karın pekmezle yenmesi ayrı bir tattı.

Kızlar çeyizini hazırlamak için sadece kışları değil yaylada bir ay zamanları vardı. Ta ki ekinler olgunlaşıp nenelerimiz bir ay sonra yaylaya gelmeye başlayıncaya kadar. Nenelerimiz yaylada gümrüklere yağ basarken, torbalara keş doldururken kızlarda köyde ekin işlerlerdi.

Ağustos ortasında yaylada otlar biterken köyde de ekinler bitmesiyle bizim harmanda düvenlere binişimiz de biterdi. Köyde harman kalktıktan sonra köyü özlemler başlardı. Nasıl ki yaylaya köy kararı ile geliniyorsa, yayladan inişte öyle olurdu. Yayladakiler haber bekler göç ne zaman inecek diye. Çünkü hazırlık yapılacaktı Göç Önü’ nünde yenmesi için keşli ekmek ve yarma aşı yapacaklardı nenelerimiz.

Köydeki kızlar ve gelinler ise pancar sarması, erik, üzüm v.s. getirirlerdi Göç Önü’nüne, açılırdı sofralar, demlenirdi çaylar, doldurulurdu tuluktan ayranlar… çağırılırdı oradaki eş dostlar. Göç Önü’ de şimdiki şenliğimizi andıran hava ile yaşanırdı. Çünkü yayla ve köydekiler hazırladıklarını tamamlayarak Göç Önü’nün de buluşarak yenip içilir eğlenilirdi. İnan ki şimdiki şenliğimiz kadar güzeldi. Neden güzeldi? Çünkü ben o zamanlar çocuktum. Sizinde bildiğiniz gibi çocuklukta yaşanan her şey güzel olur. Sanki oğlakların anneleri ile buluşması gibi bir şeydi Göç Önü…

Temmuz ayında yapılan şenliklerimizde buluşmak dileğiyle…

Selam ve dua ile…

Anlatım :M.Emin KARABACAK (Psikolojik Danışman)

Görseller:Harun Şeker

kaynak; www.siristat.com

İlgili olabilecek yazılar

  1. Hasretin Adı!… “Bozkır”

Etiketler:



12 Yorum:

Avatar

hasan kanar:

Tarih: Ekim 14th, 2009 | Saat: 11:25

Selam olsun sevgili hocam,kalemine saglik sanki oralari gormus gibi oldum selamlar

Avatar

hasan kanar:

Tarih: Ekim 14th, 2009 | Saat: 13:22

siralanmis yuce toroslarin etegi,
kurmus Turkmenoglu,cadiri otagi
Hadim,Ermenegi,yigitlerin yatagi
ozledim cok yesile burunmus yaylalar.

sari cigdem mor menekse,
aklim ermez oldu,bu ise
nasil menzil varir bu gidise,
ozledim cok yesile burunmus yaylalar.

suyu soguk yaman akar,gokdere cayina,
kimler kalir,kimler gocer,gelecek mayis ayina,
bu ulke bizim,sakin gelmeyin yalana,oyuna
ozledim cok yesile burunmus yaylalar ……

Kayapinarli Hasan derki,selam olsun sanli Sogut,e
deger verin ata,ananin verdigi cok degerli ogute
gotur bugdayini,gokderedeki,degirmene ogut,e
ozledim cok,yesil burunmus yaylalar…

Avatar

hasan kanar:

Tarih: Ekim 14th, 2009 | Saat: 14:54

devami

ben ne bir sair oldum,nede roman kitap yazarim,
gercegi bilipte soylemeyene,hakikaten kizarim,
eger olursem gurbette,Kayapinarda olsun mezarim,
ozledim cok yesile burunmus yaylalar….

yaylalar bezenmis mor menekse,lale sunbul yesile,
akar heybetlice gokderecayi,akdenize, karismaz gole
zambaklar sirali,yaseminler hos,bak biraz yediveren gule,
ozledim cook yesile burunmus yaylalar…

cok meshurdur,Ermenegin kinaboz kekligi,
serinde var yigitlerin,birkamaz yigitligi,mertligi,
bizim yore boyledir,atadan,satin almaz erkekligi,
ozledim cook yesile burunmus yaylalar…..

allaha emanet olunuz

Avatar

DAYI:

Tarih: Ekim 14th, 2009 | Saat: 20:04

Hocam eline emeğine sağlık Yurdumun her karışı bir başka güzel.
Canım feda bu yurda.

Avatar

muhsin akan:

Tarih: Ekim 14th, 2009 | Saat: 20:19

güzel biyere benziyor hocam görmek lazım sağol

Avatar

Yakup ÇETİN:

Tarih: Ekim 14th, 2009 | Saat: 21:47

Gidip görülesi bir yer gerçekten. Harun hocamızın Fotoğrafları git gör diyor ama bakalım ne zaman nasip olurda gideriz.

Avatar

hasan kanar:

Tarih: Ekim 15th, 2009 | Saat: 11:13

sarili bilegim,daha gelmedi gucum,
ne cok yiyebildim,nede birazcik acim,
ne zengin olabildim,nede kula muhtacim
boyle gelmis boyle gider,ne edem halime?

odalar doldurur okudugum bunca kitaplar,
sultan Suleymanda olsan,tenesir paklar,
ganbazlar sa seni, cok guvendigin ortaklar
boyle gelmis boyle gider,ne edeyim halime?

Hasan derki yaklasiyor gibi ahir zaman
rabbim son nefeste olsa,nasip eyleye iman
nerde olursak olalim,daima rehberimiz kuran
boyle gelmis boyle gider,ne edeyim halime…

Avatar

alosyi:

Tarih: Ekim 15th, 2009 | Saat: 18:34

paylaşımda emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler
bu arada yerin özelliğindenmi ne fotoğraflar harika
sağolun varolun

Avatar

ISO 22000:

Tarih: Ekim 16th, 2009 | Saat: 21:12

Bozkırı ifade eden güzel araştırmalarınız için teşekkürler

Avatar

Hami:

Tarih: Ekim 18th, 2009 | Saat: 19:02

Ben daha önce tek kendi yaylamızı bilirdim perşembe yaylası diye.Demek perşembe adında başka yerdede yayla varmış.Bizim yaylamız gibi sizinkide aynı güzellilkte..

Avatar

tunahan:

Tarih: Ekim 18th, 2009 | Saat: 20:28

Kar ile çiçek bir arada en güzelide bu işte

Avatar

Seda:

Tarih: Şubat 22nd, 2012 | Saat: 16:54

Yazilarinizi okudum.Paylastiginiz bilgiler icin cok tesekkur ederim.Yazilarinizin devamini bekliyorum.Iyi calismalar.

Yorum Yap:


© 2014 Tüm hakları saklıdır Muammer Tunahan - Sevgiyle bakıyor gül gibi görüyorsan sen bahtiyarsın.. Wordpress Webmaster Aracı bidusun