<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Muammer Tunahan</title>
	<atom:link href="http://www.muammertunahan.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.muammertunahan.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Jan 2012 12:37:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Hadis Sohbeti</title>
		<link>http://www.muammertunahan.com/egitim/hadis-sohbeti-41.html</link>
		<comments>http://www.muammertunahan.com/egitim/hadis-sohbeti-41.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Dec 2011 08:15:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tunahan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Hadis Sohbeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muammertunahan.com/?p=6789</guid>
		<description><![CDATA[Hazreti Enes bin Mâlik (radiyallahü anh)’ın rivayet ettiği bir hadis-i şerifte Efendiler Efendisi (aleyhi ekmelüttehâyâ) şöyle buyurmuştur: &#8220;Cenab-ı Hakk’a karşı saygı hisleriyle dopdolu olarak her zaman ümit hisli bir korku içinde bulunmak demek olan haşyet, faydalı ilim ve salih amel beraberliği diyebileceğimiz hikmetin temelidir. Haram ve yasaklara karşı sürekli tetikte olmak, hatta haram şeylere girme endişesiy-le, şüpheli hususlara karşı dahi dikkatli olmak şeklinde tarif edebileceğimiz verâ da amellerin piridir. Yalnız<a href="http://www.muammertunahan.com/egitim/hadis-sohbeti-41.html">&#160;Read More...</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-7723" title="gul-rose" src="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/gul-rose-275x300.jpg" alt="" width="223" height="243" />Hazreti Enes bin Mâlik (radiyallahü anh)’ın rivayet ettiği bir hadis-i şerifte</p>
<p>Efendiler Efendisi (aleyhi ekmelüttehâyâ) şöyle buyurmuştur:<span id="more-6789"></span></p>
<p><strong>&#8220;Cenab-ı Hakk’a karşı saygı hisleriyle dopdolu olarak her zaman ümit hisli bir korku içinde bulunmak demek olan haşyet, faydalı ilim ve salih amel beraberliği diyebileceğimiz hikmetin temelidir.</strong></p>
<p><strong>Haram ve yasaklara karşı sürekli tetikte olmak, hatta haram şeylere girme endişesiy-le, şüpheli hususlara karşı dahi dikkatli olmak şeklinde tarif edebileceğimiz verâ da amellerin piridir.</strong></p>
<p><strong>Yalnız kaldığı anlarda kendisini günahlardan alıkoyacak böyle bir vera’ya sahip olmayan kimsenin amellerine Allah hiç ehemmiyet vermez.&#8221;</strong></p>
<p>(Müsned-i Şihab, 1/303; el-Vera’, 1/43; Zemmü’l-Hevâ, 1/596)</p>
<p><strong>Haşim AKIN</strong><br />
Halil Bahçeci İlköğretim Okulu<br />
Uzman Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni<br />
Karatay- KONYA<br />
(1991 Selçuk İlahiyat)</p>
<p><strong>© </strong><strong><a href="../egitim/">www.muammertunahan.com</a></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muammertunahan.com/egitim/hadis-sohbeti-41.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fenerbahçe Neden &#8220;Büyük!..&#8221;</title>
		<link>http://www.muammertunahan.com/kose-yazilarim/fenerbahce-neden-buyuk.html</link>
		<comments>http://www.muammertunahan.com/kose-yazilarim/fenerbahce-neden-buyuk.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Dec 2011 08:03:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tunahan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazılarım]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muammertunahan.com/?p=7624</guid>
		<description><![CDATA[Galatasaray tribünlerine yıllardır şaşarım ve yazarım.. Aslında bizim evde de durum pek farklı değil ya.. Galatasaray, bu ülkenin gelmiş geçmiş en büyük futbol başarılarına ulaşmış kulübüdür. İki Alman, iki İtalyan, iki İngiliz, iki İspanyol Şampiyonunu geçerek ulaşılan Avrupa ve Süper Kupa Şampiyonluk kupaları, bu kulübün müzesinde durmaktadır. Bu başarının yanına yaklaşan Türk Futbol Takımı yoktur. Ama Galatasaraylılar&#8217;da Fenerbahçe kompleksi bitmez.. Çatladıkapısporla oynarlar.. Takım galip duruma geçer geçmez, Fener&#8217;e sövmeye başlarlar,<a href="http://www.muammertunahan.com/kose-yazilarim/fenerbahce-neden-buyuk.html">&#160;Read More...</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="size-full wp-image-7638 alignnone" title="Thumbnail" src="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/hincal_uluc.jpg" alt="" width="261" height="186" />Galatasaray tribünlerine yıllardır şaşarım ve yazarım.. Aslında bizim evde de durum pek farklı değil ya..<br />
Galatasaray, bu ülkenin gelmiş geçmiş en büyük futbol başarılarına ulaşmış kulübüdür. İki Alman, iki İtalyan, iki İngiliz, iki İspanyol Şampiyonunu geçerek ulaşılan Avrupa ve Süper Kupa Şampiyonluk kupaları, bu kulübün müzesinde durmaktadır. Bu başarının yanına yaklaşan Türk Futbol Takımı yoktur.<br />
Ama Galatasaraylılar&#8217;da Fenerbahçe kompleksi bitmez.. Çatladıkapısporla oynarlar.. Takım galip duruma geçer geçmez, Fener&#8217;e sövmeye başlarlar, korolar halinde..<span id="more-7624"></span><br />
Fener akıllarından çıkmaz..<br />
Nedir bu aşağılık kompleksinin sebebi, anlamam.. Anlamazdım.. Ama galiba artık gözümüze soktular..<br />
Galatasaray, yepyeni bir yönetim, yepyeni bir hoca, yepyeni bir takımla, yepyeni bir statta sezonun ilk maçını yaptı ve dolduramadı.. Arena&#8217;da 15 bin boş yer vardı..<br />
Cezalı, geleceği karanlık, tarihinin en bunalımlı günlerini geçiren Fenerbahçe&#8217;nin stadı ise, salı gecesi, bir festival, bayram yerini andırıyordu.<br />
Federasyonun ceza sistemini, hem de ceza uygulanmaya başlamışken değiştirmesi hukuk, kadını &#8220;Seyirci&#8221; saymayışı ise, sosyal anlayışlarıma ters. İlke olarak hala karşıyım. Kadın yazarlardan da, bir tek Rahşan Gülşan tepki gösterdi, &#8220;TFF, kadın erkek eşitliğine inanıyor mu&#8221; başlıklı yazısıyla HaberTurk&#8217;te.. Gerisinde ses yok..<br />
Ama gördüğüm manzaraya bayıldım.. Hemen hepsi Fener forması giymiş, ya da en azından kaşkolu bağlamış 41 bin kadın ve çocuk, stadın içinde, içeri girmesi yasak binlerce erkek de, çevreleyen sokaklardaydı. Evlerinde TV başında maçı izlemek yerine, stadın etrafında toplanıp, maç boyu tezahüratlarını içeride duyurarak, futbolcularına &#8220;Sizi asla yalnız bırakmayacağız&#8221; demenin bundan güzel ifadesi olur mu?.<br />
Fenerbahçe Stadı&#8217;nın iki haftadır dışında görünen kalabalığı, Galatasaray yıllardır içerde bulamadı.<br />
İçerdeki güzellik, coşku ise anlatılmaz.. Tarihi bir manzaraydı..<br />
O kadar mı?.<br />
Fenerbahçe hisse senetleri borsada her zamankinden fazla alıcı buluyor. Para kazanmak için değil, kara günde kulüplerinin yanında olduklarını göstermek için satın alıyor, Fenerliler..<br />
Fenerium mağazaları mal yetiştiremiyor, taraftara.. Messi&#8217;yi transfer etseler bu kadar forma satamazlardı.. Zor gününde kulübün hem de nasıl yanında olduğunu göstermek için alıyorlar.. Giyecek gömleği yok belki ama, Fener forması alıyor.. Bir tane değil.. Gücü yettiğince.. İki tane.. Beş tane.. On tane alan biliyorum.. &#8220;Büyük&#8221; ne demektir, sporda?.. Taraftar demektir.. En önde, en başta taraftar.. Tarih, kupalar, müzeler sonra gelir..<br />
Özellikle bu Fener&#8217;in en kara yılı gösterdi ki, en kara gün dostu, en tutkun, en sahiplenen taraftar Fenerbahçe&#8217;dedir..<br />
Galatasaraylılar, kıskanmasın, gıpta etmesin, komplekslere düşmesin de ne yapsınlar?.<br />
Ne yapacaklarını biliyorum. Her zaman yaptıklarını..<br />
Şimdi de bana sövecekler!..<br />
Sövmek kulübü büyütmüyor, küçültüyor oysa..<br />
hıncal uluç</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muammertunahan.com/kose-yazilarim/fenerbahce-neden-buyuk.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Son Mektup&#8230;</title>
		<link>http://www.muammertunahan.com/yasam/son-mektup.html</link>
		<comments>http://www.muammertunahan.com/yasam/son-mektup.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Dec 2011 06:09:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tunahan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[buminhan temizkan]]></category>
		<category><![CDATA[Şehitler]]></category>
		<category><![CDATA[son mektup]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muammertunahan.com/?p=3848</guid>
		<description><![CDATA[Bismillahirrahmanirrahim Selamun Aleyküm sevgili anneciğim saygıdeğer babacığım 08.09.1994 tarihinde sizden ayrıldıktan sora Adana&#8217;dan otobüse binip Tunceli&#8217;ye giderken uyuya kaldım. Rüyamda Gaziler etrafıma toplanmış sohbet ediyorlardı kalk! Daha ne yatıyorsun senin hakkında talep etmiş olduğumuz karar kabul edildi başka talebin var mı arkadaşlarım var dedim. Biz artık gerisine karışmayız kararı sen ver sana yetki verdik dediler. Birden uyandım hayırdın inşallah dedim ve hemen bir FATİHA’yı okudum rahatladım. Şimdi rüyamın yorumunu yapıyorum.<a href="http://www.muammertunahan.com/yasam/son-mektup.html">&#160;Read More...</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/Buminhan-Temizkan.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-4295" title="Buminhan Temizkan" src="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/Buminhan-Temizkan.jpg" alt="" width="99" height="135" /></a>Bismillahirrahmanirrahim</p>
<p>Selamun Aleyküm sevgili anneciğim saygıdeğer babacığım 08.09.1994 tarihinde sizden ayrıldıktan sora Adana&#8217;dan otobüse binip Tunceli&#8217;ye giderken uyuya kaldım. Rüyamda Gaziler etrafıma toplanmış sohbet ediyorlardı kalk! Daha ne yatıyorsun senin hakkında talep etmiş olduğumuz karar kabul edildi başka talebin var mı arkadaşlarım var dedim. Biz artık gerisine karışmayız kararı sen ver sana yetki verdik dediler. Birden uyandım hayırdın inşallah dedim ve hemen bir FATİHA’yı okudum rahatladım.<span id="more-3848"></span></p>
<p>Şimdi rüyamın yorumunu yapıyorum. Ana baba ellerinizden kardeşlerimin gözlerinden öperim Allaha emanet olun yar yaradan yardımcınız olsun.</p>
<p>ANAMA SÖYLEYİN</p>
<p>Çok gezdim dolaştım gurbet diyarda</p>
<p>Anama söyleyin kara giymesin</p>
<p>Ana mektup yazdım yolda postada</p>
<p>Anama söyleyin kara giymesin.</p>
<p>Ağlamak sızlamak eylemez fayda</p>
<p>Alına yazılan silinmez asla</p>
<p>Gaziler toplanmış diller duada</p>
<p>Anama söyleyin kara giymesin.</p>
<p>Şu vatan uğruna canımız feda</p>
<p>Şehitler sarılı al bayrağım</p>
<p>Tekbirler dualar arşı âlada</p>
<p>Anama söyleyin kara giymesin.</p>
<p>Dostlar gelecek hep posta posta</p>
<p>Çok selam söyleyin eşe dosta</p>
<p>Hep şükür eyleyin olmayın yasta</p>
<p>Anama söyleyin kara giymesin.</p>
<p>Tüm arkadaşlara haber eyleyin</p>
<p>Benim sözlerime dikkat eyleyin</p>
<p>Bu arzu halimi heder etmeyin</p>
<p>Anama söyleyin kara giymesin.</p>
<p>Buminhan uykudan uyanır coşar</p>
<p>Deste deste gülle melekler koşar</p>
<p>Müjdeli haberi duyanlar şaşar</p>
<p>Anama söyleyin karalar giymesin</p>
<p><strong>Buminhan TEMİZKAN</strong></p>
<p><strong>Tarih Öğretmeni</strong></p>
<p>Mektubu yazma tarihi: 09.09.1994 TUNCELİ</p>
<p>Şehadeti:11.09.2001</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muammertunahan.com/yasam/son-mektup.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Son Söz Fenerbahçe!..</title>
		<link>http://www.muammertunahan.com/tarih/son-soz-fenerbahce.html</link>
		<comments>http://www.muammertunahan.com/tarih/son-soz-fenerbahce.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Sep 2011 09:51:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tunahan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muammertunahan.com/?p=7617</guid>
		<description><![CDATA[Fenerbahçem seni çok seviyorum senin sevgin tarifi olamaz bir duygudur.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/fenerbahce.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-7636" title="fenerbahce" src="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/fenerbahce.jpg" alt="" width="1024" height="768" /></a>Fenerbahçem seni çok seviyorum senin sevgin tarifi olamaz bir duygudur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muammertunahan.com/tarih/son-soz-fenerbahce.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>24 Yıl Sonra!..</title>
		<link>http://www.muammertunahan.com/bozkir/24-yil-sonra.html</link>
		<comments>http://www.muammertunahan.com/bozkir/24-yil-sonra.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 13 Jul 2011 17:29:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tunahan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bozkır]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Bozkır Endüstri Meslek Lisesi 1987 Mezunları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muammertunahan.com/?p=7604</guid>
		<description><![CDATA[Bozkır Endüstri Meslek Lisesi 1987 mezunları tam 24 yıl sonra Meram Kozağaç Parkı’nda Meram Kozağaç Spor Kulübü’nde buluştuk. Yıllardır birkaç arkadaş belirli zamanlarda buluşalım derdik ama ekseriyete ulaşmakta bir hayli zorlanmaktaydık. Bu yıl mayıs ayı içinde Meram Milli Eğitimde çalışan Ahmet Duran’ı ziyaret ettiğimde Ramazan Tuncer arkadaşımızla yaptığımız telefon konuşması esnasında gündeme geldi Ahmet dostum bu organizasyonu başarıyla gerçekleştirdi. Kendisine ve bu mutluluğunu yaşatan tüm arkadaşlara huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Bozkır<a href="http://www.muammertunahan.com/bozkir/24-yil-sonra.html">&#160;Read More...</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/bozkır-eml-1987-mezunları.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-7605" title="bozkır eml 1987 mezunları" src="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/bozkır-eml-1987-mezunları-300x224.jpg" alt="" width="300" height="224" /></a>Bozkır Endüstri Meslek Lisesi 1987 mezunları tam 24 yıl sonra Meram Kozağaç Parkı’nda Meram Kozağaç Spor Kulübü’nde buluştuk. Yıllardır birkaç arkadaş belirli zamanlarda buluşalım derdik ama ekseriyete ulaşmakta bir hayli zorlanmaktaydık. Bu yıl mayıs ayı içinde Meram Milli Eğitimde çalışan Ahmet Duran’ı ziyaret ettiğimde Ramazan Tuncer arkadaşımızla yaptığımız telefon konuşması esnasında gündeme geldi Ahmet dostum bu organizasyonu başarıyla gerçekleştirdi. Kendisine ve bu mutluluğunu yaşatan tüm arkadaşlara huzurlarınızda teşekkür ediyorum.<span id="more-7604"></span></p>
<p><a href="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/bozkır-eml-futbol-takımı.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-7612" title="bozkır eml futbol takımı" src="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/bozkır-eml-futbol-takımı.jpg" alt="" width="602" height="422" /></a>Bozkır Endüstri Meslek Lisesi öğrencileri olarak hiçbir zaman sayımız binlere varmadı hatta bizim genel öğrenci sayımız diğer liselerin anca bir sınıfı kadardı. Bu sayı azlığımıza rağmen gerek eğitim öğretim açısından gerekse sanat ve sportif açıdan her zaman okulumuzun başarılarla adını ön plana çıkarmakta maharetliydik. Arkadaşlar ile bu buluşma sayesinde yaptığı işler çoluk çocuk vs her konuda hasbihal ettik. Allah’a şükür herkesin durumu iyi yalnız bir tek üzüntümüz var o da geçtiğimiz yıl elim bir trafik kazasında kaybettiğimiz Merhum Mehmet Ali Çiçek, onu hep güzel anılarla hatırlıyor rahmet ve şükranla anıyoruz.</p>
<p>24 Yıl sonra Kozağaç Parkı’na gelen arkadaşlar inanın çok fazla değişmemişler, nasıl mı?</p>
<p><strong>Hacı</strong> <strong>Mehmet Gül (Kaptan);</strong> Öğrencilik yıllarında her yönüyle örnek bir sporcu ve örnek bir takım kaptanıydı. Şimdilerde biraz göbek çıkmışta olsa mihrap yerinde.</p>
<p><strong>Keramettin Akdemir; </strong>O her zamanki gibi en tecrübelimiz yaşça ve fiziki olarak en büyüğü ben ise okulun yaş ve fizik olarak ta en küçüğüydüm.Aramızda böyle bir zıt durum söz konusu arkadaş emeli oldu bize daha çokkk.</p>
<p><strong>Ramazan Tuncer;</strong> İçimizdeki en kıvrak hareketli bir arkadaştı görüyorum ki hayat ondan çok şeyler alsa da kıpır kıpır cana yakın hareketli yapısında bir şey alamamış.</p>
<p><strong>Ergün Büyük;</strong> öğrenciliğinde de güler yüzlü sevgi doluydu şimdide aynı güler yüzü tatlı dilli tavrı yerli yerinde duruyor onun adı değil yüreği büyük.</p>
<p><strong>Mustafa Akdağ; </strong>O rüzgârın oğlu okul takımında sağ bekti seyirci gazına da iyi gelirdi sahada fırtınaydı. Şimdide biraz göbek var hatta dede de olmuş ama hala aynı hıza devam.<strong></strong></p>
<p><strong>Ali Şah Akan;</strong> Öğrenciliğinde de sınıfın en fırlamasıydı şimdide öyle her zaman neşe kaynağımız olmasının yanında voleybol futbol gibi takım sporlarında başarıya okul takımlarımızda da oynardı.</p>
<p><strong>Mekki Akpınar;</strong> Öğrencilik yıllarında tam bir Bozkır Efesiydi Akkiseli Macarlara karşı amansız bir mücadele vererek yıldızı parlamıştı. Şimdilerde Akkise Macarlarıyla çok sıkı bir dostluğu var Allah samimiyetlerini artırsın. Bozkır’a gidip te Mekki gardaşımın dükkânına uğramazsam Bozkır’a gitmiş saymam diyorum. Şu anda 1987 mezunlarının şanını şerefeni en iyi şekilde Bozkır’da temsil etmektedir.</p>
<p><strong>Bünyamin Nas;</strong> Öğrenciliğinde de çok cana yakındı şimdilerde de aynı bu günlerde kızını evlendiriyor tüm bu yoğunluğuna rağmen katılarak dostlarına olan sevgisini göstermiştir.</p>
<p><strong>Ahmet Duran; </strong>Öğrencilik yıllarından buyana her zaman rahat ulaşıp görüştüğümüz arkadaşlarımdan birisidir. Meram İlçe Milli Eğitim de memur olarak çalışıyor Valilik binasında işim olduğu zaman yanına uğrar eski günleri yad ederiz.<strong></strong></p>
<p><strong>İsa Akgül; </strong>Çok iyi niyetli oldukça saf kalbi bir arkadaşımızdı. O artık süper market sahibi bir işadamı.</p>
<p><strong>Hüseyin Uyanık; </strong>Organizasyonun yapılmasında çok gayret etti. Güler yüzlü saf ve temiz karakteriyle okulumuzun farklı biz yüzüdür.<strong></strong></p>
<p><strong>Şükrü Yeceer; </strong>Çok güzel goller attığından ona TANJU derdik her zamanki gibi ağır başlı tavırlarıyla okulumuzun ağır abisidir. Bu yapısı değişmemiş.</p>
<p><strong>Kudret Çalık;</strong> Arkadaşımız Çumra Karkın Kasabası’ndan gelerek Bozkır’da okudu Karkın ile ilgili ne görürsem hep onu hatırlarım. Öğrencilik yıllarımızdaki fiziki görüntüsünden hiçbir şey kaybetmemiş hatta saçına ak bile düşmemiş</p>
<p><a href="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/bozkır-end.-mes.-lis.-1987-mezunları.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-7607" title="bozkır end. mes. lis. 1987 mezunları" src="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/bozkır-end.-mes.-lis.-1987-mezunları.jpg" alt="" width="636" height="477" /></a>Yukarıda gördüğünüz resimdeki arkadaşları sizlerle tanıştırmak istiyorum.</p>
<p><strong> </strong><strong>Ayaktakiler Soldan Sağa: </strong>Ahmet Duran, Hüseyin Uyanık, Keramettin Akdemir, Şükrü Yeceer, Ali Şah Akan, Hacı Mehmet Gül ve Kudret Çalık</p>
<p><strong>Oturanlar Soldan Sağa:</strong> Muammer Tunahan, İsa Akgül, Ramazan Tuncer, Mekki Akpınar, Mustafa Akdağ ve Ergün Büyük</p>
<p>Gelemeyen arkadaşlarımıza hasretlerimizi belirterek gelecek  yıl için <strong><em>8 Temmuz 2012</em></strong> de Bozkır Akçapınar Çamlığında buluşmak dileğiyle helalleşip, bir hafta sonunu keyif içinde geçirmenin mutluluğu ve ayrılığın verdiği tatlı bir hüzünle ayrıldık.</p>
<p><strong>Muammer TUNAHAN</strong></p>
<p>Bozkır Endüstri Meslek Lisesi 1987 Mezunları Adına</p>
<p>39 Numaralı 1987 Mezunu</p>
<p>muammertunahan@hotmail.com</p>
<h1><strong>© </strong><strong><a href="http://www.muammertunahan.com/egitim/">www.muammertunahan.com</a></strong></h1>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muammertunahan.com/bozkir/24-yil-sonra.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meslek Seçerken Dikkat Edilecek Hususlar</title>
		<link>http://www.muammertunahan.com/egitim/meslek-secerken-dikkat-edilecek-hususlar.html</link>
		<comments>http://www.muammertunahan.com/egitim/meslek-secerken-dikkat-edilecek-hususlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Jun 2011 07:10:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tunahan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[meslek seçim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muammertunahan.com/?p=4032</guid>
		<description><![CDATA[Bu günlerde ilköğretimden liseye geçişlerden ve ÖSS sonuçlarından dolayı öğrencilerimiz çok önemli bir tercih yapmak durumundadırlar. Tercih yapacak öğrencilerimizden bu yazımızı dikkatle okumalarını istiyorum. Bizim öğrencilik yıllarımızda okullarda meslek seçimi ve mesleklerin tanıtılması adına fazla bir etkinlik yapılmazdı. Ortaokul bitip hangi liseye kayıt olmalıyım?  Liseyi bitirince hangi üniversiteyi tercih etmeliyim? Gibi sorulara uygun bir cevap verecek kişi çok azdı. Bu işi bizim yerimize babalarımız düşünür ve kendilerince uygun olan tercihi<a href="http://www.muammertunahan.com/egitim/meslek-secerken-dikkat-edilecek-hususlar.html">&#160;Read More...</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/meslek-seçerken-dikkat-edilecek-hususlar.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-7595" title="meslek seçerken dikkat edilecek hususlar" src="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/meslek-seçerken-dikkat-edilecek-hususlar.jpg" alt="" width="253" height="199" /></a>Bu günlerde ilköğretimden liseye geçişlerden ve ÖSS sonuçlarından dolayı öğrencilerimiz çok önemli bir tercih yapmak durumundadırlar. Tercih yapacak öğrencilerimizden bu yazımızı dikkatle okumalarını istiyorum. Bizim öğrencilik yıllarımızda okullarda meslek seçimi ve mesleklerin tanıtılması adına fazla bir etkinlik yapılmazdı. Ortaokul bitip hangi liseye kayıt olmalıyım?  Liseyi bitirince hangi üniversiteyi tercih etmeliyim? Gibi sorulara uygun bir cevap verecek kişi çok azdı. Bu işi bizim yerimize babalarımız düşünür ve kendilerince uygun olan tercihi yaparlardı.<span id="more-4032"></span></p>
<p>Mesela ben Tarih öğretmeni olmak istiyordum ama babam sağa sola danışmış ve o zaman öyle uygun bulmuş ki (!) beni Bozkır Endüstri Meslek Lisesi’ne yazdırdı. Okulun dersleri bana çok ağır geliyor bedensel ve ruhsal olarak müfredat eziyordu. Tüm bu şartlara rağmen meslek lisesinde okumuş olduğum alandan değil, hiçte alakası olmayan daldan meslek edindim. (Beden Eğitimi Öğretmeniyim) Verdiğim örnek yanlış anlamasın, meslek liselerini eleştirmek için bunları yazmıyorum aksine meslek liselerini çok yararlı buluyorum ama çocuklarımızın hangi okula kayıt yaptırmalarının ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalışıyorum.</p>
<p>Günümüz eğitim anlayışında meslek seçimine çok küçük yaşlarda başlanmasının önemli olduğunu ilgili çalışmalarla ortaya konmuştur. Her bireyin hayatının ileriki safhalarını etkileyecek olan meslek seçiminde göz önünde bulundurmanız gereken hususları aşağıda bir bir sıraladım. Umarım siz veli ve öğrenciler meslek seçimi belirli bir plan doğrultusunda yaparsanız</p>
<p><strong>Meslek Seçimi Ne Demektir.</strong></p>
<p>• Doğru tercih iyi bir yaşamın başlangıcı demektir.</p>
<p>• Birçok insan seçmiş olduğu mesleğin getireceği hayat biçimini bilmediği ve incelemediği için başarısız ve verimsiz olmuştur!</p>
<p><strong>Karar Verme Sürecinde İzlenen Basamaklar</strong><br />
1.  Bireyin yeteneklerini belirlemesi (Ben neler yapabilirim?)<br />
2.  İlgi alanlarını belirlemesi (Ben ne istiyorum?)<br />
3.  İş değerlerinin belirlenmesi (Nasıl bir iş istiyorum, ben ne istiyorum?)<br />
4.  Kişilik özelliklerinin belirlenmesi (Karakterim nasıl?)<br />
5.  İlgi duyulan mesleklerin incelenmesi.</p>
<p><strong>Mesleğe Girmek İçin Aranan Özellikler.</strong><br />
• Yaş, cinsiyet, boy, kilo, dış görünüş ile ilgili belirli şartları var mı?<br />
• Mesleğe nasıl girilir?<br />
• Sınavla atama, ya da kişisel gayretler.<br />
• Hangi yaşlar arasında yapabilirim?<br />
• Sosyal güvenliği var mı?</p>
<p><strong>Mesleğin Getireceği Kazanç</strong><br />
• Bu meslekte çalışanların ortalama kazancı ne kadardır?<br />
• Kazançlar günlük, haftalık, aylık veya mevsimlik olarak değişiyor mu?<br />
• Aynı meslekte çalışanlar arasında ülkenin değişik bölgelerinde yaşayanlarda kazanç bakımından farklılık var mı?</p>
<p><strong>İş Bulma İmkânı</strong><br />
• Seçilecek olan mesleğe talep ne durumda?<br />
• Bölge ya da mevsime göre gereklilik gösteriyor mu?<br />
• İş bulma imkânı kolay mı?<br />
• Bu mesleğe duyulan ihtiyacın azalması veya artması söz konusu mu?<br />
• Kamu ve özel sektörde iş bulabileceği gibi serbest çalışma imkânı da var mı?</p>
<p><strong>Şu, Sözleri Hiç Unutma</strong><br />
• Çocuğuna meslek öğretmeyen, ona hırsızlık yolunu açar.<br />
• Başarıya ulaşamayanların yüzde doksanı yenilgiye uğramamıştır… Sadece pes etmişlerdir.<br />
• Edison’un asistanı: “700. denemede başarısız olduk” dediğinde; Edison: “Hayır, başarısız olmadık, yapmamamız gereken 700 şeyi öğrendik” diye cevap veriyor.</p>
<p>Yapacağınız tercihlerde isabet etmeniz dileğiyle…</p>
<p><strong>Muammer TUNAHAN<br />
</strong></p>
<p>Meram Gödene Toki İlköğretim Okulu</p>
<p>Beden Eğitimi Öğretmeni</p>
<p>muammertunahan@hotmail.com</p>
<h1><strong><span lang="TR"><span><span style="font-family: Cambria;"><span style="font-size: 130%;"><span><span lang="TR">© </span></span></span></span></span></span></strong><strong><a href="../egitim/">www.muammertunahan.com</a></strong></h1>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muammertunahan.com/egitim/meslek-secerken-dikkat-edilecek-hususlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bozkır Kozağaç Haykırıyor Yol İstiyorum!..</title>
		<link>http://www.muammertunahan.com/kose-yazilarim/bozkir-kozagac-haykiriyor-yol-istiyorum.html</link>
		<comments>http://www.muammertunahan.com/kose-yazilarim/bozkir-kozagac-haykiriyor-yol-istiyorum.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Jun 2011 15:10:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tunahan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bozkır]]></category>
		<category><![CDATA[Konya Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazılarım]]></category>
		<category><![CDATA[bozkır kozağaç köyü]]></category>
		<category><![CDATA[yol kavgası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muammertunahan.com/?p=7589</guid>
		<description><![CDATA[Bozkır&#8217;da bir köy varki yıllardır bir yol türküsü tutturmuş gidiyor. Köyün türküsünü galiba kimse duymuyor yoksa bazılarının kulakları sağır mı? Merakımdan değil kahrımdan soruyorum. Yahu! şu adamlara bir kulak verseniz incileriniz mi dökülecek? Adamlar yayla yolu diyor başkada bir şey demiyor bu nu çözmek o kadar mı zor? Kozağaç Köyü&#8217;nün yol hakkı yok mu? Bu çağda bu ne kepazelik bir vurdum duymazlık? İşin en garibi bu köyün yayla yolunun açılmasını<a href="http://www.muammertunahan.com/kose-yazilarim/bozkir-kozagac-haykiriyor-yol-istiyorum.html">&#160;Read More...</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/yol-istiyorum.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-7590" title="yol istiyorum" src="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/yol-istiyorum-300x300.jpg" alt="" width="300" height="300" /></a>Bozkır&#8217;da bir köy varki yıllardır bir yol türküsü tutturmuş gidiyor. Köyün türküsünü galiba kimse duymuyor yoksa bazılarının kulakları sağır mı?</p>
<p>Merakımdan değil kahrımdan soruyorum. Yahu! şu adamlara bir kulak verseniz incileriniz mi dökülecek?</p>
<p>Adamlar yayla yolu diyor başkada bir şey demiyor bu nu çözmek o kadar mı zor?</p>
<p>Kozağaç Köyü&#8217;nün yol hakkı yok mu?</p>
<p>Bu çağda bu ne kepazelik bir vurdum duymazlık?<span id="more-7589"></span></p>
<p>İşin en garibi bu köyün yayla yolunun açılmasını engelleyen yerel(!) dahi(!) lerimiz varya onların yatacagı yer varmıdır? Bilemiyorum.</p>
<p>Yıllar Önce bu olay alevlendiği zaman 07/09/2008 tarihinde Bozkır Postası Gazetesinde köşemde şu yazıyı yazmıştım. Şimdi onu yayınlamak istiyorum çünkü yazıya baktım olaylara baktım hala aynı kara bahtlı hemşerilerime üzülüyorum</p>
<h2><strong>Sahipsiz Bir İlçe “Bozkır”</strong></h2>
<div><strong><span style="color: #000000;">Yaz tatilimi Bozkır’da araştırmalar yaparak geçirdim. Fakat son günlerde yaşananlar hazırladığım yazıların önüne geçmiştir. Biraz ağır olacak ama Afrika’da çekirge yiyerek hayatını sürdüren ilkel kabilelerin bile yapmaya utanacağı, <strong>yayla, yol, sınır, sıpa, çoka, it ve köpek </strong>kavgalarının bizim Bozkır ve civarında devam etmesi ayakların baş, başların da ayak olduğunun en büyük göstergesidir.</span></strong></div>
<p><strong><span style="color: #000000;">Toplum olarak aynaya baktığımızda hoşgörüden uzak, komşuyu kıskanan, onun mutsuzluğundan zevk alan, ömrünü dededen kalma kin ve nefretle sürdürenlerin çirkin yüzlülere dur diyecek yok mu?<br />
Bu memlekette hak hukuk yok mu?<br />
Maalesef memleketimizde hak aramak değil de haksızlıktan pay almaya çalışanlar var.</p>
<p>Yerel ve ulusal basına yansıyan haberlerin Bozkır dışında yaşayanlara nasıl bir intiba bıraktığını merak edemiyor musunuz?<br />
Hala düşünmez misiniz niye küçülüyoruz?<br />
Neden tüm kasabalarımız köy oluyor?<br />
Belediyeliği düşmeyen tek yer olan Sarıoğlan’a bakarak biraz düşünürsek yapısı bize bir şeyler anlatıyor.</p>
<p><strong>“UZLAŞMAK”</strong><br />
Evet, bu kasaba <strong>Kuzören, Boyalı, Koçaş ve Sarıoğlan </strong>Köylerinin uzlaşması sonucu ancak belediye olabildi ama büyüyerek yoluna devam etmektedir. Ya diğerleri?&#8230;</p>
<p>Sarıoğlan Kasabası’nı oluşturan anlayışı diğer kasaba ve köylerimi ile kıyaslarsak:<br />
• Kozağaç -Aslantaş Köylerinin yayla yolu kavgası.<br />
• Çağlayan -Dere Kasabası yayla sınırı kavgası.<br />
• Söğüt Hisarlık yayla kavgası.<br />
• Dereiçi Korualan yayla suyu kavgası.<br />
• Acılar- Kınık hikâyeleri.<br />
• Sorkun, Dere ve Sorkun Karacahisar itilafları.<br />
• Hacıyunuslar- Soğucak Köyü yayla meselesi.<br />
• Suğla Gölü kavgalarından bir kitap yazılır. Çağlayan Yalıhüyük, Yalıhüyük – Akkise, Akkise – Karaören arasındaki kavgalar.</p>
<p>Kısacası köy ve kasabalarımızın önderleri komşu köy ve kasabalarla iyi ilişkiler kurup birlikte iş yaparak insanlarımızın geçim şartlarını yükseltmek şöyle dursun bu tür kin ve nefret kaşıyarak şimdiye kadar kendilerine siyasi rant sağlamışlardır. Gerçeğe aykırı nüfus beyan ede ede bu günlere geldik. Fakat yalancının mumu misali son yapılan adrese dayalı nüfus sayımı her şeyi ortaya sermiştir. Bazıları belediye ile birlikte dededen kalma husumetlerinin son bulacağının telaşına düşmüştür.</p>
<p>Bunu söylemek istemiyorum ancak geçen yaz olduğu gibi bu yaz da Bozkır sokakları kazılmış toz toprak içinde bakımsız kimsesiz bir görüntü arz etmektedir. Sıkıntı sadece Bozkır merkezinde olmayıp birçok kasaba belediyesi yasa gereği tüzel kişiliğini kaybettiği için seçimlere katılamayacağından bir kaçı hariç birçok başkan <strong>“unu elemiş eleği asmış”</strong> halka mihneti kalmamıştır(!)</p>
<p>Ola ki Ana Muhalefet Partimizin Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı itiraz sonucu mahkememizin söz konusu belediyelerin tüzel kişiliklerinin devamı yününde karar alırsa, eşine dostuna bile seçim menfaati ayağıyla selam veren veya vermeyen bazılarının halini görmek isterim.</p>
<p>Ya şöyle çevre ilçelere hiç mi bakmazsınız?<br />
Korkum o ki aynı akıbetini Bozkır Belediyesinin de yaşaması, inşallah o durumlara düşmez. <strong>“Küçük olsun benim olsun”</strong> mantığı ile daha nereye kadar gideceğiz? Bozkır’ı büyütmek için herhangi bir projeleri olmayan kavga ve husumetten beslenenler bu yolla memlekete hizmet edemezsiniz.</p>
<p>Mübarek Ramazan-ı Şerifinizi tebrik eder, kin ve nefret dolu kalplere hoşgörü ve sevgi nakşetmesi dileklerimle…</p>
<p></span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #000000;">Muammer Tunahan</span></strong></p>
<p><span style="color: #000000;">Yazının orjinali ve o zamanki yorumlarıyla beraber okumak isterseniz aşagıdaki linke tıklayınız</span></p>
<p><strong><span style="color: #000000;"><a href="http://www.bozkirpostasi.com.tr/index.php?page=kose&amp;id=4&amp;xid=259">http://www.bozkirpostasi.com.tr/index.php?page=kose&amp;id=4&amp;xid=259</a></span></strong></p>
<div><strong><span style="color: #000000;"></span></strong></div>
<p><strong><span style="color: #000000;"> </p>
<p></span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muammertunahan.com/kose-yazilarim/bozkir-kozagac-haykiriyor-yol-istiyorum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>MSN&#8217;de Göz Yaşları</title>
		<link>http://www.muammertunahan.com/kose-yazilarim/msnde-goz-yaslari.html</link>
		<comments>http://www.muammertunahan.com/kose-yazilarim/msnde-goz-yaslari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2011 06:25:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tunahan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazılarım]]></category>
		<category><![CDATA[ay yüzlüm]]></category>
		<category><![CDATA[gözyaşı]]></category>
		<category><![CDATA[msn]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muammertunahan.com/?p=7583</guid>
		<description><![CDATA[Kürşad Bey boş zamanlarında öğrencileriyle birlikte bilgi teknoloji sınıfına çıkar. Onların ödevlerini araştırır, bilgisayarla ilgili bilgiler verir. Bununla birlikte Bozkır’ın yerel Internet sitelerini de ihmal etmez sürekli haberlerini takip ederdi. Yine bir gün çocuklarla birlikte bilgisayarları ve MSN yi açarlar. Öğrencilerinden Adem şarkı çalar. Murat GÖGEBAKAN:  Zaman hancı umut yolcu Şimdi gitti en son yolcu Bitmedi mi hasret borcu Neredesin ay yüzlüm Karakollar mı kuruldu Kelepçeler mi vuruldu Bak bu<a href="http://www.muammertunahan.com/kose-yazilarim/msnde-goz-yaslari.html">&#160;Read More...</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><a href="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/gözyaşı.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-7585" title="gözyaşı" src="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/gözyaşı.jpg" alt="" width="263" height="191" /></a>Kürşad Bey boş zamanlarında öğrencileriyle birlikte bilgi teknoloji sınıfına çıkar. Onların ödevlerini araştırır, bilgisayarla ilgili bilgiler verir. Bununla birlikte Bozkır’ın yerel Internet sitelerini de ihmal etmez sürekli haberlerini takip ederdi. Yine bir gün çocuklarla birlikte bilgisayarları ve MSN yi açarlar. Öğrencilerinden Adem şarkı çalar.</em></p>
<p>Murat GÖGEBAKAN:</p>
<p> <strong>Zaman hancı umut yolcu</strong></p>
<p><strong>Şimdi gitti en son yolcu</strong></p>
<p><strong>Bitmedi mi hasret borcu<span id="more-7583"></span></strong></p>
<p><strong>Neredesin ay yüzlüm</strong></p>
<p><strong>Karakollar mı kuruldu</strong></p>
<p><strong>Kelepçeler mi vuruldu</strong></p>
<p><strong>Bak bu gün de akşam oldu</strong></p>
<p><strong>Neredesin ay yüzlüm</strong></p>
<p><strong>Gece çöker günler solar</strong></p>
<p><strong>Gözlerime yaşlar dolar</strong></p>
<p><strong>Hatıralar benle ağlar</strong></p>
<p><strong>Neredesin ay yüzlüm</strong></p>
<p><strong>…</strong></p>
<p><strong> </strong>KÜRŞAD: Evlat aynı şarkıyı çalar mısın?</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Hocam çalarım ama iyi bir şarkı değil ki</strong></p>
<p>KÜRŞAD: Evlat bu şarkı beni çok duygulandırır.</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Bırak hoca numarayı</strong></p>
<p>KÜRŞAD: Benimle yazışma yaparken Türkçe’yi iyi kullan ve saygılı ol.</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Tamam, hocam özür dilerim</strong></p>
<p> <em>Şarkı başlar; zaten şarkının müziği Türk filmlerinin en dramatik sahnelerinin vazgeçilmez melodisidir. Kürşad Bey gözlerini yumar çocukluk günleri gözlerinin önüne gelir. Ölen ağabeyi ile yaşadıklarını düşünür hayallere dalar.</em></p>
<p> <strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Hocam</strong></p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Hocam cevap verir misiniz?</strong></p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Şu anda neler düşünüyorsunuz? Yazar mısınız? Lütfen!</strong></p>
<p>KÜRŞAD: Ağabeyi aklıma geldi. Yeğenim OGUZ KAĞAN bu şarkıyı babası için söyler.</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Niye söyler ki?</strong></p>
<p>KÜRŞAD: Babası öldü.</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Allah rahmet etsin.</strong></p>
<p>…</p>
<p><em>Kürşad Bey iyice duygulanır. Yüz yüze konuşulmayan bütün meseleler MSN arcılığıyla yapılmakta. Kürşad Bey her zaman sessiz ve derinden ağlar ama bu sefer; gözleri isyan etmiş adeta nisan yağmuru gibi boşalmakta, yazışmaysa hızla sürmektedir.</em></p>
<p> <strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Ne iş yapardı?</strong></p>
<p>KÜRŞAD: İstanbul’da konfeksiyon işi o alanının en iyi ustasıydı. Bozkır’dan en az 20 usta yetiştirerek mesleğe kazandırmıştır.</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Hocam çok üzüldüm isterseniz anlatmaya bilirsiniz </strong></p>
<p>KÜRŞAD: Artık anlatayım da içimi dökeyim oğlum dert ortağı olalım ha…</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Tamam devam ediniz. Ağabeyinizi sever miydiniz? Ondan bahseder misiniz?</strong></p>
<p>KÜRŞAD: Nasıl sevmem ki İlkokulu onun önlüğüyle, ortaokulu onun küçülen elbiseleriyle bitirdim.</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Alma imkanınız yokmuş galiba </strong></p>
<p>KÜRŞAD: Evet</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: </strong><strong>Küçükken nereler götürdü?</strong></p>
<p>KÜRŞAD: Beni; ilk sinemaya, ilk mitinge ve ilk maça da abim götürdü.</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Evet hocam devam ediniz?</strong></p>
<p>KÜRŞAD: Liseye ikinci sınıfta okul kitaplarını alması için İstanbul’a mektup yazmıştım.</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: </strong><strong>Devam ediniz</strong></p>
<p>KÜRŞAD: Okula bir paket gelmiş, rahmetli ağabeyim göndermiş Müdürümüz Kemal ESENKAYA; Kürşad oğlum kitapların gelmiş aç da biz de görelim dedi açtım ki ne göreyim; kitaplar, defterler, takım elbise, gömlek kravat, eşofman, spor ayakkabısı ve birde kurdeleli küçük paket vardı. Bu da adeta sürpriz içinde sürprizdi. </p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Merak ettim vallahi hadi çabuk yazar mısınız?</strong></p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Küçük pakette ne vardı?</strong></p>
<p>KÜRŞAD: Açtım ne göreyim FENERBAHÇE forması hem de <strong>‘’Selçuk YULA’’</strong><strong>nın </strong>hepsini orada bıraktım hemen formayı kaptığım sınıfa koştum zaten dersimiz de beden eğitimiydi.</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Devam edin hocam lütfen</strong></p>
<p>KÜRŞAD: Beni formayla görünce herkes bir ağızdan</p>
<p>—Vay anasına! Hem de hakiki forma!</p>
<p>Ogün ders bitene kadar top oynayıp bir gol attım. Adeta sevinçten uçuyordum.</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Hocam belli ki ağabeyinizi çok seviyordunuz?</strong></p>
<p>KÜRŞAD: Evet, nasıl sevemem ki oda beni çok severdi.</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Siz üniversiteyi kazanınca ne yaptı? Çok sevinmiştir.</strong></p>
<p>KÜRŞAD: Haberi İstanbul’da öğrenince yine spor malzemesi gönderdi hem de en iyisinden.</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Onunla beraber olunca ne yapardınız?</strong></p>
<p>KÜRŞAD: İzine geldiğinde hep güreşirdik. O PEHLİVANDI! PEHLİVANNN!</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Hanginiz kazanırdı?</strong></p>
<p>KÜRŞAD: Çoğunda o bazen de ben kazanırdım. Ama mahsus yenilirdi galiba. O zaman sevinçle ortada heriflik pozları verirken bu hiç aklıma gelmezdi.</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Biraz mahsus yenilmiş galiba bende kardeşime yenilirim. </strong></p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Başka? Anlat!</strong></p>
<p>KÜRŞAD: Adem İstanbul’da ağabeyimin yanında çalışıyordum. Okmeydanı SSK Hastanesi bahçesinde FB:GS maçı yapıyorduk maçta 5 tane gol attım ağabeyim kenardan sevinçle ‘’Onu da at seni FB maçına Stada götüreceğim söz!’’ diye bağırıyordu. Beni FB’li yapanda o idi.</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Devam ediniz. Hocam</strong></p>
<p>KÜRŞAD: Maçın son dakikaları 9:2 önde idik rakip arkadaşlardan birisi kasten arkadan teme attı ve ters düştüm kolum kırıldı. Ağabeyim nasıl koştu beni kucağında hastaneye götürdü. Babamı kızacak diye beni Bozkıra bile göndermedi. Söyle! Onu unutmak mümkün mü?</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Hocam gerçekten baba gibiymiş</strong></p>
<p> <em>Kürşad Bey kafasını ellerinin içine alır başlar hıçkıra hıçkıra ağlamaya sınıftaki öğrenciler öğretmenin ağlamasını üzülürler niye ağlıyorsunuz öğretmenim derler ama hiçbir şey söyleyemez onun bu gün dili değil parmakları konuşmaktadır. Bu sesi de sadece Adem duyabiliyordu. Öğretmen ağlarken Adem defalarca:</em></p>
<p><strong> </strong><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Hocam ne olursun ağlama.</strong></p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Hocam ne olursun ağlama.</strong></p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Hocam ne olursun ağlama.</strong></p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Hocam ne olursun ağlama. Beni de ağlatacaksınız</strong></p>
<p>KÜRŞAD: Sen olsan ağlamaz mısın oğlum bırak da biraz ağlayayım</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Hocam sizinki de dert mi? Vallahi bende ağlarım ha!</strong></p>
<p> <em>Kürşad Bey Adem’in yetim olduğu yeni aklına gelir ve:</em></p>
<p> KÜRŞAD: Ya senin baban aklıma gelmedi özür dilerim. Haydi, Babalara beraber ağlayalım ha!</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Hocam ‘’herkesin bir derdi var durur içerisinde’’ diye bir şarkı var onu çalıyorum anlarsın!</strong></p>
<p>KÜRŞAD: Çal Âdem’im çal! Bu gün ağlama günümüz. Babanı anlatsana</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Hocam babam ben 2 yaşındayken ölmüş biliyor musun?</strong></p>
<p>KÜRŞAD: Hadi anlat nasıl olmuş?</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: </strong><strong>Bizim Selim doğmuş onu görmeye gelirken trafik kazasında ölmüş oğlunu görememiş bile</strong>.<strong></strong></p>
<p>KÜRŞAD: Allah’tan geldik yine ona dönücüyüz</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Âmin! Hocam benim babam da olsa bana da senin ağabeyinin aldıklarını alsa diye düşündüm bir an. Ama o olsunda almasa da olurdu değil mi?</strong></p>
<p>KÜRŞAD: Evet, siz kardeşinizle aranız nasıl?</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Hocam bir gün eve geldim Selim evin önünde ağlıyor sordum:</strong></p>
<p><strong>—Neden ağlıyorsun kardeşim?</strong></p>
<p><strong>—Arkadaşların hepsi bakkaldan dondurma aldı ben alamadım ağabey dedi</strong></p>
<p>KÜRŞAD: Sen ne yaptın?</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Üzeride biraz para vardı koştum hepsine dondurma aldım.</strong></p>
<p>KÜRŞAD: Aferin oğlum ağabeylik bu işte</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Hocam geçen yaz karpuz sattım kazandığım parayla ben de kardeşime forma aldım kızmayın ama GALATASARAY.</strong></p>
<p>KÜRŞAD: Niye kızayım aksine seninle gurur duyuyorum. Evlat baban yok ama biz öğretmenlerin varız söyle ne istersen alalım ha.</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Sağ olun hocam İkisine de Allah rahmet etsin.</strong></p>
<p>KÜRŞAD: Âmin! Evlat!</p>
<p> <em>Kürşad Bey ağabeyinin üzüntüsünü bırakmış bu sefer Adem’e ağlıyordu. Adem ise <strong>‘’SEN AĞLAMA DAYANAMAM AĞLAMA GÖZ BEBEĞİM SANA KIYAMAM’’</strong> şarkısını çalıyor ısrarla şu iletiyi yazıyordu.</em></p>
<p> <strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Hocam ağlama!</strong></p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Hocam ağlama!</strong></p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Hocam ağlama!</strong></p>
<p>KÜRŞAD: Baban hangi ayda vefat etti.</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Haziran’da ya sizin ağabeyiniz?</strong></p>
<p>KÜRŞAD: Haziran ayında hem de BABALAR GÜNÜNDE, PEHLİVANI kaybettik (10 Haziran)</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Hocam lafı ağzımdan aldınız tam ben onu yazacaktım siz yazdınız</strong></p>
<p><strong>Her yıl babalar günü çok üzülürüm babam için</strong></p>
<p><strong> (*M. ATMACA* )</strong>  ( …Okul Müdürü) <strong>Hocam çay içiyoruz az sonrada okulu kilitleyeceğiz çabuk aşağıya geliniz</strong></p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Bu arada sizinde babalar gününüz kutlu olsun hocam</strong></p>
<p>KÜRŞAD: Evlat hasreti çeken tüm babalarında babalar günü kutlu olsun</p>
<p>KÜRŞAD: Adem hadi bilgisayarı kapat gidiyoruz bu kadar yeter okul kapanıyor.</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: Tamam, hocam konuştuklarımızı anneme söyleme.</strong></p>
<p>KÜRŞAD: Tamam, evlat her zaman dertlerini benimle paylaşabilirsin.</p>
<p><strong>&lt;&lt;&lt; DJ ADEM&gt;&gt;&gt;: By</strong></p>
<p>KÜRŞAD: Slm iyi akşamlar evlat…<strong></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong><em>Kürşad Bey’in öğrencisiyle yaptığı bu yazışmayı e-mail arcılığı ile bana ulaştırmıştır. Bu yazıyı okurken çok duygulandım gözlerim yaşardı evdekilerle beraber okuyup bizde beraberce ağladık.</em></p>
<p><em> </em><em>Her türlü derde katlanan gurbet ellerde evlat hasreti çeken bu yolda terini, canını, kanını ve her şeyini ortaya koyan babaların babalar gününü kutlar ellerinden öperim.</em></p>
<h2><strong>© </strong><strong><a href="http://www.muammertunahan.com/egitim/">www.muammertunahan.com</a></strong></h2>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muammertunahan.com/kose-yazilarim/msnde-goz-yaslari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şivlilik ve Şeker Ağacı!&#8230;</title>
		<link>http://www.muammertunahan.com/kose-yazilarim/sivlilik-ve-seker-agaci.html</link>
		<comments>http://www.muammertunahan.com/kose-yazilarim/sivlilik-ve-seker-agaci.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Jun 2011 08:48:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tunahan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bozkır]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazılarım]]></category>
		<category><![CDATA[hacı dayı]]></category>
		<category><![CDATA[reğaip kandili]]></category>
		<category><![CDATA[şivlilik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muammertunahan.com/?p=3672</guid>
		<description><![CDATA[Konya’ya ilk tayin olduğum yıldı. Evin zili çaldı. Dışarı çıktığımda karşımda mahallede ne kadar çocuk varsa hep bir ağızdan; —ŞİVLİLİK! —ŞİVLİLİK! —ŞİVLİLİK! Diye bağırıyorlardı. Hanımla beraber şaşırıp kaldık. Bunun ne anlama geldiğini anlamadık ama bu çocukların bir şeyler istediği belli idi. Komşulara ne var diye sorduk. Üç Ayların gelişini kutluyoruz dediler, şaşırdık bizim Bozkır’da çocuklar Ramazan ve Kurban Bayramları ve arifesinde komşuları gezer şeker toplanır dedik ama olsun buda güzelmiş<a href="http://www.muammertunahan.com/kose-yazilarim/sivlilik-ve-seker-agaci.html">&#160;Read More...</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/IMG_1916.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-7579" style="margin: 10px;" title="IMG_1916" src="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/IMG_1916.jpg" alt="" width="271" height="180" /></a>Konya’ya ilk tayin olduğum yıldı. Evin zili çaldı. Dışarı çıktığımda karşımda mahallede ne kadar çocuk varsa hep bir ağızdan;<br />
<strong>—ŞİVLİLİK!<br />
—ŞİVLİLİK!<br />
—ŞİVLİLİK!<span id="more-3672"></span></strong></p>
<p>Diye bağırıyorlardı. Hanımla beraber şaşırıp kaldık. Bunun ne anlama geldiğini anlamadık ama bu çocukların bir şeyler istediği belli idi. Komşulara ne var diye sorduk. Üç Ayların gelişini kutluyoruz dediler, şaşırdık bizim Bozkır’da çocuklar Ramazan ve Kurban Bayramları ve arifesinde komşuları gezer şeker toplanır dedik ama olsun buda güzelmiş diyerek evde bulunanla çocukların gönlünü aldık. Her yıl Regaip Kandili öncesinde artık bizde hazırlığımızı yapıyoruz. Bu günde hazırlığımızı yaptık sabahı bekliyoruz. Akşamdan mahalleli kutlamaya başladı havayi fişekler, fener alayı ve mahalle arasında yakılan lastikler vs.<!--more--></p>
<p>İşte bu günlerde Şeker toplayan çocukları görünce herkes gibi kendi çocukluk anılarımı hatırlarım. Her insanın hayatında güzel anları ve bu güzel anıları bırakan güzel dostları da vardır. Benimde daha çocukluğumun ilk yıllarında tanıdığım komşumuz HACI DAYI bunlardan biridir. Bu pek muhterem ve güzel ahlak sahibi kişiyi Regaip Kandili vesile ile sizlerle tanıştırmak istiyorum.</p>
<p>Efendim! Bu benim çocukluktan ilk hatırladığım anlardandır. Bir gün sokakta oturuyordum. Oradan bir ihtiyar geçiyordu. Beni sevdi. Adımı sordu. Muammer dedim ve böylece onunla tanıştım. Beni öpüp, koklayıp cebime şeker doldurdu. Sevinçle eve koştum.</p>
<p>Hacı Dayı her öğle ve ikindi namazına yakın bir vakit yolu gözetler yola çıkardım. O da namazlarını hiç aksatmazdı aynı zamanda şeker vermeyi de. Bu olay bir iki yıl kadar sürdü. Bir süre sonra daha namaz vakti değildi ama Hacı Dayım yola koyulmuştu. Ben buna biraz işkillendim ve sordum:</p>
<p>—Hacı Dayı daha namaza çok nereye gidiyorsun?<br />
—Menemen’e! Dedi<br />
—Bu gün şeker yok mu? Dedim. O da:<br />
—“ Muammer Efendi maalesef şeker ağacı kurudu!” dedi.<br />
Ben bu konuşmadan pek bir şey anlayamadım ve karşı cevap verdim:<br />
—Hacı Dayı şeker ağaçta bitmez ki bakkalda satılır! Dedim. Derin derin düşündü ve kafasını sallayarak;<br />
—Kurudu Muammer’im! Kurudu! Diye tekrarladı. Beni ilk tanıştığımızda olduğu gibi öptü kokladı ve cebinden son şekerlerini bırakarak ayrıldı.</p>
<p>Bir gün sonra her zaman olduğu gibi namaz vakti ayaklarım beni yine sokağa çekti bu istemsizce taptığım bir yürüyüştü ezam okundu Yoldan birkaç ihtiyar geçti ama Hacı Dayım yoktu. Gözüm hemen Hacı Dayı’nın evine doğru yöneldi sahiden Menemen’ gitmişti. Koşarak babama gittim.<br />
—Baba Menemen buraya uzak mı? Dedim<br />
Babam gülerek cevap verdi:<br />
—Uzak! Oğlum ne o daha ilk günden Hacı Dayını özledin! Yokluğuna üzüldün galiba?</p>
<p>Yok dedim ama gerçekten çok üzülmüştüm. Mahallemizde Hacı Dayı ayarında birçok ihtiyar vardı hatta onlarda onunla aynı camiye giderdi ama onlar bizi korkuturdu. Hacı Dayı ise sever, okşar ve hediye verirdi.<br />
Arada Menemen’den gelenlerle bana selam yolardı. Hacı Dayısız bir kaç yıl geçti. Babam üzüntülü bir haldeydi. Beni yanına çağırdı.<br />
—Oğlum “Şeker ağacı işte şimdi kurudu başın sağ olsun!” dedi (Allahtan geldik yine ona dönücüyüz.)</p>
<p>Anlamıştım artık Hacı Dayı’nın kendi tabiriyle gerçekten şeker ağacı şimdi kurumuştu. İşte o bana güzel bir tebessüm, hediyeleşme, düzenli ibadet, çocuk sevgisi ve güzel bir ahlak bırakmıştı.</p>
<p>—Hacı Dayı! Seni rahmetle anıyorum. Yıllardır her elimi açıp Allah’a dua ederken aklımdasın. Ağlayan bir çocuk görürsem senin beni kucakladığın gibi kucaklamaya çalışırım, bayramlarda ve regaip gecesi şivrilik toplayan çocukları görünce seni hatırlarım. Bu mübarek gecede herkese dua ederken sana da bir paragraf açmak istedim. İsterim ki tüm insanlık Regaip Kandilin vesilesiyle regaip sözünün anlamında olduğu gibi çirkinlikten, güzelliğe, kin ve nefretten, sevgiye ve cehaletten nura meyletmek dilegi ile tüm İslam Âleminin Regaip Kandili mübarek olsun.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>NoT: Bu yazım 04/07/2008 yılında Bozkır Postası Gazetesi’nde yayınlanmıştır</strong></p>
<p><a href="http://www.bozkirpostasi.com.tr/index.php?page=kose&amp;id=4&amp;xid=202">http://www.bozkirpostasi.com.tr/index.php?page=kose&amp;id=4&amp;xid=202</a></p>
<p><strong>Muammer TUNAHAN<br />
</strong>Meram Gödene Toki İlköğretim Okulu</p>
<p>Beden Eğitimi Öğretmeni</p>
<p>muammertunahan@hotmail.com</p>
<h2><strong>© </strong><strong><a href="http://www.muammertunahan.com/egitim/">www.muammertunahan.com</a></strong></h2>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muammertunahan.com/kose-yazilarim/sivlilik-ve-seker-agaci.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Emmioğlu Deniz&#8217;in Topu</title>
		<link>http://www.muammertunahan.com/kose-yazilarim/emmioglu-denizin-topu.html</link>
		<comments>http://www.muammertunahan.com/kose-yazilarim/emmioglu-denizin-topu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 31 May 2011 13:32:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tunahan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bozkır]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazılarım]]></category>
		<category><![CDATA[Nostalji]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Çağlayan Kasabası]]></category>
		<category><![CDATA[emmoğlu deniz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muammertunahan.com/?p=7487</guid>
		<description><![CDATA[Çocukluğum Bozkır, Dere ve Çağlayan Kasabası’nda geçmiştir. O yıllarda futbol oynamaya hiç doymazdık. Emmioğlu Deniz’in güzel bir topu vardı. Hakiki deriden yapılmış, çok dayanıklı olduğu için uzun süre oynamıştık. Fakat emmioğlum futbolu iyi oynayamadığı gibi çokta kaprisliydi. Ancak top onundu. Mahalle çocuklarıyla futbol oynamak için bir araya geldiğimizde Deniz’in gönlünü yapmak için ne gerekirse yapardık. Onun gönlü olsun diye takımlarımızı bile diğer çocuklar gibi alışıp teker teker seçmezdik. Önce Deniz<a href="http://www.muammertunahan.com/kose-yazilarim/emmioglu-denizin-topu.html">&#160;Read More...</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><a href="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/2839876.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-7581" style="margin: 10px;" title="2839876" src="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/2839876.jpg" alt="" width="261" height="173" /></a>Çocukluğum Bozkır, Dere ve Çağlayan Kasabası’nda geçmiştir. O yıllarda futbol oynamaya hiç doymazdık. Emmioğlu Deniz’in güzel bir topu vardı. Hakiki deriden yapılmış, çok dayanıklı olduğu için uzun süre oynamıştık. Fakat emmioğlum futbolu iyi oynayamadığı gibi çokta kaprisliydi. Ancak top onundu.<span id="more-7487"></span><br />
</span></p>
<p><span style="color: #000000;">Mahalle çocuklarıyla futbol oynamak için bir araya geldiğimizde Deniz’in gönlünü yapmak için ne gerekirse yapardık. Onun gönlü olsun diye takımlarımızı bile diğer çocuklar gibi alışıp teker teker seçmezdik. Önce Deniz seçer, kötü oyuncular bana kalırdı.…</span></p>
<p>Artık, bu şartlara da maç yapmaya alışmıştık. Takım arkadaşlarıma öncelikle sonuç ne olursa olsun dürüst oynamamızı ve birbirimize yardım etmemizi söylerdim. Ölümüne oynar, çoğu zaman zorda olsa kazanırdık. Hele bir keresinde maçın hemen başında arka arkaya golleri sıraladım. O gün kralı gelse durduramazdı Emmioğlunun kaprislerini kim dinler maç bir anda 4.0 oluverdi. Emmioğlu Deniz topunu kaptığı gibi evlerine kaçtı. Arkadaşlar bana kızarak:<br />
—Ule! Oğlum ne acelen var şöyle alıştıra alıştıra atsana.</p>
<p>Bu ne ilk ne de son kaçışıydı. Maçlarda bütün penaltı ve serbest vuruşları o yapardı. Ayıp olmasa bizimkileri de atacaktı. Hani gazara biri gol olsun o gün havasından geçilmezdi.</p>
<p>Şimdilerde yürümeye bile zorlandığım, maçları yaptığımız ULUSEKİ MEYDANI yamaç ve taşlıydı. Ama bize sanki Şükrü Saraçoğlu Stadı gibi gelirdi.</p>
<p>Kendi aramızda yaptığımız maçların fazla önemi yoktu. Asıl maç; Bizim Ahmetli (Çarşamba Çayı’nın doğu tarafı) ve Çat Mahalleleri (Batı tarafıydı) arasında olan maçlardı. Takım oyuncularının evleri çayın ne tarafında ise ancak o mahallenin takımında oynaya bilirdi. Bu kural hiçbir zaman değişmedi hatta büyük ağabeyler bile aynı kuralla oynarlardı.</p>
<p>Çat tarafının iyi oyuncuları vardı: Uğur, Erdal, İsmet, Barış, Ulaş, Mahir ve kaptanları Dursun Dayının Abdullah ama en ufak şeyde kavgaya hazırlardı. Bizim Ahmetli Mahallesi’nde de güzel top oynayan çocuklar vardı: Ziya Emmimin Savaş, Kara Mehmet. Muhsin, Ufuk, Recep, Habalı’nın Mehmet Ali, Danı’nın Ahmet, Semercinin Mustafa (Karaliç) ve ben daha ismini şu an hatırıma gelmeyen birçok arkadaş vardı. Emmioğlu Deniz bu takımın yedeği bile olamazdı. Ama top onun topuydu…</p>
<p>Maça, mecburen onunla başladık. Ama bu sefer ortada bir tepsi ‘’ŞAM BALI’’ vardı. Karşı taraf koşuyor topa basıyor bizim emmioğlu kız gibi etrafa fiyaka yapıyordu. Tam o sırada kaptırdığı top kalemizde gol olmuştu. ŞAM BALI karşı tarafa mı gidecekti ne?</p>
<p>Takımı topladım Deniz yokmuş gibi oynayalım, herkeste biraz koşsun bakın o zaman kazanırız, bizden sonra ağabeylerin maçı var iyi oynayanlardan birkaç kişi takımlarına alacaklarmış dedim. Bu ara gazıyla maça fırtına gibi girdik adeta tek kale oynuyorduk. Gol sağanağı başlamıştı. Maç bir anda 6:2 oluverdi. Maçın bitişiyle hepimiz tek vücut bağırıyorduk:<br />
Devlet demir yolları!…<br />
…<br />
İşte o günlerde; Adnan Menderes Ağabeyim Aydın’dan pamuktan gelmiş, bana da bir futbol topu getirmişti. O gece sevinçten kucağımda topla uyumuşum. Rüyalarımda bile top oynuyor, gol diye bağırmışım. Kendi sesime uyandım. İlk defa topum oluyordu. Artık emmioğlunun kaprisine katlanmadan uzun süre oynadık. Bir gün sert bir şut çektim top vardı emmioğlugilin camı kırdı. Emmioğlu Deniz’in EBESİ (Babaannesi) topumuzu kesti, amcam annesine Allah’ı var çok öfkelendi. Ama olan bizim topa olmuştu. Emmioğlunun kuralları tekrar devreye giriyordu.</p>
<p>…<br />
İleriki yıllarda TON TON AMCA (Özal) Başbakan olmuştu. Bakkallarda kalitesiz ama ucuz toplar satılmaya başlamıştı. Her maçtan önce aramızda para toplayıp top alıyorduk. Böylece, Emmioğlu da yedeğe düşmüştü.</p>
<p>Hepimiz büyümüştük. Annelerimizin tabiriyle: Herif olup kravat takmıştık. (Lise yılları) Ancak futbol bizim için ekmek ve sudan daha önemliydi. Ders çıkışı her gün, Çayır Harman da (Soğuk hava deposunun önü) top oynardık. Maç sonucunu akşam ezanı belirdi. Bazen de Mehmet Vapur’un annesi taşla değnekle bizi kovalayarak maçı yarısında bitirirdi. Emmioğlu yoktu ama onun gibi düşünenler aramızdan hiç eksik olmazdı. Yenilen takım oyuncularından biri topu alır ortadan keserek ikiye bölerdi. Yarısı sizin yarısı bizim diye ortaya atardı. Bu kuru inat yüzünden her gün yeniden top almak zorunda kalırdık. Kesileceğini bile bile…</p>
<p>…<br />
Geçen hafta sonu annemi ziyaret için Köye gitmiştim Emmioğlu da Antalya’dan gelmiş, yine eski günlerde olduğu gibi maç teklif ederek meydan okudu. Şöyle geriye doğru bir baktım: Bu futbol sevdası yüzünden kolum, bacağım kırılmış, kafamda en az on yerinden delinmiş, gerisi şöyle dursun annemden yediğim sopa cabası. Ama ne olursa olsun güzel maçlar yapmıştık. Bu arada ilave edeyim, güzel futbol oynamamı da Emmioğlu Deniz’e ve kaprislerine borçluyum.</p>
<p>Emmioğlu Deniz ile oturup yer ve zamanı belirledik. Bu büyük maçı Bozkır’da Ağustos ayının dördüncü Pazarı yapacağız. Tüm eski dostlara haber verdik onlarda gelecek. Bütün hemşerilerimizi maçımıza bekliyoruz. İnşallah önceki maçlarda yaptığımız taktik hataları bu sefer yapmayız.</p>
<p>Sevgili dostlar ben yine de maça yedek bir topla gidelim diyorum. Vallahi bizim Emmioğlu Deniz’in sağı solu belli olmaz benden uyarması!&#8230;</p>
<p><span style="color: #000000;">NoT: Bu yazım 31/03/2008 yılında Bozkır Postası Gazetesi’nde yayınlanmıştır.</span></p>
<p><span style="color: #000000;"><a href="http://www.bozkirpostasi.com.tr/index.php?page=kose&amp;id=4&amp;xid=121">http://www.bozkirpostasi.com.tr/index.php?page=kose&amp;id=4&amp;xid=121</a></span></p>
<p><strong>Muammer TUNAHAN<br />
</strong></p>
<p>Meram Gödene Toki İlköğretim Okulu</p>
<p>Beden Eğitimi Öğretmeni</p>
<p>muammertunahan@hotmail.com</p>
<h1><strong>© </strong><strong><a href="http://www.muammertunahan.com/egitim/">www.muammertunahan.com</a></strong></h1>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muammertunahan.com/kose-yazilarim/emmioglu-denizin-topu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Türkiye Futbol Ligi Tarihi</title>
		<link>http://www.muammertunahan.com/tarih/turkiye-futbol-ligi-tarihi.html</link>
		<comments>http://www.muammertunahan.com/tarih/turkiye-futbol-ligi-tarihi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 May 2011 07:40:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tunahan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[futbol]]></category>
		<category><![CDATA[futbol ligi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muammertunahan.com/?p=7384</guid>
		<description><![CDATA[54. sezonuna girmeye hazırlanan eski adıyla Birinci Futbol Ligi, son yıllardaki ismiyle Süper Lig’de, geride kalan sezonlarda pek çok ilginç olay yaşandı. 21 Şubat 1959’da oynanan İzmirspor-Beykoz maçıyla başlayan Birinci Futbol Ligi, 2001-2002 sezonundan bu yana Süper Lig olarak düzenleniyor. Ligde 1979-1980 sezonunda Trabzonspor, 12 galibiyet elde ederek şampiyonluğa ulaşırken, 1989-90 sezonunda ise Malatyaspor, aynı sayıda galibiyet almasına karşın ligden düşen 5. takım olmaktan kurtulamadı. Lig geçmişinde puantaj olarak en<a href="http://www.muammertunahan.com/tarih/turkiye-futbol-ligi-tarihi.html">&#160;Read More...</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/tff.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-7544" title="tff" src="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/tff-128x150.jpg" alt="" width="128" height="150" /></a>54. sezonuna girmeye hazırlanan eski adıyla Birinci Futbol Ligi, son yıllardaki ismiyle Süper Lig’de, geride kalan sezonlarda pek çok ilginç olay yaşandı.</p>
<p>21 Şubat 1959’da oynanan İzmirspor-Beykoz maçıyla başlayan Birinci Futbol Ligi, 2001-2002 sezonundan bu yana Süper Lig olarak düzenleniyor.<span id="more-7384"></span></p>
<p>Ligde 1979-1980 sezonunda Trabzonspor, 12 galibiyet elde ederek şampiyonluğa ulaşırken, 1989-90 sezonunda ise Malatyaspor, aynı sayıda galibiyet almasına karşın ligden düşen 5. takım olmaktan kurtulamadı.</p>
<p>Lig geçmişinde puantaj olarak en çekişmeli sezon 1980-1981 oldu.</p>
<p>Takımların galibiyet sayıları birbirlerine o kadar yakın oldu ki, ligi ikinci sırada tamamlayan Adanaspor 34 puan toplarken, düşen Rizespor’un ise 29 puanı vardı.</p>
<p>Lig tarihine damgasını vuran ’Üç Büyükler’ içinde ligi eksi averajla tamamlayan tek büyük takım Beşiktaş olarak kayıtlara geçti.</p>
<p>Siyah-beyazlılar, 1975-1976 sezonunda ligi 11. sırada tamamlarken, 25 gol atıp, kalesinde 32 gol gördü. Böylece eksi 7 gol averajıyla ’Üç Büyükler’ arasında ligi bugüne dek eksi averajla tamamlayan tek takım oldu.</p>
<p>Bu arada Fenerbahçe ise 1990-1991 sezonunda ligi 53 gol atıp, 53 gol yiyerek, sıfır (0) averajla kapattı.</p>
<p><strong>Küme Düşmekten Kılpayı</strong><br />
Lig tarihinin 17 kezle, Galatasaray ile birlikte en çok şampiyon olan takımı Fenerbahçe, 1980-1981 sezonunda küme düşmekten gol averajıyla kurtuldu.</p>
<p>Rizespor’un 29 puanla ligden düştüğü sezonda, Fenerbahçe; Altay, Adana Demirspor ve Boluspor ile birlikte aynı puanı toplayarak, gol averajıyla ligde kaldı.</p>
<p><strong>Dört Büyükleri Devirenler</strong><br />
Lig tarihinde, ’Dört Büyükler’ olarak adlandırılan Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor’u, aynı sezonda yenebilen sadece 3 ekip bulunuyor.</p>
<p>1987-1988 sezonunda Malatyaspor, kendi sahasında Galatasaray’ı 3-1, Beşiktaş’ı 5-3, Fenerbahçe’yi 1-0, deplasmanda da Trabzonspor’u 3-2 yendi.</p>
<p>2001-2002 sezonunda Ankaragücü, kendi evinde Galatasaray ile Fenerbahçe’yi 2-1, Trabzonspor’u 4-2 yenerken, Beşiktaş’ı İstanbul’da 2-1 mağlup etti.</p>
<p>2006-2007 sezonunda ise Bursaspor, kendi evindeki maçlarda Trabzonspor’u 2-1, Beşiktaş’ı 3-0, Galatasaray’ı 2-0, deplasmanda da Fenerbahçe’yi 1-0 yendi.</p>
<p><strong>Şampiyon Galatasaray</strong><br />
Lig tarihinde en fazla puan farkıyla şampiyonluğa ulaşan takım Galatasaray oldu.</p>
<p>Sarı-kırmızılı ekip 1987-1988 sezonunda 90 puanla mutlu sona ulaşırken, 2. sıradaki Beşiktaş 78 puanda kaldı. Aradaki 12 puanlık fark, şimdiye dek şampiyonla ikinci arasındaki en fazla puan farkı olarak tarihe geçti.</p>
<p>Ligin geride kalan 52 sezonunda şampiyonlar 3 kez gol averajıyla belli olurken, düşen takımlar da 9 kez yine gol averajıyla ortaya çıktı.</p>
<p>1984-1985 sezonunda Fenerbahçe ile Beşiktaş ligi 50’şer puanla tamamlarken, gol averajı daha iyi olan sarı-lacivertli ekip şampiyonluğa ulaştı.</p>
<p>1985-1986 sezonunda ise Beşiktaş, 56 puanla Galatasaray’ın gol averajıyla önünde ligi en önde tamamladı.</p>
<p>1992-1993 sezonunda da Galatasaray, bu kez Beşiktaş’ı 66 puan ve averajla geçmeyi başardı ve şampiyonluğu kucakladı.</p>
<p>Lig tarihinde ayrıca 9 kez de ligden düşen takımlar gol averajıyla belirlendi. Derbi Kralı Beşiktaş</p>
<p>Beşiktaş, bir sezonda ezeli rakiplerini her iki maçta da yenen tek takım olarak tarihe geçti.</p>
<p>Siyah-beyazlılar, şampiyonluğa ulaştıkları 2002-2003 sezonunda Fenerbahçe’yi 1-0 ve 2-0, Galatasaray’ı her iki maçta 1-0’lık sonuçlarla geçerek, 4 derbi maçı da kazandı.</p>
<p>’’Kara Kartallar’’ ayrıca, bu 4 maçta kalesinde hiç gol görmeyerek, ayrı bir rekora imza attı.</p>
<p><strong>Kanadı Kırık Kartal</strong><br />
Beşiktaş, 2003-2004 sezonundaki ilginç performans grafiğiyle sevenlerine adeta kabus yaşattı.</p>
<p>Sezonun ikinci yarısına en yakın takipçisi Fenerbahçe’nin 8 puan önünde namağlup lider başlayan Beşiktaş, ikinci yarıdaki inanılmaz düşüşüyle sezonu şampiyon bitiren ezeli rakibinin tam 14 puan gerisinde, 3. sırada kaldı.</p>
<p>17 maçlık 2. yarıda tam 8 yenilgi birden alan siyah-beyazlılar, böylece lig tarihinde iki devre arasında en büyük düşüşü gerçekleştiren şampiyon adayı takım olarak kayıtlara geçti.</p>
<p><strong>Nöbetçi Golcü Kral</strong><br />
Süper Lig’in 2007-2008 sezonundaki ’’Gol Kralı’’ Fenerbahçeli Semih Şentürk, bu unvanı ilginç biçimde eline geçirdi.</p>
<p><a href="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/şampiyon-fenerbahçe.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-7551" title="şampiyon fenerbahçe" src="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/şampiyon-fenerbahçe-300x149.jpg" alt="" width="300" height="149" /></a>Sezonu 17 golle tamamlayarak, kariyerinde ilk kez bu unvanı alan Semih, birçok maçta oyuna sonradan girmesine rağmen attığı kritik gollerle takımına büyük katkı yaptı ve adı ’’Nöbetçi Golcü’’ye çıktı. Semih, adı geçen sezonda ligde çeşitli zaman dilimleri içinde toplam 27 maçta forma giydi. Bunlardan 17’sinde ilk 11’de sahaya çıkan Semih, toplam 17 gol attı.</p>
<p><strong>İşte O Anons</strong><br />
Süper Lig’de geride kalan 2009-2010 sezonunda Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı’nda anons skandalı yaşandı.</p>
<p>Ligin 34. ve son haftasına en yakın takipçisi Bursaspor’un 1 puan önünde lider giren ve son hafta kendi evinde ağırladığı Trabzonspor’u yenmesi durumunda 18. şampiyonluğunu ilan edecek Fenerbahçe, dramatik bir sonla sevenlerini adeta kahretti.</p>
<p>Trabzonspor ile 1-1 berabere kalan Fenerbahçe, Bursaspor’un kendi evinde Beşiktaş’ı 2-1 yenmesiyle şampiyonluğu, tarihinde ilk kez bu başarıya ulaşan Bursaspor’a kaptırdı. la neden oldu.</p>
<p>Geçtiğimiz yıl sın maçta şampiyonluğu Bursaspor&#8217;a bırakan Fenerbahçe bu yıl tüm rekorları kırarak 18. şampiyonluğunu kazanarak ligin ilk ve son şampiyonu oldu.</p>
<p><strong>Muammer TUNAHAN<br />
</strong></p>
<p>Meram Gödene Toki İlköğretim Okulu</p>
<p>Beden Eğitimi Öğretmeni</p>
<p>muammertunahan@hotmail.com</p>
<h2><strong>© </strong><strong><a href="http://www.muammertunahan.com/egitim/">www.muammertunahan.com</a></strong></h2>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muammertunahan.com/tarih/turkiye-futbol-ligi-tarihi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hadis Sohbeti</title>
		<link>http://www.muammertunahan.com/egitim/hadis-2.html</link>
		<comments>http://www.muammertunahan.com/egitim/hadis-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 May 2011 08:39:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tunahan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Hadis Sohbeti]]></category>
		<category><![CDATA[hadis]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muammertunahan.com/?p=7352</guid>
		<description><![CDATA[Hz. Ebu Umame Radiyallahu Anh&#8217;tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki: &#8220;Kim Müslüman bir kişinin hakkını yalan yemin ile alırsa, Allah ona Cehennemi vacib, Cenneti ise haram kılar.&#8221; Bir adam dedi ki: &#8220;Ya Resulallah bu az bir şey olsa da mı?&#8221; Buyurdu ki: &#8220;Misvak ağacından bir dal parçası olsa bile&#8230;&#8221; (Müslim) &#160; Haşim AKIN Halil Bahçeci İlköğretim Okulu Uzman Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Karatay- KONYA (1991 Selçuk<a href="http://www.muammertunahan.com/egitim/hadis-2.html">&#160;Read More...</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/kirmizigul.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-1837" title="kirmizigul" src="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/kirmizigul-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Hz. Ebu Umame Radiyallahu Anh&#8217;tan rivayetle Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vessellem buyurdular ki:</p>
<p><strong>&#8220;Kim Müslüman bir kişinin hakkını yalan yemin ile alırsa, Allah ona Cehennemi vacib, Cenneti ise haram kılar.&#8221;</strong></p>
<p>Bir adam dedi ki:<strong> &#8220;Ya Resulallah bu az bir şey olsa da mı?&#8221;</strong></p>
<p>Buyurdu ki:<strong> &#8220;Misvak ağacından bir dal parçası olsa bile&#8230;&#8221;</strong></p>
<p><strong>(Müslim)<span id="more-7352"></span></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Haşim AKIN</strong><br />
Halil Bahçeci İlköğretim Okulu<br />
Uzman Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni<br />
Karatay- KONYA<br />
(1991 Selçuk İlahiyat)</p>
<h2>© <a href="../egitim/">www.muammertunahan.com</a></h2>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muammertunahan.com/egitim/hadis-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Taşa Çıkan Keçinin Ağaca Çıkan Oğlagı Olur!..</title>
		<link>http://www.muammertunahan.com/kose-yazilarim/tasa-cikan-kecinin-agaca-cikan-oglagi-olur.html</link>
		<comments>http://www.muammertunahan.com/kose-yazilarim/tasa-cikan-kecinin-agaca-cikan-oglagi-olur.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 May 2011 19:32:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tunahan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazılarım]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[keçi]]></category>
		<category><![CDATA[oğlak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muammertunahan.com/?p=7523</guid>
		<description><![CDATA[Türk siyaseti ve sporu kendine özgü kurallarla ağır aksak devam etmektedir. Kendine özgü dedim çünkü: Bir başka ülkede eşi ve benzerine rastlanamayan ilginçlikler söz konusudur. Şöyle akşam siyaset ve spor haberlerine bir bakın göreceğiniz manzara hep aynıdır. Son günlerin siyaset ve spor kulislerinde hep kendi tarafını şirin gösterme gayretlerinin sergilendiğini göreceksiniz. Neden mi? birisinde seçimler yaklaştı, diğerinde ise düşme çıkma planları yapılmakta bu arada yanlış bir hareketle ufak bir tökezleme<a href="http://www.muammertunahan.com/kose-yazilarim/tasa-cikan-kecinin-agaca-cikan-oglagi-olur.html">&#160;Read More...</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #000000;"><a href="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/tunahan.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-488" title="tunahan" src="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/tunahan-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Türk siyaseti ve sporu kendine özgü kurallarla ağır aksak devam etmektedir. Kendine özgü dedim çünkü: Bir başka ülkede eşi ve benzerine rastlanamayan ilginçlikler söz konusudur.<br />
Şöyle akşam siyaset ve spor haberlerine bir bakın göreceğiniz manzara hep aynıdır. Son günlerin siyaset ve spor kulislerinde hep kendi tarafını şirin gösterme gayretlerinin sergilendiğini göreceksiniz. Neden mi? birisinde seçimler yaklaştı, diğerinde ise düşme çıkma planları yapılmakta bu arada yanlış bir hareketle ufak bir tökezleme bütün hesapları altüst edebilir.<span id="more-7523"></span></span></p>
<p><span style="color: #000000;">Sporda da siyasete de birinin rahat hareket etmesinden hoşlanmazlar hep durumlar dengeli gitsin isterler bir taraf biraz geri kaldı mı çare hazır diğerini frenlemek. Müdahaleler zayıfların en güzel limanlarıdır. Zayıflar derken yarışta geri kalanları kastediyorum.</span></p>
<div><span style="color: #000000;"> </span></div>
<div><span style="color: #000000;"></span></div>
<p><span style="color: #000000;"></p>
<div>Sporunda siyasetinde emrinde televizyoncu, gazeteci, yorumcu ve programcılar vardır. Onlar âdete kapıkulu askeri gibidir. İki camiada devletten parasal yardım alarak bu işleri yaparlar. Çoğunun cebinden bir kuruş bile çıkmaz. Millete bol keseden sallamayı da ihmal etmezler. Alkışlayanları boldur.</div>
<div>İkisi de müdahaleyi haklı olarak sevmezler ancak kendi çıkarlarına olan haksız müdahalelere de bayılırlar. Keyfi davranmak onların en tabi hakları zannederler yani suyu akışına bırakmazlar.<br />
Maç ve seçim sonuçlarını aylarca günlerce farklı farklı yorumlarlar bundan hiç bıkmazlar. Ama nalıncı keseri gibi hep kendilerinden yana keserler.</div>
<div>Seçim ve sezon sonu yaklaştı mı tavırları rutinin dışına çıkar yakınlaşmalar ve cepheleşmeler yaratırlar amaç bunda nasıl yarar sağlarız düşüncesidir. Sezonun yirmi dört haftasında sekiz maç kazanamayan takın her türlü çareyi deneyerek son on maçın dokuzunu kazanıp ligde kalmaya çalışır</div>
<div>Bazen sırf akşam haberlerde boy göstermek uğruna saçmalarlar dururlar. Hep karşı tarafı anlatırlar. Kendilerine gelince bir başkasını göstererek anlatmaya bayılırlar. Mesela: Bizim siyasi görüşümüz bu mevzuda şöyledir diye hiç demezler. Peki, ne derler derseniz: Biz falan parti gibi gerici değiliz, biz falan parti gibi bağnaz değiliz, biz ırkçı değiliz, biz var ya onlar gibi her şeye muhalefet değiliz… Saymakla bitmez. Bunların her sözü değiliz le biter çok nadir duyarsınız böyleyiz aslında şöyle olmalıyız cümlelerini. Seçimi ve maçı kendi avantajına çevirmek için her yol mubahtır.</div>
<div>Ali Sami Yen deki amigo Şükrü Saraçoğlu’ndaki Fenere… Sallar. İnönü deki Fenere sallar. Şükrü Saraçoğlu’ndaki durur mu? O da Ali Sami Yen’e… sallar. Partilerin gurup konuşmaları stadyumlardan farklı mı? Hiç özeleştiri yaptıkları olmuş mu? Hep sataşmalar ve sallamalarla geçer.</div>
<div>Futbolda başarısız olanlar hep federasyona çatarlar. Siyasette ise bizi rahat mı bıraktılar canım bütün kararlarımızı reddettiler diye daha uzun süre ve geniş yetki isterler.</div>
<div>En ilginç maçlar bizim ülkemizde olur nasıl mı: ligin son hafta kaleciler komik goller yer, son haftalar averaj lazımsa maç 8:0 bile biter. Küme düşmemek için o şehrin bütün Kamu ve özel kuruluşları seferber olurlar. Tarafsız olması gerekenler bırak tarafsızlığı canlı yayınlarda tarafını ilan eder. Örneğin;14 Mayıs 2006 da Denizli’de çöplüğe dönen saha daha temizlenememişken; 19 Mayıs 2007 GS:FB maçında kirlenen Ali Sami Yen Stadı nasıl temizlenecek? Onlar orada dururken geçen yıl ve bu yıl ki GS:FB maçlarının artık maç olmaktan çıktığını görecek gözler yok mu? Son yıllarda ki Ali Sami Yen Stadında ki GS:FB maçlarına dikkat(!)</div>
<div>Siyasette son ayda yaşananlar spordakilerden farksız mı? İkisi de çirkinleşti mi yapamayacağı hareket söyleyemeyeceği laf yoktur. Siyasette de sporda da bunun örnekleri çoktur ve yaşayanların hafızalarında maalesef silinmeyecektir. Fakir fukara edebiyatı vazgeçilemez menüleridir. Hep günü birlik yaşarlar reaksiyoner bir yapıları vardır. Herkese iktidarı da şampiyonluğu da layık görmezler.</div>
<div>Ayrıldıkları noktalar ise Siyasette itibar-ı iade vardır. Sporda nasıl kazanırsa kazansın (şike, teşvik vs.) ebediyen irdelenmez iadesi de olmaz. Sporda başarısız olan yuhalanır istifaya zorlanır istifa etmek istemese bile sonunda istifa etmek zorunda kalır. Siyasette başarı ve başarısızlık fark etmez onlar alkışlanmaya devam eder onların kapıkulları eksik olmaz onları teneşir paklar</div>
<div>Biz toplum olarak oda, cemiyet, borsa, dernek, sendika, baro, kurum vb. her konuda böyleyiz atalarımız boşuna söylememiş ‘’Taşa çıkan keçinin, ağaca çıkan oğlağı olur’’ diye.<br />
Sonuç ne olursa olsun, kazanan Türk Milleti olsun.</div>
<p> </p>
<p></span></p>
<div><span style="color: #000000;"> </span></div>
<div><span style="color: #000000;"> </span></div>
<div><span style="color: #000000;"> </span></div>
<p><span style="color: #000000;"> </p>
<p></span></p>
<p><strong>NoT: Bu yazım 21/04/2009 yılında Bozkır Postası Gazetesi’nde yayınlanmıştır</strong></p>
<p><a href="http://www.bozkirpostasi.com.tr/index.php?page=kose&amp;id=4&amp;xid=451">http://www.bozkirpostasi.com.tr/index.php?page=kose&amp;id=4&amp;xid=451</a><a href="http://www.bozkirpostasi.com.tr/index.php?page=kose&amp;id=4&amp;xid=47"></a></p>
<p><strong>Muammer TUNAHAN<br />
</strong></p>
<p>Meram Gödene Toki İlköğretim Okulu</p>
<p>Beden Eğitimi Öğretmeni</p>
<p>muammertunahan@hotmail.com</p>
<h2><strong>© </strong><strong><a href="http://www.muammertunahan.com/egitim/">www.muammertunahan.com</a></strong></h2>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muammertunahan.com/kose-yazilarim/tasa-cikan-kecinin-agaca-cikan-oglagi-olur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Meram Kozağaç Spor Ligde İlk Galibiyetini Aldı!..</title>
		<link>http://www.muammertunahan.com/egitim/meram-kozagac-spor-ligde-ilk-galibiyetini-aldi.html</link>
		<comments>http://www.muammertunahan.com/egitim/meram-kozagac-spor-ligde-ilk-galibiyetini-aldi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 May 2011 13:17:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tunahan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Öğrenci Fotoğrafları]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[galibiyet]]></category>
		<category><![CDATA[konya]]></category>
		<category><![CDATA[lig]]></category>
		<category><![CDATA[meram]]></category>
		<category><![CDATA[meram Kozağaç Spor Kulübü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muammertunahan.com/?p=7507</guid>
		<description><![CDATA[2006 Yılında ben Muammer Tunahan, eşim  Ayşe Tunahan, Ahmet Özcan, kardeşim Ali Tunahan, abim Üstün Tunahan, baldızım Çiğdem Boztepe ve Ramazan &#8230;. yönetiminde kurulan ancak 2010-2011 sezonunda U-13 futbol kategorisinde amatör liğe katılabilen Meram Kozağaç Spor Kulübü U-13 futbol takımı ligde ilk galibiyetini 14/05/2011 tarihin de 2. nolu sahada Konya 1907 Spor Kulübü&#8217;nü 2:1 yenerek aldı. Meram Kozağaç Spor müsabakaya; 1 Mustafa BOZ, 2 İbrahim AKGÜL, 3 İzzet TATIŞ, 4 Hasan ADIYAMAN<a href="http://www.muammertunahan.com/egitim/meram-kozagac-spor-ligde-ilk-galibiyetini-aldi.html">&#160;Read More...</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/meram-kozağaç-spor-kulübü.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-7464" title="meram kozağaç spor kulübü" src="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/meram-kozağaç-spor-kulübü.jpg" alt="" width="210" height="158" /></a>2006 Yılında ben Muammer Tunahan, eşim  Ayşe Tunahan, Ahmet Özcan, kardeşim Ali Tunahan, abim Üstün Tunahan, baldızım Çiğdem Boztepe ve Ramazan &#8230;. yönetiminde kurulan ancak 2010-2011 sezonunda U-13 futbol kategorisinde amatör liğe katılabilen Meram Kozağaç Spor Kulübü U-13 futbol takımı ligde ilk galibiyetini 14/05/2011 tarihin de 2. nolu sahada Konya 1907 Spor Kulübü&#8217;nü 2:1 yenerek aldı.</p>
<p><span id="more-7507"></span>Meram Kozağaç Spor müsabakaya; 1 Mustafa BOZ, 2 İbrahim AKGÜL, 3 İzzet TATIŞ, 4 Hasan ADIYAMAN (Kaptan), 5 Ali ADIĞÜZEL, 6 Mehmet GEDİK, 7 Hasan Kesten, 8 Recep Tayyip TEMUR, 9 Ali Cengiz TATAROĞLU, 10 Ali TUNCER, 11 Tahir ŞANLI</p>
<p>12 Hasan GENCER, 13 Mustafa CEYLAN, 14 Mehmet Faruk GÜZEL, 15 Ali BOZKUŞ, 16 Muhammet GENÇAY</p>
<p>Teknik Sorumlu: Kürşat ÖZYÜREK</p>
<p>Goller: 10. dakika Hasan KESTEN ve 20. dakika Ali TUNCER</p>
<p><strong>Muammer TUNAHAN</strong></p>
<p>Meram Kozağaç Spor Kulübü Başkanı</p>
<p>Mail: <a href="mailto:muammertunahan@hotmail.com">muammertunahan@hotmail.com</a></p>
<h2><strong>© </strong><strong><a href="http://www.muammertunahan.com/egitim/">www.muammertunahan.com</a></strong></h2>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muammertunahan.com/egitim/meram-kozagac-spor-ligde-ilk-galibiyetini-aldi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Levent Emral Öğretmenim Nur İçinde Yat!..</title>
		<link>http://www.muammertunahan.com/egitim/levent-emral-ogretmenim-nur-icinde-yat.html</link>
		<comments>http://www.muammertunahan.com/egitim/levent-emral-ogretmenim-nur-icinde-yat.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 May 2011 10:30:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tunahan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Fevzi Çakmak İ.Ö.O.]]></category>
		<category><![CDATA[Konya Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[levent emral]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muammertunahan.com/?p=7502</guid>
		<description><![CDATA[Meram Fevzi Çakmak İ.Ö.O. Tekneloji Tasarım Öğretmenlerinden Değerli Melektaşım Sayın, Levent Emral geçtiğimiz yıl Nisan ayında yakın bir dostunun cenazesinden gelirken geçirmiş olduğu trafik kazasında ağır yaralanmıştı. Kaldırıldığı S.Ü. Meram Tıp Fakültesi Hastanesi yoğun bakım ünitesinde uzun süredir komada çıkamamış ve doktorların ve biz meslektaşlarımızın umudu ile yaşam destek ünitesine bağlı olarak yaşamını devam ettirmekteydi. 14/05/2011 sabaha karşı hastanede hayatını kaybetmiştir. Levent hocama Allah&#8217;tan rahmet, kederli ailesine ve tüm eğitim<a href="http://www.muammertunahan.com/egitim/levent-emral-ogretmenim-nur-icinde-yat.html">&#160;Read More...</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-7721" title="levent-emral" src="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/levent-emral.jpg" alt="" width="111" height="128" />Meram Fevzi Çakmak İ.Ö.O. Tekneloji Tasarım Öğretmenlerinden Değerli Melektaşım Sayın, Levent Emral geçtiğimiz yıl Nisan ayında yakın bir dostunun cenazesinden gelirken geçirmiş olduğu trafik kazasında ağır yaralanmıştı. Kaldırıldığı S.Ü. Meram Tıp Fakültesi Hastanesi yoğun bakım ünitesinde uzun süredir komada çıkamamış ve doktorların ve biz meslektaşlarımızın umudu ile yaşam destek ünitesine bağlı olarak yaşamını devam ettirmekteydi. 14/05/2011 sabaha karşı hastanede hayatını kaybetmiştir.<span id="more-7502"></span></p>
<p>Levent hocama Allah&#8217;tan rahmet, kederli ailesine ve tüm eğitim çalışanlarına da baş sağlığı diliyorum.</p>
<p><strong>Muammer TUNAHAN<br />
</strong></p>
<p>Meram Gödene Toki İlköğretim Okulu</p>
<p>Beden Eğitimi Öğretmeni</p>
<p>muammertunahan@hotmail.com</p>
<h1><strong>© </strong><strong><a href="http://www.muammertunahan.com/egitim/">www.muammertunahan.com</a></strong></h1>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muammertunahan.com/egitim/levent-emral-ogretmenim-nur-icinde-yat.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

