Anadolu’da anlatılan hikâyelere bayılırım. Vakit buldukça bu konuda araştırmalar yapıp sizlerle paylaşıyorum. Onlarda Anadolu insanının kıvrak zekâsı, nüktesi ve ibretlik örneklerini bulursunuz. Bazen ağlatırlar, bazen güldürürler bazen de derin derin düşündürürler. Deyim yerinde ise bu hikâyelerle toplumun sosyal yönden röntgen filmini gibidirler. Bu hikâyelerle sosyal tahliller yapmak mümkündür. Bu bağlamda son günlerin tartışmalarını aydınlatma niteliğinde ki yaşanmış bir hikâyeyi sizlere paylaşmak istiyorum.