Şımarık Yetiştirilen Çocuklar
Sevgi; karşısındaki kişiyle olumlu olarak ilgilenme ve ona güvenmek demektir.
Sevgi, anne karnında başlayıp ölümden sonrada devam eden bağdır. “Çocuk eğitimi anne karnında başlar ” buyurur peygamber efendimiz.
Anne karnındaki bebekte, kundaktaki çocukta, eli bastonlu nene ve dede de sevgi ister, ilgi ister, güven ister. Onun için sevgi fizyolojik ihtiyaçlarımız (açlık, susuzluk, annelik…) gibi sürekli doyurulmak ister.
“Sen seversen yavrunu o da sever yavrusunu” der atalarımız.
Sevmek sevilmekle başlar, sevilmeden büyüyen çocuklar sevmesini öğrenmedikleri için sevmeyi bilemeyeceklerdir.
Her anne baba evladını sever. Fakat çocuklara gösterilen sevginin gösteriş biçimi anne babalar tarafından değişiklik gösterir.
Anne babalar tarafından çocuklarına gösterilen aşırı sevginin çocukları olumsuz etkilemektedir.
Ailenin tek çocukları, iki yada üç kızdan sonra doğan erkek çocukları, Doktor doktor gezdikten sonra (evlendikten 5-6 sene sonra) doğan çocuklar, kardeşleriyle aralarında 7-8 yaş olan son çocuklar, nene ve dedenin elinde büyüyen çocuklar…v.b. aşırı sevgi adı altında şımartılarak büyütülen çocuklar sınıfına girmektedir.
Çocuklarını aşırı seven anne babalar daha çocuk doğar doğmaz; çocuğuma iyi bir anne baba olabilecek miyim, çocuğumu iyi besleyebiliyor muyum, ona iyi bakabiliyor muyum? kaygısı içindedirler. Bu kaygılar ilk zamanlar normal karşılanırken zamanla iki taraf içinde sıkıntı olacaktır.
Okula anne babası tarafından getirilip götürülen bu çocukların bir dedikleri iki edilmez. Okula da gelseler anne babaları tarafından iyi beslenemez diye çocukların kendi yemelerine ve terleyip hasta olur diye koşup oynamasına müsaade edilmez. Üstünü kirletir, bir tarafını incitir diye dışarıya gönderilmez.
Kahramanmaraş’ta görev yaptığım okulda bir çocuktan her zaman şikayet gelmesi üzerine bir görüşme yaptım. Öğretmeni, ailesi ve çocukla yaptığım görüşme sonucunda şu sonuçlara ulaştım. Çocuk çok zeki olmasına rağmen, şımartılarak büyütüldüğü için herkesi illallah ettirmiştir. Çocuğun babasıyla yaptığım görüşmede babanın söylediği şu cümle her şeyi anlatmaya yetiyordu: “Hocam, ben bu çocuk istedi diye gece iki de çarşıdan tavuk alıp geldim.”
Sırf çocuğu memnun etmek için şımartılarak büyütülen bu çocuklar evde anne babayı çileden çıkardıkları gibi okulda da öğretmenlerini çileden çıkartmaktadırlar.
Yaşından küçükmüş gibi davranılıp el bebek gül bebek şekilde büyütülen çocuklar yetişkin oldukları zaman kendi kararlarını veremeyen, sorumluluk almaktan korkan, kendine güvenemeyen ve bağımlı bir kişilik olarak psikiyatristlerin kapısını aşındıracak kişilerdir.
Ne güzel söylemiş atalarımız: “Az verme hırsız, çok verme arsız olur” diye.
Mehmet Emin Karabacak
Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uzmanı
m.emin.karabacak@hotmail.com
Not: Bu makale www.bozkirpostasi.com.tr gazetesinden alınmıştır.
İlgili olabilecek yazılar
Hocam Tam isabet öğrencilerimiz ve vel,lerimiz okurlarsa çok faydalı olaçağını düşünüyorum
hocam olanlar düşünsün
hocam. çocuklarımızı ne dövecegiz nede aşırı sevecegiz ortasını bulup kendi ayakları üstünde durmasını ögretecegiz.
Faydalı bilgileriniz için teşekkürler, Yazılarınızı dikkatle takip ediyoruz
Faydalı bilgileriniz için teşekkürler, Yazılarınızı dikkatle takip ediyoruz
Ahmet aferin ite böyle daha güzelsin
Değerli yorumcularımıza yorumları için teşekkür ederim
eğitim yazılarınızdan dolayı sizi kutlarımi