<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Muammer Tunahan &#187; Atatürk</title>
	<atom:link href="http://www.muammertunahan.com/tag/ataturk/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.muammertunahan.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Jan 2012 12:37:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>İlteriş Kağan’dan Atatürk’e İstiklâl Ruhu</title>
		<link>http://www.muammertunahan.com/egitim/istiklal-ruhu.html</link>
		<comments>http://www.muammertunahan.com/egitim/istiklal-ruhu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 28 Oct 2009 20:22:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tunahan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[ilteriş kağan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muammertunahan.com/?p=4974</guid>
		<description><![CDATA[‘’Babam KUTLUK KAĞAN yedi erle… Şehirdeki dağa çıkmış, dağdan inmiş. Toplanıp yetmiş er olmuş… Doğuya batıya asker sevk edip toplamış. Hepsi yedi yüz er olmuş. Köle olmuş milleti, Türk töresince yetiştirmiş ve tanzim etmiş. Tanrı, Türk kavmi yaşasın diye&#8230; Aşsız, giyeceksiz kavmime, beni kağan kıldı. Milletimin adı, sanı unutulmasın diye kardeşim KÜL TEGİN’le gece uyumadım, gündüz oturmadım… Türk, Oğuz beyleri, işitin yukarıda gök yarılmadıkça, aşağıda yer delinmedikçe ülkeni, töreni kim<a href="http://www.muammertunahan.com/egitim/istiklal-ruhu.html">&#160;Read More...</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong><img class="alignleft size-medium wp-image-4978" title="bayrak" src="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/bayrak-300x225.jpg" alt="bayrak" width="240" height="180" />‘’Babam KUTLUK KAĞAN yedi erle… Şehirdeki dağa çıkmış, dağdan inmiş. Toplanıp yetmiş er olmuş… Doğuya batıya asker sevk edip toplamış. Hepsi yedi yüz er olmuş.  Köle olmuş milleti, Türk töresince yetiştirmiş ve tanzim etmiş. Tanrı, Türk kavmi yaşasın diye&#8230;  Aşsız, giyeceksiz kavmime, beni kağan kıldı. Milletimin adı, sanı unutulmasın diye kardeşim KÜL TEGİN’le gece uyumadım, gündüz oturmadım… Türk, Oğuz beyleri, işitin yukarıda gök yarılmadıkça, aşağıda yer delinmedikçe ülkeni, töreni kim bozar?&#8221;</strong></em>(1)<span id="more-4974"></span></p>
<p>Orhun abidelerinden alınan bu sözlerde BİLGE KAĞAN Türk Milletinin ilk istiklal harbini nasıl kazanıldığını ve milleti için neler yaptığını anlatıyor. Göktürk halkının bu hareketi ile Anadolu’daki Türk halkının Kurtuluş Savaşı arasında önemli benzerlikler vardır.(1) Türk Milleti yine her alanda en karanlık günlerini yaşamakta ma bu böyle gitmezdi! 19 Mayın sabahı fırtınalı, puslu bir havada Samsun’a bir komutan indi Kendi tabiriyle: <em><strong>’’Samsuna çıktığım gün elimde maddi hiçbir kuvvet yoktu. Yalnız büyük Türk Milleti’nin asaletinden doğan ve vicdanımı dolduran yüksek ve manevi bir kuvvet vardı.’’(</strong></em>2)</p>
<p>Havza’da açtı bayrağı, topladı insanları, direnişe çağırıyor, Amasya’da bütün Anadolu’ya <em><strong>’’Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı tehlikededir. Milletin istiklâlini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.&#8221;</strong></em> diyerek, Anadolu’nun bağrına cemre gibi iniyordu.</p>
<p>Ama birileri bu durumu hiç beğenmiyor, geriye çağırıyordu. O ise daha da içlere doğru ilerliyor. Baktı ki olmuyor yoluna üniformasız devam etme kararı alıyordu. Bu günleri Muzaffer Kılıç şöyle anlatıyor.(3)’’<br />
M. Kemal üzüntülü ve kederli idi Rauf Beyle bulunduğu sırada Cevat Abbas telaşlı bir şekilde koşarak içeri girdi.<br />
—Efendim! kolordu komutanı Kazım Karabekir Paşa, sizi ziyarete geliyorlar!..<br />
Dedi. M. Kemal bunu duyunca telaşlandı. Çünkü Harbiye Nezaretinden bütün görevlerinin kendinden alınıp Kazım Karabekir Paşa’ya verildiğini ve kendisinin tevkif emrini de Karabekir Paşa’ya iletildiğini biliyordu. Yumuşak bir üslupla ‘’Buyursunlar ‘’ dedi.<br />
Kazım Paşa, odaya hışımla girip askerce bir selam vererek:<br />
—<strong>Paşam! Bütün subay, er, erat ve birliğimle yine emrinizdeyim ve emrinizde olmaya devam edeceğim.</strong><br />
Deyince birden heyecanla ayağa kalkıp Kazım Paşaya sarılıp yanaklarından öptü. Artık başlatılan kurtuluş hareketi devam edebilecekti.</p>
<p>Erzurum’da Doğu Vilayetlerini topluyor. <strong>’’Millî hudutlar dâhilinde vatan bir bütündür bölünmez.’’ </strong>diyor, Sivas’tan bütün Anadolu’ya <strong>‘’Manda ve himaye kabul olunamaz‘’</strong> diyordu. Artık bir şeyler oluyordu.</p>
<p>16 Mart 1920&#8242;de İstanbul işgal ediliyor, Meclis-i Mebus’an dağıtılıyor ve ileri gelenler Malta&#8217;ya sürülüyor, üyelerin bir kısmı da Anadolu&#8217;ya geçerek Milli Mücadele’ye katılıyordu. Bu durum Mustafa Kemal’in elini güçlendirmiş, dış etkilerden uzak bir yerde millî bir meclisin açılmaması için artık hiçbir sebep yoktu.</p>
<p>Ankara’da BMM 23 Nisan 1920’de Şerif Bey&#8217;in başkanlığında toplanıyor, M. Kemal meclis başkanı seçiliyor, Milli Mücadeleyi bütün dünyaya ilan ediyordu. Demirler dövülüyor, kınalar yakılıyor, atlar eyerleniyor ve herkes Ankara’ya akın ediyordu.</p>
<p>M. Kemal&#8217;i meclis çalışmaları dışında meşgul eden en önemli konuların başında, dağınık haldeki Türk Ordu&#8217;sunu yeniden seferber etmek, silahlandırmak ve eğitmek meselesi geliyordu.</p>
<p>Kazım Karabekir Paşa Ermenilere unutamayacağı bir ders veriyor, Antep, Maraş ve Urfa destan yazıyor Ama Yunan ilerleyişini sürdürüyordu. Çanakkale’de <strong>‘’ Ben size taarruzu değil ölmeyi emrediyorum’’</strong> diyen M. Kemal ordunun başına tekrar geçiyor, her bakımdan üstün araç gereçle savaşan Yunan Ordularını Sakarya’da yenilgiye uğratırken <strong>‘’Hattı Müdafaa yoktur sathı müdafaa vardır. Bu satıh bütün vatandır’’ </strong>diyordu.</p>
<p>Büyük Taarruz sabahı M. Kemal ordu hücuma hazırlanırken <strong>&#8220;Yarabbi! Sen Türk Ordusunu muzaffer et… Türklüğün ve Müslümanlığın düşman ayakları altında, esaret zincirinde kalmasına müsaade etme Rabbim, Yunanlıların kazandığını gösterme bana! Onlar kazanacaksa, şu gök kubbe benim başıma yıkılsın daha iyi! &#8221; </strong>diye dua ediyordu.(4)</p>
<p>M. Kemal Yunanlıların herhangi bir yerde tutunup savunmaya geçmelerine ve itilaf devletlerinin müdahalesine meydan bırakmamak için düşmanın süratle ve aralıksız kovulmasını istiyor<strong> &#8220;Ordular ilk hedefiniz Akdeniz dir ileri!&#8221; </strong>emrini veriyor, Altay’dan kopan bir çığ gibi ilerleyen Türk süvarileri 9 Eylülde İzmir’e giriyor şanlı bayrağımızı göndere çekiyordu.</p>
<p>4 yıl 5 ay 10 gün süren bu uzun ve çileli yolun sonunda 29 Ekim 1923 de Türkiye Cumhuriyetini ilan ediyordu. Bu durum Göktürk Devletinden sonra Türk ismi taşıyan ikinci Türk devleti oluyordu. 19 Mayısın en can alıcı kısmı Savaştan mağlup çıkmış, silahsız, güçsüz hatta aç biilaç kalmış bir millet, yetkileri elinden alınmış, üniforması bile kalmamış bir zat tarafından tekrar örgütlenerek şahlanır ve akıl almaz fedakârlıklar sonucu tekrar istiklaline kavuşmuştur. Bununla da kalmaz çok kısa  bir zaman içinde her alanda söz sahibi olan bir dünya devleti olur. Burada önemli iki husus var Atatürk büyük bir devlet adamıdır. Ama Türk milleti de büyük bir millettir. Bu iki önemli husus bir araya gelince bu günlere gelebilmemiz nasip olmuştur.(5)</p>
<p>Vefakâr Türk Milleti ilk istiklal savaşının komutanı Kutluk Kağan’a <strong>“İli yani devleti, vatanı kurtaran, derleyip toparlayan”</strong> anlamına gelen <strong>“İLTERİŞ KAĞAN”</strong>, son istiklal savaşının komutanı Mustafa Kemal’e de <strong>Gazi</strong> ünvanı, <strong> Mareşal</strong> rütbesi ve <strong>ATATÜRK</strong> ismiyle onurlandırmıştır.</p>
<p>Bağımsız bir Millet olmamızı sağlayan Mustafa Kemal ATATÜRK’ü, onun silah arkadaşlarını, tüm şehitler ve gazilerimizi rahmet ve şükranla anıyorum.</p>
<p>Kaynak:<br />
1- İsmail Hakkı Küpçü II. Göktürk Devleti&#8217;nin Kuruluşu makalesi<br />
2- Doğu PERİNÇEK Atatürk. Din ve laiklik üzerine sh.239<br />
3- Atatürk’ten Hiç Yayınlanmamış Anılar. Prof. Yurdakul Yurdakul sh.70–71<br />
4- Atatürk’ün Kur’an Kültürü. Dr. Abdurrahman Kasapoğlu.sh.50<br />
5- Emekli Albay Nejat ÖZTEMİZEL</p>
<p><strong>Muammer TUNAHAN<br />
</strong></p>
<p>Meram Fevzi Çakmak İlköğretim Okulu</p>
<p>Beden Eğitimi Öğretmeni</p>
<p>muammertunahan@hotmail.com</p>
<h1><strong><span lang="TR"><span><span style="font-family: Cambria;"><span style="font-size: 130%;"><span><span lang="TR">© </span></span></span></span></span></span></strong><strong><a href="../egitim/">www.muammertunahan.com</a></strong></h1>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muammertunahan.com/egitim/istiklal-ruhu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>19 Mayıs Öncesi Ahval ve Şerâit</title>
		<link>http://www.muammertunahan.com/egitim/19-mayis-oncesi-ahval-ve-serait.html</link>
		<comments>http://www.muammertunahan.com/egitim/19-mayis-oncesi-ahval-ve-serait.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 May 2009 19:45:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tunahan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[19 mayıs]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muammertunahan.com/?p=3237</guid>
		<description><![CDATA[Türk tarihi insanlığın ilk yıllarına dayanır. Ergenekon’dan çıkışla başlayan, Talas, Malazgirt, Moğol İstilası, Haçlı Seferleri, Ankara Savaşı, Kosova, İstanbul’un fethi, Çaldıran, 2. Viyana bozgunu, Çanakkale ve Milli Kurtuluş savaşı gibi önemli olaylarla ve Metehan, Kürşat, Bilge Kağan. Saltuk Buğrahan, Tuğrul Bey, Çağrı Bey, Alparslan, Süleyman Şah, Kılınç Arslan, Osman Gazi, Yıldırım, Fatih, Yavuz, Kanuni, Abdülhamit han, Fevzi Çakmak, Mustafa Kemal ve isimleri yazmakla bitmez nice kahramanlarla doludur. İşte bunlar içinde<a href="http://www.muammertunahan.com/egitim/19-mayis-oncesi-ahval-ve-serait.html">&#160;Read More...</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/ataturk.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-3240" title="ataturk" src="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/ataturk-269x300.jpg" alt="" width="215" height="240" /></a>Türk tarihi insanlığın ilk yıllarına dayanır. Ergenekon’dan çıkışla başlayan, Talas, Malazgirt, Moğol İstilası, Haçlı Seferleri, Ankara Savaşı, Kosova, İstanbul’un fethi, Çaldıran, 2. Viyana bozgunu, Çanakkale ve Milli Kurtuluş savaşı gibi önemli olaylarla ve Metehan, Kürşat, Bilge Kağan. Saltuk Buğrahan, Tuğrul Bey, Çağrı Bey, Alparslan, Süleyman Şah, Kılınç Arslan, Osman Gazi, Yıldırım, Fatih, Yavuz, Kanuni, Abdülhamit han, Fevzi Çakmak, Mustafa Kemal ve isimleri yazmakla bitmez nice kahramanlarla doludur. İşte bunlar içinde 19 Mayıs 1919 ve Mustafa Kemal&#8217;in yeri<span id="more-3237"></span> müstesnadır.<br />
19 Mayıs öncesi, uzun süren savaşlar Türk halkına büyük kayıplara mal olmuş ve adeta sokaklardan çocuk sesi kesilmiştir. Bunun yanın da ağır yenilgiler büyük toprak kayıplarıyla beraber halkın umudunun da kaybolmasına neden olmuştur.<br />
İşte bu ortamda büyük Türk milletinin makûs talihi değişiyor tarih Mustafa Kemal’le tanışıyordu. Trablusgarp Savaşı, 2. Balkan Savaşı ve Çanakkale Savaşında önemli başarılar elde etmiş, son olarak Yıldırım Orduları Grup Komutanlığına atanmış ve Mondros Mütarekesiyle birlikte İstanbul’a dönmüştür. Savaş meydanlarındaki bu başarıları onu herkesin gözünde saygın bir yere getirmiştir.<br />
Mondros mütarekesi’nden sonra Anadolu’nun en karışık yerlerinden biri samsun ve civarı idi Rumlarla ve Türkler arasında sürekli çatışmalar oluyordu. Samsun ayrıca stratejik bakımdan da büyük önem taşıyordu. Kuzey kıyılarından Anadolu’nun içlerine açılan önemli kapı idi. bunun yanında 15. Kolordu Komutanı Kazım KARABEKİR Paşa bu olayları bahane ederek Mondros mütarekesi gereği terhis etmesi gereken emrindeki orduyu terhis etmemiştir.<br />
Samsun olaylarının tahkiki ve asayişin sağlanması maksadıyla ve 9. ordu kıtaatı müfettişi sıfatıyla Anadolu’ya gönderilmek üzere Mustafa Kemal Paşanın seçilmesi bakımından önemle üzerinde durulması gereken bir konudur.<br />
‘’O dönemde yöneticilerin birbirine karşı teyakkuzda olduğu, karışık bir ortamda bir generalin böyle önemli bir göreve tayinin Genel Kurmay, Harbiye Nezareti, Sadrazam, Hükümet, Padişah ve İşgal Kuvvetleri Komutanlığı onaylarından geçmesi gerekmekte idi.’’(1)<br />
Eski sadrazamlardan ve o dönemde hükümet üyesi olan Ahmet izzet paşa, Mustafa Kemal’in Samsun’a gönderilişi ile alakalı hatıralarında Şunları yazmıştır. (2)<br />
‘’Bu olaylar olurken İstanbul’da seçkin bir kişilik türemişti. O’da Yedinci Ordu, ya da kendi tevcihince-çünkü hükümetçe verilmemiştir. Yıldırım Ordusu eski komutanı, Padişah fahri yaveri Tuğgeneral Mustafa Kemal Paşa’dır. Sultan Vahdettin veliaht iken Avrupa’ya yaptığı bir gezide mahiyetine tayin edilmiş olan bu Paşa, eski yakınlık ve yaverlik özelliğinden faydalanarak saraya gidip geliyordu. Sadrazam Ferit Paşa ise sarayda ve İtilaf Devletleri mahfillerinde rekabete tahammül edemezdi. Fazla olarak bu yeni türeyen Paşa iç politikayla açıkça uğraşıyor ve hele hele benimle de çekinmeden görüşüyordu. Padişahın hakkında sevgi göstermesi, para suiistimali ve Ermeni öldürmek gibi açık bir suçlama nedeni de bulunmadığından, diğer hasım ve rakipleri gibi bir vartaya atmaya çare bulunmayınca, bu zorlu rakibi yumuşak bir şekilde İstanbul’dan uzaklaştırmaya vesile olmaya başladı. Sultan Vahdettin de izlenen yaltakçılık ve miskinlik siyasetinin iflas ettiğini anlayınca belli etmeden Anadolu’da bir vücuda getirmek ve değişik cemiyetleri kendi yararına olarak birleştirmeyi düşünmüş, hatta daha önce Rauf Bey’i bu maksatla kendine çekmek için epeyce çalışmıştı. Fakat bu kişilik sahibi inatçı ve ağırbaşlı vatanperver kendiliğinden Anadolu’da savaşa koşmuş olduğu halde, padişahın vaad ve ısrarına boyun eğmeyince, Padişah fahri yaverini hatırladı. İşte bu suretledir ki, başka başka görüş açısı izleyen hükümdarlarla sadrazam, bu kişiyi Anadolu’ya gönderme amacında birleştiler.’’<br />
Mustafa Kemal yakın arkadaşları tarafından yenilikçi ve cumhuriyetçi olarak bilirdi. Bu iddiayı destekler mahiyetteki ifadeyi Fevzi Paşa’nın hatıralarında yer almaktadır.(3)<br />
‘’—Mütareke senesinde, bir Cuma selamlığından sonra Sultan Vahdettin beni huzuruna kabul etti:<br />
—Paşa, dedi. Durumu görüyorsunuz. Bu işler ancak Anadolu’da teşkilatlanarak kurtarılabilir. Bana Anadolu’da teşkilat kuracak, memleketi şu karanlık durumda kurtarabilecek Paşaların listesini yapıp getirin.<br />
Ertesi Cuma, yine selamlıktan sonra huzuruna girip hazırladığım listeyi verdim. Dikkatle okuduktan sonra, bir müddet sustu. Sonra yarı kapalı gözleriyle ağır ağır tane tane konuşmaya başladı:<br />
—Paşa, Mustafa Kemal hırsız mıdır?<br />
—Hâşâ Padişahım<br />
—Bir namussuzluğu, ahlaksızlığı var mıdır?<br />
—Hayır efendim. O hepimizden bilgili, kabiliyetli ve dinamiktir.<br />
—O halde bu listeye niçin onun adını yazmadınız?&#8230;<br />
Hiç düşünmeden cevap verdim:<br />
—Padişahım, Mustafa Kemal Paşa yenilik ve bilhassa öteden beri Cumhuriyet taraftarıdır.<br />
Padişah elindeki kâğıdı atar gibi masanın üzerine bıraktı… ayağa kalkıp pencereye döndü. Limanda demirli İtilaf devletleri gemilerini göstererek:<br />
—Paşa! Paşa!.. Bu gemileri görmek kanıma dokunuyor. Bu memleket kurtulsun da isterse Cumhuriyet olsun…’’<br />
Mustafa Kemal Samsuna gidecek ekibin bütün vize işlemlerini ve ihtiyaçlarını 15 Mayıs gününe kadar tamamladı. O gün Mustafa Kemal Yıldız Sarayı’nda padişahla görüştü. Hatıralarında Padişahla görüşmesini şöyle anlatacaktır.(4)<br />
‘’Yıldız sarayının ufak bir salonunda Vahdetinle adeta diz dize denecek kadar yakın oturduk. Sağında dirseğini dayamış olduğu bir masa ve üstünde bir kitap var. Salonun Boğaziçi’ne doğru açılan penceresinden gördüğümüz manzara şu: Birbirine muvazi hatlar üzerinde düşman zırhlıları! Bordalarındaki toplar, sanki Yıldız Sayrına doğrultulmuş! Manzarayı görmek için, oturduğumuz yerden başımızı sağa sola çevirmek kâfi idi.<br />
Vahdettin hiç unutmayacağım şu sözlerle konuşmaya başladı:<br />
—Paşa, Paşa şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin. Bunun hepsi artık bu kitaba girmiştir. (Elini demin bahsettiğim kitabın üstüne bastı ve ilave etti:) Tarihe geçmiştir.<br />
O zaman bunun bir tarih kitabı olduğunu anladım. Dikkatle ve sükûtla dinliyordum.<br />
—Bunları unutun, dedi. Asıl şimdi yapacağın hizmet hepsinden mühim olabilir. Paşa devleti kurtarabilirsin!<br />
Bu son sözlerinden hayrete düştüm. Acaba Vahdettin benimle samimi mi konuşuyor? O Vahdettin ki ecnebi hükümetlerin yüzüncü derece aletleri ile temas arayarak devletini ve saltanatını kurtarmaya çalışıyordu. Bütün yaptıklarından pişman mı idi? Aldatıldığını mı anlamıştı? Fakat böyle bir tahminle başka bahislere girmeyi tehlikeli addettim. Kendisine basit cevaplar verdim.<br />
—Hakkımdaki teveccüh ve itimada arz-ı teşekkür ederim. Ellimden gelen hizmette kusur etmeyeceğime emniyet buyurunuz.<br />
—Merak buyurmayınız efendimiz, dedim. Nokta-i nazar-ı şahanenizi anladım. İrade-i seniyeniz olursa hemen hareket edeceğim ve bana emir buyurduklarınızı bir an unutmayacağım.<br />
‘’Muvaffak ol’’ hitab-ı şahanesine mazhar olduktan sonra. Huzurundan çıktım.<br />
Mustafa Kemal’e 9. Kıtaatı Müfettişi olarak çok büyük yetkiler verilmiştir. ‘’Talimatname. Osmanlı Tarihinde bir paşaya verilmemiş en geniş yetki belgelerinden biriydi. Bu nizamnameyle Mustafa Kemal’e benzeri beklide 17. asrın vezir ailesi Köprülülere verilmiş olan yetkilerin aynısını tanıyor; Paşa sadece askeri değil mülki erkâna da emir verme hakkına sahip oluyor, mesela müfettişlik bölgesindeki tayinler ve görev değişiklikleri bile onun yetkisine giriyordu.(5)</p>
<p>Hatıralardan çıkan sonuç: İstanbul işgal altında ama herkes birbirine düşmüş ve işgalcilerden medet ummakta. Padişah Vahdettin saltanatını ve devleti kurtarmak için İtilaf Devletlerine boyun eğmiş, yabancılardan medet ummuş çırpınmalarının fayda getirmediğini anlamıştır. Bu durumdan kurtulmanın yolunun Anadolu’da olduğunu ve çare olarak Mustafa Kemal’i görmüştür.<br />
Mustafa Kemal ise Osmanlı Devletinin gözde Paşalarından biri, kirli işlere bulaşmamış, sicili temiz, askeri kabiliyet ve stratejisi yüksek, En önemlisi de Mustafa Kemal’i tanıyanlar yenilikçi ve Cumhuriyetçi olduğunu bilmeleridir.<br />
Mustafa Kemal 9. ordu Kıtaatı Müfettişliğine atanırken herkesin başka hesapları vardı. Onunda hesabı başkaydı. İşte bu yolculuk Türk tarihinde 600 yıl hüküm sürmüş bir devrin kapandığı ve yeni bir devrin başlamakta olduğunun habercisidir.<br />
Mustafa Kemal Paşa 16 Mayıs 1919’da Cuma namazından sonra padişahla en son görüşmesini yaparak mahiyetiyle birlikte Bandırma vapuruyla Samsun’a hareket etmiştir.</p>
<p>Kaynaklar:<br />
1- Sabahattin SELEK Anadolu İhtilali, s20<br />
2- Ahmet İzzet Paşa, Feryadım<br />
3- Vehbi Vakkasoğlu, son bozgun cilt:1, S.134–135, Timas, Istanbul1990, Tercüman Gazetesi, 10.04.1976<br />
4- Atatürk Atatürk’ü Anlatıyor. Milliyet Yayınları, sh. 339–340<br />
5- Murat Bardakçı, age, s. 129</p>
<p><strong>Muammer TUNAHAN<br />
</strong></p>
<p>Meram Fevzi Çakmak İlköğretim Okulu</p>
<p>Beden Eğitimi Öğretmeni</p>
<p>muammertunahan@hotmail.com</p>
<h1><strong><span lang="TR"><span><span style="font-family: Cambria;"><span style="font-size: 130%;"><span><span lang="TR">© </span></span></span></span></span></span></strong><strong><a href="../egitim/">www.muammertunahan.com</a></strong></h1>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muammertunahan.com/egitim/19-mayis-oncesi-ahval-ve-serait.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Atatürk`ün Filistin ile İlgili Haziran 1937’de TBMM’de Yaptığı Konuşma</title>
		<link>http://www.muammertunahan.com/tarih/ataturkun-filistin-ile-ilgili-haziran-1937%e2%80%99de-tbmm%e2%80%99de-yaptigi-konusmasi.html</link>
		<comments>http://www.muammertunahan.com/tarih/ataturkun-filistin-ile-ilgili-haziran-1937%e2%80%99de-tbmm%e2%80%99de-yaptigi-konusmasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Jan 2009 15:19:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tunahan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[filistin]]></category>
		<category><![CDATA[hakkındaki]]></category>
		<category><![CDATA[KONUŞMASI]]></category>
		<category><![CDATA[TBMM'DEKİ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muammertunahan.com/?p=859</guid>
		<description><![CDATA[ Türkçe hâkimiyeti milliye gazetesi Kemal Atatürk`ün Türkiye Millet Meclisinde irad etmiş olduğu bir nutuktan bahsediyor. Aşağıdaki satırlar bu nutkun Filistin’e taalluk eden kısmından alınmıştır. &#8220;Arapların Avrupa siyasetine nüfuz edemeyip bu sözde istiklal kelimesine inandıkları ve bu uğurda Arap memleketlerini Avrupa emperyalizmine esir kıldıkları çok şayanı teessüftür. Arapların arasında mevcut olan karışıklığı ve hoşnutsuzluğu kimse bizim kadar bilemez. Biz vakıa bir kaç sene Araplardan uzak kaldık. Fakat şimdi kendimize kâfi derecede<a href="http://www.muammertunahan.com/tarih/ataturkun-filistin-ile-ilgili-haziran-1937%e2%80%99de-tbmm%e2%80%99de-yaptigi-konusmasi.html">&#160;Read More...</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size: 12pt; background: white; font-family: &quot;Times New Roman&quot;; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-language: TR; mso-bidi-language: AR-SA;"><a href="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/ataturk.bmp"><img class="alignleft size-full wp-image-862" title="ataturk" src="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/ataturk.bmp" alt="" /></a> </span>Türkçe hâkimiyeti milliye gazetesi Kemal Atatürk`ün Türkiye Millet Meclisinde irad etmiş olduğu bir nutuktan bahsediyor. Aşağıdaki satırlar bu nutkun Filistin’e taalluk eden kısmından alınmıştır.<br />
&#8220;Arapların Avrupa siyasetine nüfuz edemeyip bu sözde istiklal kelimesine inandıkları ve bu uğurda Arap memleketlerini Avrupa emperyalizmine esir kıldıkları çok şayanı teessüftür.<span id="more-859"></span></p>
<p>Arapların arasında mevcut olan karışıklığı ve hoşnutsuzluğu kimse bizim kadar bilemez. Biz vakıa bir kaç sene Araplardan uzak kaldık. Fakat şimdi kendimize kâfi derecede güvenip ve kudretimizi bildiğimiz için İslamiyet’in mukaddes yerlerini Musevilerin ve Hıristiyanların nüfuzunun altına girmesine mani olacağız. Binaenaleyh şunu söylemek istiyoruz ki buraların Avrupa emperyalizminin oyun sahası olmasına müsaade etmeyeceğiz. Biz şimdiye kadar dinsiz ve İslamiyet’e lakayt olmakla itham edildik.</p>
<p>Fakat bu ithamlara rağmen Peygamberin son arzusunu yani, mukaddes toprakların daima İslam hâkimiyetinde kalmasını temin için hemen bu gün kanımızı dökmeye hazırız.<br />
Cedlerimizin, Selahaddin`in idaresi altında, uğrunda Hıristiyanlarla mücadele ettikleri topraklarda yabancı hâkimiyet ve nüfuzunun tahtında bulunmasına müsaade etmeyeceğimizi beyan edecek kadar bu gün, Allah`ın inayeti ile kuvvetliyiz. Avrupa bu mukaddes yerlere temellük etmek için yapacağı ilk adımda bütün İslam âleminin ayaklanıp icraata geçeceğinden şüphemiz yoktur.”<br />
Arapça neşir : “Bombay Cronicle 27.07.1937 münteşir”<br />
Türkçe Neşir: Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi<br />
<strong>İşte o belge;<a href="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/belge1.bmp"><img class="alignleft size-medium wp-image-864" title="belge1" src="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/belge1.bmp" alt="" /></a></strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><strong></strong></p>
<p><a href="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/belge-2.bmp"><img class="alignleft size-medium wp-image-867" title="belge-2" src="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/belge-2.bmp" alt="" /></a></p>
<p><a href="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/belge-3.bmp"><img class="alignleft size-medium wp-image-868" title="belge-3" src="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/belge-3.bmp" alt="" /></a></p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p> </p>
<p><a href="http://www.muammertunahan.com"><strong>www.muammertunahan.com</strong></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muammertunahan.com/tarih/ataturkun-filistin-ile-ilgili-haziran-1937%e2%80%99de-tbmm%e2%80%99de-yaptigi-konusmasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

