<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Muammer Tunahan &#187; çocuk eğitim</title>
	<atom:link href="http://www.muammertunahan.com/tag/cocuk-egitim/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.muammertunahan.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Fri, 13 Jan 2012 12:37:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Meslek Seçerken Dikkat Edilecek Hususlar</title>
		<link>http://www.muammertunahan.com/egitim/meslek-secerken-dikkat-edilecek-hususlar.html</link>
		<comments>http://www.muammertunahan.com/egitim/meslek-secerken-dikkat-edilecek-hususlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Jun 2011 07:10:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tunahan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[meslek seçim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muammertunahan.com/?p=4032</guid>
		<description><![CDATA[Bu günlerde ilköğretimden liseye geçişlerden ve ÖSS sonuçlarından dolayı öğrencilerimiz çok önemli bir tercih yapmak durumundadırlar. Tercih yapacak öğrencilerimizden bu yazımızı dikkatle okumalarını istiyorum. Bizim öğrencilik yıllarımızda okullarda meslek seçimi ve mesleklerin tanıtılması adına fazla bir etkinlik yapılmazdı. Ortaokul bitip hangi liseye kayıt olmalıyım?  Liseyi bitirince hangi üniversiteyi tercih etmeliyim? Gibi sorulara uygun bir cevap verecek kişi çok azdı. Bu işi bizim yerimize babalarımız düşünür ve kendilerince uygun olan tercihi<a href="http://www.muammertunahan.com/egitim/meslek-secerken-dikkat-edilecek-hususlar.html">&#160;Read More...</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/meslek-seçerken-dikkat-edilecek-hususlar.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-7595" title="meslek seçerken dikkat edilecek hususlar" src="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/meslek-seçerken-dikkat-edilecek-hususlar.jpg" alt="" width="253" height="199" /></a>Bu günlerde ilköğretimden liseye geçişlerden ve ÖSS sonuçlarından dolayı öğrencilerimiz çok önemli bir tercih yapmak durumundadırlar. Tercih yapacak öğrencilerimizden bu yazımızı dikkatle okumalarını istiyorum. Bizim öğrencilik yıllarımızda okullarda meslek seçimi ve mesleklerin tanıtılması adına fazla bir etkinlik yapılmazdı. Ortaokul bitip hangi liseye kayıt olmalıyım?  Liseyi bitirince hangi üniversiteyi tercih etmeliyim? Gibi sorulara uygun bir cevap verecek kişi çok azdı. Bu işi bizim yerimize babalarımız düşünür ve kendilerince uygun olan tercihi yaparlardı.<span id="more-4032"></span></p>
<p>Mesela ben Tarih öğretmeni olmak istiyordum ama babam sağa sola danışmış ve o zaman öyle uygun bulmuş ki (!) beni Bozkır Endüstri Meslek Lisesi’ne yazdırdı. Okulun dersleri bana çok ağır geliyor bedensel ve ruhsal olarak müfredat eziyordu. Tüm bu şartlara rağmen meslek lisesinde okumuş olduğum alandan değil, hiçte alakası olmayan daldan meslek edindim. (Beden Eğitimi Öğretmeniyim) Verdiğim örnek yanlış anlamasın, meslek liselerini eleştirmek için bunları yazmıyorum aksine meslek liselerini çok yararlı buluyorum ama çocuklarımızın hangi okula kayıt yaptırmalarının ne kadar önemli olduğunu anlatmaya çalışıyorum.</p>
<p>Günümüz eğitim anlayışında meslek seçimine çok küçük yaşlarda başlanmasının önemli olduğunu ilgili çalışmalarla ortaya konmuştur. Her bireyin hayatının ileriki safhalarını etkileyecek olan meslek seçiminde göz önünde bulundurmanız gereken hususları aşağıda bir bir sıraladım. Umarım siz veli ve öğrenciler meslek seçimi belirli bir plan doğrultusunda yaparsanız</p>
<p><strong>Meslek Seçimi Ne Demektir.</strong></p>
<p>• Doğru tercih iyi bir yaşamın başlangıcı demektir.</p>
<p>• Birçok insan seçmiş olduğu mesleğin getireceği hayat biçimini bilmediği ve incelemediği için başarısız ve verimsiz olmuştur!</p>
<p><strong>Karar Verme Sürecinde İzlenen Basamaklar</strong><br />
1.  Bireyin yeteneklerini belirlemesi (Ben neler yapabilirim?)<br />
2.  İlgi alanlarını belirlemesi (Ben ne istiyorum?)<br />
3.  İş değerlerinin belirlenmesi (Nasıl bir iş istiyorum, ben ne istiyorum?)<br />
4.  Kişilik özelliklerinin belirlenmesi (Karakterim nasıl?)<br />
5.  İlgi duyulan mesleklerin incelenmesi.</p>
<p><strong>Mesleğe Girmek İçin Aranan Özellikler.</strong><br />
• Yaş, cinsiyet, boy, kilo, dış görünüş ile ilgili belirli şartları var mı?<br />
• Mesleğe nasıl girilir?<br />
• Sınavla atama, ya da kişisel gayretler.<br />
• Hangi yaşlar arasında yapabilirim?<br />
• Sosyal güvenliği var mı?</p>
<p><strong>Mesleğin Getireceği Kazanç</strong><br />
• Bu meslekte çalışanların ortalama kazancı ne kadardır?<br />
• Kazançlar günlük, haftalık, aylık veya mevsimlik olarak değişiyor mu?<br />
• Aynı meslekte çalışanlar arasında ülkenin değişik bölgelerinde yaşayanlarda kazanç bakımından farklılık var mı?</p>
<p><strong>İş Bulma İmkânı</strong><br />
• Seçilecek olan mesleğe talep ne durumda?<br />
• Bölge ya da mevsime göre gereklilik gösteriyor mu?<br />
• İş bulma imkânı kolay mı?<br />
• Bu mesleğe duyulan ihtiyacın azalması veya artması söz konusu mu?<br />
• Kamu ve özel sektörde iş bulabileceği gibi serbest çalışma imkânı da var mı?</p>
<p><strong>Şu, Sözleri Hiç Unutma</strong><br />
• Çocuğuna meslek öğretmeyen, ona hırsızlık yolunu açar.<br />
• Başarıya ulaşamayanların yüzde doksanı yenilgiye uğramamıştır… Sadece pes etmişlerdir.<br />
• Edison’un asistanı: “700. denemede başarısız olduk” dediğinde; Edison: “Hayır, başarısız olmadık, yapmamamız gereken 700 şeyi öğrendik” diye cevap veriyor.</p>
<p>Yapacağınız tercihlerde isabet etmeniz dileğiyle…</p>
<p><strong>Muammer TUNAHAN<br />
</strong></p>
<p>Meram Gödene Toki İlköğretim Okulu</p>
<p>Beden Eğitimi Öğretmeni</p>
<p>muammertunahan@hotmail.com</p>
<h1><strong><span lang="TR"><span><span style="font-family: Cambria;"><span style="font-size: 130%;"><span><span lang="TR">© </span></span></span></span></span></span></strong><strong><a href="../egitim/">www.muammertunahan.com</a></strong></h1>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muammertunahan.com/egitim/meslek-secerken-dikkat-edilecek-hususlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sınavlara Hazırlanma da Aileye Düşenler</title>
		<link>http://www.muammertunahan.com/bozkir/sinavlara-hazirlanma-da-aileye-dusenler.html</link>
		<comments>http://www.muammertunahan.com/bozkir/sinavlara-hazirlanma-da-aileye-dusenler.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 08:17:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tunahan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bozkır]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Emin Karabacak]]></category>
		<category><![CDATA[sbs sınavı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muammertunahan.com/?p=5292</guid>
		<description><![CDATA[Çocuklarımız her yıl olduğu gibi bu yıl da, Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı (PYBS) , Seviye Belirleme Sınavı (SBS) ve Üniversiteye giriş sınavı olan YGS ve LYS’ ye gireceklerdir. İlköğretim 5. sınıflar ile lise 1, 2 ve 3 sınıfta okuyan öğrenciler PYBS’ YE 2 Mayıs 2010’da gideceklerdir. İlköğretim 6.sınıflar 12 Haziran 2010, 7.sınıflar 6 Haziran 2010 ve 8.sınıflarda 5 Haziran 2010’da PYBS ve SBS’ ye gireceklerdir. Lise son sınıf ve<a href="http://www.muammertunahan.com/bozkir/sinavlara-hazirlanma-da-aileye-dusenler.html">&#160;Read More...</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-777" title="memin" src="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/memin-240x300.jpg" alt="memin" width="101" height="126" />Çocuklarımız her yıl olduğu gibi bu yıl da, Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı (PYBS) , Seviye Belirleme Sınavı (SBS) ve Üniversiteye giriş sınavı olan YGS ve LYS’ ye gireceklerdir.</p>
<p>İlköğretim 5. sınıflar ile lise 1, 2 ve 3 sınıfta okuyan öğrenciler PYBS’ YE 2 Mayıs 2010’da gideceklerdir.<span id="more-5292"></span></p>
<p>İlköğretim 6.sınıflar 12 Haziran 2010, 7.sınıflar 6 Haziran 2010 ve 8.sınıflarda 5 Haziran 2010’da PYBS ve SBS’ ye gireceklerdir.</p>
<p>Lise son sınıf ve mezun öğrenciler de YGS’ye11 Nisan 2010 da, LYS’ ye de LYS–1 (Matematik-Geometri), LYS–5 (Yabancı Dil) 19 Haziran, LYS–4 (Sosyal Bilimler) 20 Haziran, LYS–3 (Edebiyat-Coğrafya) 26 Haziran, LYS–2 (Fen Bilimleri) 27 Haziran 2010’da gireceklerdir.</p>
<p>Sınava hazırlanan çocukların anne babalarına düşen görevleri şu şekilde sıralayabiliriz:</p>
<p>Çocuklar; okulda ve sınavlarda daha başarılı olmaları için planlı olmak zorundadırlar. Planlı ders çalışmak demek; neyi, nerede, ne zaman, nasıl ve ne şekilde yapacağını bilmek demektir. Yani çalışacağı dersin, oynayacağı oyunun ve seyredeceği televizyonun zamanı bellidir. İyi bir ders çalışma planında hem etkili ders çalışmaya hem de kendine ayıracak zamanı vardır. Bu konuda aileye düşen görev; çocuğun ders çalışabileceği uygun bir ortam ve plana uyup uymadığını kontrol etmektir.</p>
<p>Aileler, çocuklarının girecekleri sınavlarda sınavlara uygun kitaplar almalıdırlar. Bu kitapların içinde geçmiş yıllarda çıkmış sorulara ait kitap da olmalıdır. Çocukların bu kitaplara çalışmaları teşvik edilmelidir.</p>
<p>Çocukların sınavlarda başarılı olmasının bir diğer yolu da okul derslerine iyi çalışmalarıdır. Çünkü SBS ve DPY-B sınavlarında çocuğun okuduğu sınıfın müfredat programından soru sorulmaktadır. Üniversite sınavlarının birinci bölümde lise 1, ikinci bölümde ise daha çok lise 3. sınıf konularında sorular sorulmaktadır. Yine çocuklar okuldaki ders notlarını yüksek tutmaları sağlanmalıdır. SBS ve YGS puanın hesaplanmasında notların önemi çok büyüktür. Aileler çocukların okul derslerine çalışmaları ile notların yüksek tutulmasında konusunda gereken hassasiyeti göstermeleri gerekir.</p>
<p>Çocukların sınavlarda başarılı olmak için bol kitap okumalıdırlar. Yeni sınav sisteminde sorular % 60 civarında yorumlamaya dayalıdır. Sınavlarda yorumlama yeteneği gelişmiş çocukları daha başarılı olduğu bir gerçektir. Aile olarak çocukların seviyelerine uygun kitap almalar ve kitap okumayı alışkanlık haline getirmeler sağlanmalıdır.</p>
<p>Çocukların sınavlarda başarılı olmaları için beslenmeleri dikkat etmeleri gerekir. Bu konuda aile; çocukları okula kahvaltı yapmadan göndermeyeceği gibi sağlıklı beslenmeleri içinde dikkat etmeleri gerekir. Bunu yanında çocukların ruhsal gelişimlerine ve psikolojilerine de dikkat edilmelidir. Çünkü ruhsal gelişimlerini sağlıklı tamamlayamamış çocuktan başarı beklemek gerçektende zor. Sınava hazırlanan bu çocukların psikolojilerin iyi tutulması gerekir. Depresyona girmiş bir çocuktan nasıl bir başarı beklenemeyecekse üzerinde sürekli ders çalışma ve sınav konusunda psikolojik baskı olan çocuktan da başarı beklenemez.</p>
<p>Sonuç olarak çocukların sınavlara hazırlanmasında; planlı çalışmalarını, okul derslerini ihmal etmemelerini, notları yüksek tutmalarını, seviyelerine uygun bol bol kitap okumaları sağlanmalıdır. Bunun birlikte çocukların sınav kaygısını artıracak konuşmalardan uzak durmak ve onların başarıları için dua etmek gerekir.</p>
<p><strong>Mehmet Emin Karabacak</strong></p>
<p>Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uzmanı</p>
<p>m.emin.karabacak@hotmail.com</p>
<h2><a href="http://www.muammertunahan.com">www.muammertunahan.com</a></h2>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muammertunahan.com/bozkir/sinavlara-hazirlanma-da-aileye-dusenler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklara Ne Kadar Harçlık Verilmeli?</title>
		<link>http://www.muammertunahan.com/egitim/cocuklara-ne-kadar-harclik-verilmeli.html</link>
		<comments>http://www.muammertunahan.com/egitim/cocuklara-ne-kadar-harclik-verilmeli.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2009 21:12:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tunahan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[harçlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muammertunahan.com/?p=5029</guid>
		<description><![CDATA[Para kazanmak ne kadar önemli ise para harcamak da o kadar önemlidir. Çocuklara verilen harçlıklar, yetişkinlik çağında parayı nasıl kullanması gerektiğini öğretecektir. Bazı anne babalar, kendilerinin yokluk içinde büyüdüklerini düşünerek; “bizler görmedik, yiyip içemedik” diyerek çocuklara fazla harçlık verme çabası içerisindedirler. Anne babaların bu tutumu hem aile ekonomisini olumsuz etkilenmesine hem de çocuğun doyumsuz olmasına neden olmaktadır. Çocuklara fazla harçlık vermek, çocukta zamanla doyumsuzluğa sebep olacaktır. Her istediğini alan çocuk,<a href="http://www.muammertunahan.com/egitim/cocuklara-ne-kadar-harclik-verilmeli.html">&#160;Read More...</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-777" title="memin" src="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/memin-240x300.jpg" alt="memin" width="118" height="147" />Para kazanmak ne kadar önemli ise para harcamak da o kadar önemlidir. Çocuklara verilen harçlıklar, yetişkinlik çağında parayı nasıl kullanması gerektiğini öğretecektir.<br />
Bazı anne babalar, kendilerinin yokluk içinde büyüdüklerini düşünerek; “bizler görmedik, yiyip içemedik” diyerek çocuklara fazla harçlık verme çabası içerisindedirler. Anne babaların bu tutumu hem aile ekonomisini olumsuz etkilenmesine hem de çocuğun doyumsuz olmasına neden olmaktadır.<span id="more-5029"></span></p>
<p>Çocuklara fazla harçlık vermek, çocukta zamanla doyumsuzluğa sebep olacaktır. Her istediğini alan çocuk, farklı alanlara ve farklı isteklere yöneleceğinden, çocuğun kötü alışkanlıklara düşme ihtimalini artıracaktır.<br />
Her istediği alınan çocuk, yarının mutsuz ve doyumsuz yetişkini olacaktır. Her şeyi olduğu halde mutsuz olan yüzlerce insan görmekteyiz.<br />
Çocuğa fazla harçlık vermek, kendi çocuğuna olduğu gibi diğer çocuklara da büyük zarar vermektedir; çünkü okullarda sosyoekonomik seviyesi farklı çocuklar bulunmaktadır. Harçlığı olmayan yâda yetersiz olan çocuk, arkadaşının bol para harcamasından olumsuz etkilenecektir. Bu çocukta üzüntü, moral bozukluğu ve özgüven eksikliğine sebep olacaktır.<br />
Toplumsal hayatta olduğu gibi okullarda da çocuklar, çalışkanlarla çok parası olanları daha çok severler. Çocuklar, bunları çıkarları için seveceklerinden, çocuklara fazla harçlık vererek çocukların arkadaşlık ilişkilerini olumsuz etkilememek gerekir.<br />
Bununla birlikte çocuğa yetersiz yâda hiç harçlık vermemekte yanlıştır. Çocuk yok yoku bilmeyeceğinde arkadaşlarıyla kendisini kıyaslamasına, anne babasının kendisini çok para harcayan arkadaşının anne babası kadar sevmediği zannına kapılmasına neden olabilir. Bunun yanında yeterli harçlık alan çocuk, ailesi tarafından kendisinin sevildiği ve evin vazgeçilmez bir bireyi olduğunu hissetmesini sağlar.<br />
Okula yetersiz yâda harçlıksız gelen çocuk; kendisini yetersiz, güvensiz ve sevilmeyen biri olarak görebilir. Bunun sonucunda da çocuk; arkadaşlarının malına ve arkadaşlık ilişkilerine zarar verebilir.</p>
<p>Çocuklara Neden harçlık verilmeli?</p>
<p>Çocuğa harçlık vermekteki amaç kendi ihtiyaçlarını karşılamasını öğretmektir. Çocuklara harçlık verilirken nasıl harcaması gerektiği de öğretilmelidir. Bu ihtiyaçların içinde kantinden alacağı yiyecekle okul ihtiyaçlarının önceliklerini ayarlayabilmesidir.</p>
<p>Çocuklara verilen harçlıktaki amaç çocuğun sorumluluk duygusunu geliştirme, tasarruf yapmasını öğretme, anlık isteklerini erteleyebilme, özgüven kazandırma, hedefleri için para biriktirmesini öğretmektir.</p>
<p>Paylaşmayı öğretmek için arada sırada olsa fazla harçlık verilerek (arkadaşına da al) küçük yaştan itibaren paylaşmasını öğretilmelidir.</p>
<p>Harçlıklar ne kadar ve nasıl olmalı?</p>
<p>Çocuklara verilen harçlıklar, düzenli, abartısız ve tutarlı şekilde verilmelidir. Çocuklara verilecek harçlığın miktarı ise çocuğun temel ve okul ihtiyaçları göz önünde bulundurularak çocukla birlikte karar verilmelidir.<br />
Sabah kahvaltısı yapmadan okula giden çocukların harçlıkları tekrara gözden geçirilmesini öneririz; çünkü bu çocuklar harçlıklarıyla besleyici ve doyurucu yiyecekler almamaktadırlar. Bu da çocukların başarılarını olumsuz etkilemektedir. Bununla birlikte kahvaltı yapmadan okula gitmeyi alışkanlık haline getiren çocuk, yetişkinlikte de işe kahvaltı yapmadan gidecektir.</p>
<p>Çocuklara verilecek harçlıkta 1.2.3.4.sınıf öğrencilerine günlük verilmesi uygundur. Çünkü bu çocuklarda soyut zekâ tam gelişmediği için vereceğiniz harçlıkları hemen harcayabilirler. İlköğretim 5.6.7.8. sınıf öğrencilere haftalık, lise öğrencilerine ise aylık verilmesi uygun olabilir.<br />
Zamansız harçlığını harcayan çocuklara ara harçlık verilmemelidir. Amaç harçlığını uygun bir şekilde harcamayı ve tasarruf yapmayı öğretmektir. Bununla birlikte çocukların harçlıklarını nerede ve nasıl harcadıklarına dikkat etmek gerekir.<br />
Atalarımızın:“Az verme hırsız, çok verme arsız olur” öğüdünü unutmamak dileğiyle&#8230;</p>
<p><strong>Mehmet Emin Karabacak<br />
Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uzmanı</strong></p>
<p><strong>m.emin.karabacak@hotmail.com</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muammertunahan.com/egitim/cocuklara-ne-kadar-harclik-verilmeli.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocukların Başarısını Artırma da Aileye Düşen Görevler</title>
		<link>http://www.muammertunahan.com/egitim/cocuklarin-basarisini-artirma-da-aileye-dusen-gorevler.html</link>
		<comments>http://www.muammertunahan.com/egitim/cocuklarin-basarisini-artirma-da-aileye-dusen-gorevler.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Sep 2009 12:45:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tunahan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Emin Karabacak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muammertunahan.com/?p=4438</guid>
		<description><![CDATA[Bizler anne baba olarak çocuklarımızın okulda ve toplumsal hayatta başarılı olmalarını isteriz. Çünkü bizler üzerimize düşeni fazlasıyla yaptığımızı düşünürüz. Onun içinde “yemedim yedirdim, giymedim giydirdim…” gibi sözlerini hiç ağzımızdan düşürmeyiz. Çocukların sadece karınlarını doyurmak, üstlerini giydirmek ve okul ihtiyaçlarını karşılamakla görevimizin bittiğini sanıyoruz. Oysa çocukların fiziksel ihtiyaçlarının yanında duygusal ve psikolojik ihtiyaçlarının da olduğu unutulmamalıdır. Çocukların okulda başarılı olmaları aile tutumlarına bağlıdır. Çocukların okul başarılarını artırmak için aileye düşen görevlerin<a href="http://www.muammertunahan.com/egitim/cocuklarin-basarisini-artirma-da-aileye-dusen-gorevler.html">&#160;Read More...</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-medium wp-image-777" title="memin" src="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/memin-240x300.jpg" alt="memin" width="144" height="180" />Bizler anne baba olarak çocuklarımızın okulda ve toplumsal hayatta başarılı olmalarını isteriz. Çünkü bizler üzerimize düşeni fazlasıyla yaptığımızı düşünürüz. Onun içinde “yemedim yedirdim, giymedim giydirdim…” gibi sözlerini hiç ağzımızdan düşürmeyiz. Çocukların sadece karınlarını doyurmak, üstlerini giydirmek ve okul ihtiyaçlarını karşılamakla görevimizin bittiğini sanıyoruz.  Oysa çocukların fiziksel ihtiyaçlarının yanında duygusal ve psikolojik ihtiyaçlarının da olduğu unutulmamalıdır.<span id="more-4438"></span></p>
<p>Çocukların okulda başarılı olmaları aile tutumlarına bağlıdır. Çocukların okul başarılarını artırmak için aileye düşen görevlerin bazılarını şu şekilde sıralayabiliriz:</p>
<p>Çocuk sabah kahvaltısı yapmadan okula göndermemeli.</p>
<p>Çocuğu okula temiz, moralli ve zamanında göndermeli.</p>
<p>Çocuğa evde huzurlu ve mutlu bir ortam sağlanmalı.</p>
<p>Çocuğa evde ders çalışacak uygun bir ortam sağlanmalı.</p>
<p>Çocuğun okulla ilgili anlattıkları can kulağıyla dinlenmeli.</p>
<p>Çocuğa sürekli ders çalış demek yerine planlı ders çalışması sağlanmalı.</p>
<p>Çocuğun bilgisayar başında fazla kalması ve aşırı televizyon seyretmesi engellenmeli.</p>
<p>Çocuk, yemek yerken ve ders çalışırken kesinlikle televizyon kapalı tutulmalı.</p>
<p>Çocuğun başarısı uygun bir şekilde ödüllendirilmeli.</p>
<p>Çocuk düşük not aldığı zaman aşırı tepki gösterilmemeli.</p>
<p>Çocuğun yaşına uygun sorumluluklar verilmeli.</p>
<p>Çocuğun yeteneklerinin üstünde beklentiye girilmemeli.</p>
<p>Çocuğun olumsuz davranışlarından çok olumlu davranışları görülmeli.</p>
<p>Çocuğun benlik saygısını etkileyecek eleştirilerden kaçınılmalı.</p>
<p>Çocuğa yaşından küçükmüş gibi davranılmamalı.</p>
<p>Çocuk adına çocuğun işleri yapılmamalı.</p>
<p>Çocuğu başka çocuklarla ve kardeşleriyle kıyaslanmamalı.</p>
<p>Çocuğun uygun olmayan arkadaşları çocukla konuşulmalı.</p>
<p>Çocuğa güven ve destek konusunda her zaman yanında olduğu hissettirilmeli.</p>
<p>Çocuğun korkularını hafife alınmamalı ve saygı duyulmalı.</p>
<p>Çocuğa karşı sevgiyi sözle birlikte beden diliyle de gösterilmeli.</p>
<p>Çocukla nitelikli zaman geçirmeli.</p>
<p>Aileyi etkileyen olumsuzlukların çocuğu da etkileyeceği unutulmamalı.</p>
<p>“Benim zamanımda, ben senin yerinde olsaydım”  gibi uzun uzun nasihatlerden kaçınılmalı.</p>
<p>Çocuğa karşı sabırlı ve anlayışlı olunmalı.</p>
<p>Çocukla iletişim kurarken çocuğun ruh hali ve psikolojik durumu göz önünde bulundurulmalı.</p>
<p>Çocuğa kesinlikle beddua etmemeli ve çocuk için hayır dua edilmeli.</p>
<p>Çocuğun sadece okul başarısı değil, duygusal, karakter ve kişilik gelişimleriyle de ilgilenilmeli.</p>
<p>Çocuğun öğretmenleriyle iletişim kurularak öğretmenlerinin önerileri dikkate alınmalı.</p>
<p>Çocukların sağlık sorunlarının yanında psikolojik sorunlarıyla da ilgilenmeli. Bu konuda gerekirse okullardaki Rehber Öğretmenlerinden yardım alınmalı.</p>
<p>Sonuç olarak çocukların okul başarısını artırmak için yalnız annenin yada babanın desteği yeterli olmadığı, her ikisinin birlikte gereken desteğin vermesi gerektiği unutulmamalıdır.</p>
<p>Dünyanın en değerli varlıkları olan çocuklarımızın okulda ve toplumsal hayatta başarılı olmaları dileğiyle…</p>
<p><strong>Mehmet Emin Karabacak<br />
Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uzmanı</strong></p>
<p><strong>m.emin.karabacak@hotmail.com</strong><br />
Not: Bu makale www.bozkirpostasi.com.tr gazetesinden alınmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muammertunahan.com/egitim/cocuklarin-basarisini-artirma-da-aileye-dusen-gorevler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zil Çaldı!..</title>
		<link>http://www.muammertunahan.com/egitim/zil-caldi.html</link>
		<comments>http://www.muammertunahan.com/egitim/zil-caldi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 24 Sep 2009 07:19:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tunahan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Fevzi Çakmak İ.Ö.O.]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[çocuklar]]></category>
		<category><![CDATA[okullar açıldı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muammertunahan.com/?p=4458</guid>
		<description><![CDATA[Ülkemiz bugün 2009-2010 Eğitim-Öğretm Yılına merhaba dedi. Yaklaşık üç ay gibi uzun bir tatilin ardından bu gün okullarda ziller çalarak öğrencileriyle cıvıl cılvıldı. Öğrencilerimiz uzun tatilin akabinde okullarına olan özlemini daha ilk gün okulları doldurarak göstermiştir. Tüm öğrencilerimize 2009-2010 Eğitim-Öğretm Yılının sağlık, mutluluk ve başarı getirmesini diliyorum. Muammer TUNAHAN Meram Fevzi Çakmak İ.Ö.O. Beden Eğitimi Öğretmeni www.muammertunahan.com]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-4461" title="okullar açıldı" src="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/okullar-açıldı.jpg" alt="okullar açıldı" width="218" height="158" />Ülkemiz bugün 2009-2010 Eğitim-Öğretm Yılına merhaba dedi. Yaklaşık üç ay gibi uzun bir tatilin ardından bu gün okullarda ziller çalarak öğrencileriyle cıvıl cılvıldı. Öğrencilerimiz uzun tatilin akabinde okullarına olan özlemini daha ilk gün okulları doldurarak göstermiştir.<span id="more-4458"></span></p>
<p>Tüm öğrencilerimize 2009-2010 Eğitim-Öğretm Yılının sağlık, mutluluk ve başarı getirmesini diliyorum.</p>
<p><strong>Muammer TUNAHAN</strong></p>
<p>Meram Fevzi Çakmak İ.Ö.O.</p>
<p>Beden Eğitimi Öğretmeni</p>
<p><strong>www.muammertunahan.com</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muammertunahan.com/egitim/zil-caldi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çocuklarda Okul Korkusu</title>
		<link>http://www.muammertunahan.com/egitim/cocuklarda-okul-korkusu.html</link>
		<comments>http://www.muammertunahan.com/egitim/cocuklarda-okul-korkusu.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2009 19:27:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tunahan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Emin Karabacak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muammertunahan.com/?p=4384</guid>
		<description><![CDATA[Okul korkusu, çocuğun şiddetli bir endişeyle okula gitmeyi reddetmesi ve okula karşı isteksiz olması demektir. Okul korkusu, çocuğun okula gitme zamanı gelince açık anksiyete ve panik durumlarının görülmesidir. Okul Korkusunun Sebepleri Okula yeni başlayan anasınıfı ve 1. sınıf çocukların okul korkusunun temelinde; yeni bir ortam, anneden ayrılma, içe kapanıklık, bağımlı kişilik, kalabalık korkusu gibi sebepler yatmaktadır. Ergenlik döneminin başlangıcı olan 11–14 yaşlarındaki çocukların okul korkusunun temelinde de başarısızlık, olumsuz arkadaş<a href="http://www.muammertunahan.com/egitim/cocuklarda-okul-korkusu.html">&#160;Read More...</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft size-full wp-image-777" title="memin" src="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/memin.jpg" alt="memin" width="134" height="168" />Okul korkusu, çocuğun şiddetli bir endişeyle okula gitmeyi reddetmesi ve okula karşı isteksiz olması demektir.<br />
Okul korkusu, çocuğun okula gitme zamanı gelince açık anksiyete ve panik durumlarının görülmesidir.<br />
Okul Korkusunun Sebepleri<br />
Okula yeni başlayan anasınıfı ve 1. sınıf çocukların okul korkusunun temelinde; yeni bir ortam, anneden ayrılma, içe kapanıklık, bağımlı kişilik, kalabalık korkusu gibi sebepler yatmaktadır.<span id="more-4384"></span><br />
Ergenlik döneminin başlangıcı olan 11–14 yaşlarındaki çocukların okul korkusunun temelinde de başarısızlık, olumsuz arkadaş ilişkileri, öğretmen tutumları, aile içi iletişim, şiddet, kavga gibi nedenler yatmaktadır.<br />
Lise öğrencisinde görülen okul korkusunun temelinde ise psikolojik ve ruhsal sorunlar yatmaktadır.<br />
Okula yeni başlayacak olan çocuklar, anne-babasıyla birlikte okul ihtiyaçlarını büyük bir heyecan içindede alıp okulun açılmasını sabırsızlıkla beklerler. Okulun açılacağı günün erken kalkıp erkenden okula giderler. Okula giden çocuk okulda tanımadığı çocuklar, anne babalar, öğretmenlerle karşılaşır.<br />
Yeni bir ortamla karşılaşan çocuk hayalini kurduğu okulda ilgi ve sevgi bekler fakat okul ana baba günü olduğu için herkes kendi derdindedir. Hele 40 dakika sırada oturmak çocuk için geçmeyecek bir zaman olarak algılanır. Kendince umduğunu bulamayan çocuklar teneffüse çıkınca anne-babasına eve gitmek için anne babaları da okulda kalmak için ısrar ederler. O gün anneleriyle sınıfa girip çıkan çocuklar eve geldikleri zaman okula gitmeyeceğini söylerler. Çocuğun okula gitmesi için üzerine gidildikçe de açık anksiyete ve panik durumlar görülmesi çocukta okul korkusu başladığını gösterir.<br />
Çocuğun Şikâyetleri<br />
Okula gitme zamanı yaklaştıkça çocuğun baş ağrısı, karın ağrısı, bulantı, kusma, ishal, mızmızcılık ve tedirginliği artacaktır. Okula gitmesi için çocuk zorlandıkça, kaygıları artacağı gibi huysuzlanması, bağırması ve ağlaması da artacaktır.<br />
Ailesi tarafından yapılan korkutmalar, dayaklar, alttan almalar ve yalvarıp yakarmalar fayda sağlamayacaktır. Bu durumu gören aileler çocukların sıkıntılarının fizyolojik bir rahatsızlık olarak algıladıkları için çocuğun okula gitmemesine izin verilir. Okula gitmeyeceğini anlayan çocuğun bütün ağrıları birden geçer ve hiçbir şey olmamış gibi günlük hayatına devam eder.<br />
Neler Yapılmalı<br />
Çocuğun evde kalış süresi uzadıkça okula dönüşte o oranda güçleşeceği için çocuğa; okula gitme konusunda ödün verilmemeli.<br />
Nasıl ki dişi ağrıyan kişinin dişçiye gitmekten başka çaresi olmadığı gibi, çocuğunda okula gitmekten başka çaresinin de olmadığı anlatılmalı.<br />
Çocuğun şikâyetleri ne kadar çok olursa olsun, çocuğu okula götürmek çözümün yarısıdır.<br />
Çocuğun ilk günlerdeki şikâyetleri anne-babasının okula gitme konusundaki kararlı ve tutarlı tutumu karşısında zamanla azalacaktır.<br />
Çocuk sınıfa girmek istemese de çocuğu eve götürmek yerine okulun bahçesinde kalması sağlanmalı.<br />
Çocuğun okul korkusu, ayıplanmadan, eleştirilmeden ve başka çocuklarla kıyaslanmadan saygı duyulmalı.<br />
Çocuğun okul korkusunun temelinde ailevi bir sebep varsa çocukla olumlu bir iletişim kurularak birlikte değerlendirilmeli.<br />
Çocuğun okul korkusunun temelinde okulla ilgili bir problemi varsa öğretmeni ve okul idaresi ile işbirliği içinde olunmalı.<br />
Bütün bunlara rağmen hala çocuğun okul korkusu devam ediyorsa okullardaki Rehber Öğretmenlerden (Psikolojik Danışman) yardım alınmalı.<br />
Sonuç olarak okul korkusu olan çocuğa bağırıp çağırmadan, yalvarıp yakarmadan okula gitmekten başka çaresi olmadığını anlatmanız ve davranışlarınızla da kararlı ve tutarlı bir şekilde göstermeniz yeterli olacaktır.</p>
<p><strong>Mehmet Emin Karabacak<br />
Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uzmanı</strong></p>
<p><strong>m.emin.karabacak@hotmail.com</strong><br />
Not: Bu makale www.bozkirpostasi.com.tr gazetesinden alınmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muammertunahan.com/egitim/cocuklarda-okul-korkusu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şımarık Yetiştirilen Çocuklar</title>
		<link>http://www.muammertunahan.com/egitim/simarik-yetistirilen-cocuklar.html</link>
		<comments>http://www.muammertunahan.com/egitim/simarik-yetistirilen-cocuklar.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Feb 2009 07:42:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>tunahan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk eğitim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.muammertunahan.com/?p=1342</guid>
		<description><![CDATA[Sevgi; karşısındaki kişiyle olumlu olarak ilgilenme ve ona güvenmek demektir. Sevgi, anne karnında başlayıp ölümden sonrada devam eden bağdır. “Çocuk eğitimi anne karnında başlar ” buyurur peygamber efendimiz. Anne karnındaki bebekte, kundaktaki çocukta, eli bastonlu nene ve dede de sevgi ister, ilgi ister, güven ister. Onun için sevgi fizyolojik ihtiyaçlarımız (açlık, susuzluk, annelik…) gibi sürekli doyurulmak ister. “Sen seversen yavrunu o da sever yavrusunu” der atalarımız. Sevmek sevilmekle başlar, sevilmeden<a href="http://www.muammertunahan.com/egitim/simarik-yetistirilen-cocuklar.html">&#160;Read More...</a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/memin.jpg"><img class="alignnone size-medium wp-image-777" title="memin" src="http://www.muammertunahan.com/wp-content/uploads/memin-240x300.jpg" alt="" width="83" height="104" /></a>Sevgi; karşısındaki kişiyle olumlu olarak ilgilenme ve ona güvenmek demektir.</p>
<p>Sevgi, anne karnında başlayıp ölümden sonrada devam eden bağdır. “Çocuk eğitimi anne karnında başlar ” buyurur peygamber efendimiz.<span id="more-1342"></span></p>
<p>Anne karnındaki bebekte, kundaktaki çocukta, eli bastonlu nene ve dede de sevgi ister, ilgi ister, güven ister. Onun için sevgi fizyolojik ihtiyaçlarımız (açlık, susuzluk, annelik…) gibi sürekli doyurulmak ister.<br />
“Sen seversen yavrunu o da sever yavrusunu” der atalarımız.<br />
Sevmek sevilmekle başlar, sevilmeden büyüyen çocuklar sevmesini öğrenmedikleri için sevmeyi bilemeyeceklerdir.</p>
<p>Her anne baba evladını sever. Fakat çocuklara gösterilen sevginin gösteriş biçimi anne babalar tarafından değişiklik gösterir.</p>
<p>Anne babalar tarafından çocuklarına gösterilen aşırı sevginin çocukları olumsuz etkilemektedir.</p>
<p>Ailenin tek çocukları, iki yada üç kızdan sonra doğan erkek çocukları, Doktor doktor gezdikten sonra (evlendikten 5-6 sene sonra) doğan çocuklar, kardeşleriyle aralarında 7-8 yaş olan son çocuklar, nene ve dedenin elinde büyüyen çocuklar&#8230;v.b. aşırı sevgi adı altında şımartılarak büyütülen çocuklar sınıfına girmektedir.</p>
<p>Çocuklarını aşırı seven anne babalar daha çocuk doğar doğmaz; çocuğuma iyi bir anne baba olabilecek miyim, çocuğumu iyi besleyebiliyor muyum, ona iyi bakabiliyor muyum? kaygısı içindedirler. Bu kaygılar ilk zamanlar normal karşılanırken zamanla iki taraf içinde sıkıntı olacaktır.</p>
<p>Okula anne babası tarafından getirilip götürülen bu çocukların bir dedikleri iki edilmez. Okula da gelseler anne babaları tarafından iyi beslenemez diye çocukların kendi yemelerine ve terleyip hasta olur diye koşup oynamasına müsaade edilmez. Üstünü kirletir, bir tarafını incitir diye dışarıya gönderilmez.</p>
<p>Kahramanmaraş’ta görev yaptığım okulda bir çocuktan her zaman şikayet gelmesi üzerine bir görüşme yaptım. Öğretmeni, ailesi ve çocukla yaptığım görüşme sonucunda şu sonuçlara ulaştım. Çocuk çok zeki olmasına rağmen, şımartılarak büyütüldüğü için herkesi illallah ettirmiştir. Çocuğun babasıyla yaptığım görüşmede babanın söylediği şu cümle her şeyi anlatmaya yetiyordu: “Hocam, ben bu çocuk istedi diye gece iki de çarşıdan tavuk alıp geldim.”</p>
<p>Sırf çocuğu memnun etmek için şımartılarak büyütülen bu çocuklar evde anne babayı çileden çıkardıkları gibi okulda da öğretmenlerini çileden çıkartmaktadırlar.</p>
<p>Yaşından küçükmüş gibi davranılıp el bebek gül bebek şekilde büyütülen çocuklar yetişkin oldukları zaman kendi kararlarını veremeyen, sorumluluk almaktan korkan, kendine güvenemeyen ve bağımlı bir kişilik olarak psikiyatristlerin kapısını aşındıracak kişilerdir.<br />
Ne güzel söylemiş atalarımız: “Az verme hırsız, çok verme arsız olur” diye.</p>
<p>Mehmet Emin Karabacak<br />
Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uzmanı</p>
<p>m.emin.karabacak@hotmail.com<br />
Not: Bu makale www.bozkirpostasi.com.tr gazetesinden alınmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.muammertunahan.com/egitim/simarik-yetistirilen-cocuklar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

