Hz. Ebu Umame Radiyallahu Anh’tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki: “Kim Müslüman bir kişinin hakkını yalan yemin ile alırsa, Allah ona Cehennemi vacib, Cenneti ise haram kılar.” Bir adam dedi ki: “Ya Resulallah bu az bir şey olsa da mı?” Buyurdu ki: “Misvak ağacından bir dal parçası olsa bile…” (Müslim)
“Görüyorum ki; evleriniz Rum Kayzeri’nin evlerine, lükse hayranlığınız Kisra’nın tutumuna, servet peşinde koşmanız Karun’un anlayışına, saltanatınız Firavun saltanatına, nefsleriniz Ebu Cehil nefsine, gururunuz Ebrehe’nin gururuna, yaşayışınız sefillerin yaşayışına benziyor. Allah için söyleyin bana, Muhammedi’den olanlar nerede?”
Hz. Muhammed’in (sav) hayatı gerek Doğulu gerek Batılı düşünürler tarafından teferruatlı olarak araştırılıp, incelenmiştir. Bunun neticesi olarak O’nun hayatını, insan yaşamına getirmiş olduğu ölçülerle birlikte ifade eden birçok eser neşredilmiştir. Dünyada hakkında bu kadar çok eser yazılan ikinci bir şahsiyet daha mevcut değildir.
Hz. Aişe (r.ah.) Allah Resulü’nün (a.s.) şöyle buyurduğunu nakletmiştir: “Her kim Allah’a kavuşmayı severse, Allah da ona kavuşmayı sever. Her kim de Allah’a kavuşmaktan hoşlanmazsa, Allah da ona kavuşmayı hoş görmez,” buyurdu. Ben: Ey Allah’ın Peygamberi, bu, ölümden hoşlanmamak mıdır? Öyle ise bizler hepimiz ölümden hoşlanmayız dedim. Bunun üzerine Allah Resulü:
Âişe (ranha)’nın anlattığına göre Mekke’de ticâretle meşgul olan bir yahûdî, Rasûlullâh (sav)’in doğduğu gece, Allâh Rasûlü’nün dünyâyı teşrîfinin alâmeti olan yıldızın doğduğunu görmüş, Kureyş meclislerinden birine giderek: “–Ey Kureyşliler! İçinizde bu gece çocuğu doğan var mı?” diye sormuştu. “–Vallâhi bilmiyoruz!” denilmesi üzerine Yahudi: “–Ey Kureyş cemaati! Size söylediğim şeyi iyi belleyiniz! Bu gece âhir zaman ümmetinin peygamberi doğmuştur.