Gül ki, gül yüzünde binlerce güller açsın. Gül bahçesi gül yüzünden sevgi topla demet demet, Sevgide güller açsın, güller sevgi dağıtsın. Sevgiyle bakıyor gül gibi görüyorsan sen bahtiyarsın… Muhsin Yazıcıoğlu
Sözlerime başlarken önce şu konuyu vurgulamak istiyorum. “Bozkır’a Yapılan İhaneti Gördüm!” başlıklı yazımda Mustafa Yılmaz Hocamızın şahsını rencide etmek amacı gütmedim. “Konya İli Bozkır İlçesi ve Akseki Sınırları İçerisinde Yer Alan “Dipsiz Göl” Sualtı Araştırma Raporu- 13-14 Temmuz” başlığı ile alakalı beş adet soru yönelttim kitabın editörü olarak Yard. Doç. Dr. Mustafa Yılmaz, Okr. Ahmet Atalay ve Osman Doğanay’a ve kitabı yayınladığı için Bozkırlılar Kültür Folklor ve Dayanışma Derneğine yöneltmek durumunda kaldım.
Yazdığım yazıma olumlu ve olumsuz birçok mesaj aldım. Hatta bu konuda Bozkırımızın değerlerinden biri ve yaşına ve bilgisine saygı duyduğum Av.Kayhan Selek amca ile uzun uzun konuştum ve bu konuda bir açıklama daha bulunma sözünü vermiştim.
Kişilik olarak Yard. Doç. Dr. Mustafa Yılmaz ile tanışmıyorum onun Farlı olduğunu duyarım bende Çatlıyım kısacası Mustafa Hoca ile ortak noktamız Bozkır’dır. Bozkırlı olmaktır. Onlar bir kitap hazırlamışlar bende kitapta gördüğüm bir başlığa eleştiri yaptım konu bundan ibarettir.
Başlığı öyle yazmamdaki sebepler şahsi değil Bozkırımızın talihsizliğidir. Geçmiş yıllarda Bozkır İlçesini yine Bozkır’ın oylarını alarak meclise yolladığı insanlar ilçemizden Ahırlı ve Yalıhüyük İlçelerinin tamamını Güneysınır ilçesine 4-5 köy Akören İlçesine 4-5 Köyümüzü vermek suretiyle bölüp parçalayıp bugünkü durumuna sokmuşlar işte bu noktada duyduğum endişe yaylalarımızın da basit kelime oyunlarıyla Yörüklere kaptırma endişesidir.
Manavgat Yörükler yıllardır planlı ve organize bir şekilde o bölgede masumane görüntü altınca ciddi çalışmalar yapmaktadır bu konuda yeri gelmiş iken kamuoyuna birkaç açıklama yapmayı vazife sayıyorum:
Yaz aylarında köylerimiz suyu yok diye feryat ederken bu günlerden sadece birkaç köy değil tüm BOZKIRLI yaylalarına sahip çıkmalıdır. Ben ve benim gibi düşünenlerin ayranının kabarması yaylalarımızın basit oyunlarla elimizden gitmesi ihtimalinedir.
Yoksa ben bir Bozkırlı olarak hiçbir zaman Bozkırlı Münevverimizi ihanet ile itham edemem Huzurlarınızda “Bozkır’a Yapılan İhaneti Gördüm!” yazımı “Konya İli Bozkır İlçesi ve Akseki Sınırları İçerisinde Yer Alan “Dipsiz Göl” Sualtı Araştırma Raporu- 13-14 Temmuz” Başlığındaki “Akseki Sınırları İçerisinde” kısmının kitaptan çıkarılması şartıyla kaldırıyor, bu konuda haddimi aşarak varsa kırmış olduğum insanlardan özür diliyorum.
Kamuoyuna saygılarımla arz ederim.
26.01.2010
Muammer TUNAHAN
Mail: muammertunahan@hotmail.com
Bu blog Muammer Tunahan'ın kişisel günlüğüdür. Bu alanda fikirlerini paylaşmaktadır, sizler de yorumlarınızla katkıda bulunmayı ihmal etmeyiniz...
Yakup çetin
Ocak 26th, 2010 at 21:58
Teşekkürler Hocam. Sizin baştan beri dediğiniz olayın. Birey sorunu değil bozkır sorunu olduğunu kavraya bilenlere ne ala.
Bakalım Burada da üstüne basa basa belirtmişsiniz. Mustafa Hocamıza değil ilerde hakkımızda kötü sonuçlar doğurabilecek metine karşı duruş sergilediğinizi. Umarım anlayış hakim olur ve düzeltme yayınlanır.
cemil akdeniz
Ocak 26th, 2010 at 23:02
sayın hocam
bir yörük olarak yazıyorum,yaylalarda ayak izlerimiz daha çok neden acaba?bizler nerden gelmişiz,ne kadar yüzyıl o yaylalardayız? araştırın sonra yazın,yazılarınız bizi dışlar gibi,bu tür konularda dikkatli olmak lazım,ayrışma kimseye kazandırmaz,mahkemeler uzar gider,el birliği ile yaylalara ne yapılabilir onu tartışmalıyız,bozkırın yaylalarında da betonarme eveler var,farklı bir ırkmışız gibi yazmışsınız,biz bozkır ve kasabalarıyla yada diğer ilçelerle yaylada, sahilde iç içeyiz,siz farkında değilsiniz,ayrımız gayrımız olduğunu düşünmüyorum,saygılar..
Ramazan Deniz
Ocak 27th, 2010 at 08:38
Hocamın yazsından sadece ihanet kelimesi tartişılıyor Ne sayın Mustafa Yılmaz’ın ne Hacer Karahan’ın nede müdefa ehlinin Söz konusu başlığı o kitapa bir hata sonucu konduğunu yada snırlarını bilmediğimiz için böyle yazdık diyen ve bu yanlış en kısa zamnada düzelecek diyen bir açıklama hala yok.
Mustafa Yılmaz bey açıklama yapıyor BozkırPostası manşet atyor sayın Mustafa Yılmaz o başlıkla benim ilgim yok diyor o raporu başkası yazmış o raporu kim yazarsa yazsın Sayın Yılmaz bu raporun o yazsını Bozkırlılar Derneğinin yazdığı kitaba kim almıştır bu Kitabın Editörü Siz değilmisiniz?
Editör ne iş yapar acaba?bunu ben bilmeyenler için burya yazıyorum editörün ne iş yaptığı bende merak ettim bakın ne iş yapıyormuş.
editör : fransızca éditeur bir kitabı basım evine gidecek bir biçimde hazırlayan kimse, yayıma hazırlayan, anlamında dilimize geçen bu kelime için kurulumuz, yayımlayan ve yayımcı kelimelerinin uygun birer karşılık olduğunda birleşmiştir. örnek: bir derginin maksada uygun bir biçimde çıkarılmasında yayımcının (yayımlayanın) rolü büyüktür.
Evet sayın EDİTÖR sizn nasıl ilginiz yok bu işle acaba bizi aydınlatırsanız sevinirim.
bozkırlı_kemal
Ocak 27th, 2010 at 11:50
hocam elinize dilinize saglık bozkırlı olmak yoktur BOZKIRLILIK vardır. yani biz bozkır milliyetçileriyiz. herkese hakkı verilmeli bozkır a sahip çıkılmalı.
Bozkır Sevdalısı
Ocak 27th, 2010 at 20:09
Hocam sizin ne kadar Bozkır Sevdalısı olduğunuzu Bozkırlılar olarak biliyoruz vetaktir ediyoruz.Doğru bildiğiniz yolda tek başınıza kalsanız da yürümeye devam edin.Asıl olan niyetlerdir,biz sizin kötü niyetli olmadığınızı biliyoruz.ALLAH İYİLERLE BERABERDİR.
Av.Kayhan Selek
Ocak 28th, 2010 at 15:27
Sayın Tunahan,
Bu yazınızdaki yaklaşımın daha olumlu, daha insani ve daha Bozkırlı ‘ca olduğunu görmekle memnun olduk. Yanlışı olmayan bir tek yüce yaratandır. Bizlerin yaptığı veya yazdığı şeylerde de hata olabilir. Sizlerin de. Bu hataları, birbirimize saldırarak değil, yanlıişları hep birlikte hareket ederek hoşgörü ile düzeltebiliriz. Mesela, hiç tanımadığınız, Bozkır aşığı olan , konusunda Bozkır’ın ve Türkiye’nin yüz akı olan bir bilim adamını , doğru veya yanlışbir sebeble örselemeden önce, onunla tanışmalı idiniz.Bunun bilhassa sizin açınızdan büyük b,r yarar sağlayacağına ve onur olacağına inanıyorum. Eğer ,onun yazılımında hata varsa, telafi için sizden daha aktif ve etkili olacağına inanıyorum.
O’ndan özür dilemiş olmanız inanınız sizi de yüceltmiştir. İdari,resmi ve ilmi verileri gerek Sayın Mustafa Yılmaz’a ve gerekse Bozkır Derneğine iletirseniz amacınıza daha çok hizmet edersiniz. Bu insanların hepsi, aynen sizin gibi, Bozkır’a hizmet için çırpınmaktadır.
Bozkır’a hizmet yolunda hepinize başarılar dilerim
Memiş Akbulut
Ocak 28th, 2010 at 16:55
Sayım hocam
Yazındaki uslup ve yaklaşımdan dolayı teşekkür ediyorum.Maksadımız üzüm yemek,bağcıyı dövmek değil.Sana ve senin gibi Bozkır için çalışanlara başarılar diliyorum.
hasan kanar
Ocak 29th, 2010 at 11:15
Hayirli cumalar Muammer hoca,yazilarini hep okuyorum,merak
la takip ediyorum,mumkunse kirici olmamaya calis,cunki bu du
nyadan bir gun bizlerde ebedi aleme gocecegiz.Iyi olarak hatir
lamak,ve hatirlanmak her zaman iyidir diyorum,buyurken,alcal
masini,kuculurkende,yukselmesi daha verimlidir diye dusunuy
orum.Allaha emanet olunuz…….
gelin canlar bir olalim,gerekirse pir,olalim,
birlikten dirlik dogar,basaripta sir olalim,
biliyorum hepiniz,ayni fikirde,Bozkir asigi
eskiler yapar idi,simsirden corba kasigi…
M.Emin.KARABACAK
Şubat 2nd, 2010 at 10:01
Hocam bozkır postasınada yazdığım yorumdada söylediğim gibi sorunun muhatapları söylenenden çok söyleyene bakıyorlar. Hal böyle olunca problem eskisi gibi…. Hocam çalışmalrınından ve konunun üzerine gitmenizdeki cesaretten dolayı sizi kutlarım. Benim merak ettiğim başkanlardan size yazılı yada sözlü destek var mı… selam ve dua ile kalın kolay gelsin
tunahan
Şubat 2nd, 2010 at 10:45
M.Emin.KARABACAK Hocam’a
Değerli hocam her zaman sizin düşünceleriniz benim neznimde değerlidir bu yazıda bana yaptığınız yorumlarınızı okudum inan menmun oldum şunu açık söyleyeyim yorumlarınızda beni eleştirseydiniz de sizin düşüncenizi dikkate alır kendime çeki düzen verirdim ama yazımı doğru anladığınızı müşahadeettim buda beni rahatlattı.
Son haftada sizin yazılarınızı http://www.muammertunahan.com da okuyucularımla paylaşamadım özür dilerim bu günlerde çok yoğunum anladığını umut ediyorum.
Hocam ben sizden hatalarımı gördüğünüzde Allah rızası için gerekli uyarıları yapmanızı beklerim
saygı ve hürmetlerimle a.eo.
Mehmet BAŞARAN
Şubat 4th, 2010 at 18:00
Bu yazı sonuna kadar doğru hatta bazı gerçekleri lafı uzatmamak için yazar yazmamış
m.emin karabacak
Şubat 5th, 2010 at 16:51
Hocam güzel düşünceleriniz için teşekkür eder, Allah razı olsun. Hocam ben sizin iyi niyetli olduğunu biliyorum onun için Allah iyi niyetli kimselere yardım edeceğini de hepimiz biliyoruz. Sizin yapıcı eleştirilere her zaman açık olduğunuzuda biliyor ve bozkır sevdalısı olduğunuzu anlatmaya zaten gerek yok. Hizmet için yapacaklarınınızın sonuna kadar desdekçisi olduğumuzu da bilmenizi istiyoruz Çalışmalarınızda Allah yar ve yardımcınız olsun. Selanm ve dua ile kalın
Murat Bavlas
Şubat 5th, 2010 at 21:50
Sayın Tunahan hocam Bozkır sorunlarıyla ilgili çabalarınızdan dolayı sizi kutlarım ve çabalarınızın devamını dilerim . Sorun basit bir sorun görünmüyor. Cemil Akdeniz kardeşimizde bazı gerçekleri bilmiyor.Biz sizleri farklı bir ırk olarak görmedik görmeyizde. Zamanında Sorkun Köyü yaylasının sadece havasından suyundan, hayvanlarınızında otundan , yer olarakda Kıl çadır kurarak kalma hakkına sahiptiniz. Ama siz ne yaptınız. Her tarafa betonarme ev yaptınız. Atalarımızın yıllarca kullandığı o yaylamıza gittiğim zaman şaşırıyorum. Bir Bozkır’lı sizin tarafta taş üstüne taş koysa onu yıkarsınız Koyun otlatmaya gitse kovarsınız.Tabanca Tüfekle tehdit edersiniz.Bunlar geçmişte yasanmıs gerceklerdir.
Karayolları panolarının planlı bir şekilde Konya’ya doğru alınmasıda sinsi bir oyundur. Ama o sınır bellidir. Bir şehirdeki binaları buldozerlerle sıyırsanız dümdüz olsa bile o binaların yerlerini Harita Kadastro teknik adamları milim milim tekrar yerini bulur . O sınırların koordinatlarıda ilgili kurumlarımızda eskiden beri vardır. Sayın Kaymakamımızdan adaleti sağlamasını huzurlarınızda arz ediyorum.
Atalarımızın hayatı buralarda geçti. Yeni nesiller olarak bizler buraları terk ettik ekmek parası peşine koşarak hep uzaklara gittik. Manavgatlı Yörükler meydanı boş buldular.Uzaklardan gelerek yaylamızı zapt etmeye çalışıyorlar ve ilerde Bozkır’lıları Sorkun’luları kendi yaylamızda misafir olarak görecekler. Vucudumuz uzaklardadır ama ruhumuz oralardadır.
Saygılarımla
Murat BAVLAS
Aşkabat-Türkmenistan