Gazi Öğretmen Cemal Ünlü

Yazar: tunahan Mart - 12 - 2009 24 Yorum

“Ben arena programında konuşan Gazi Öğretmen Cemal Ünlü Hüseyin Yavuz kardeşimi ve ailesini hiç mi hiç unutmadım. Ailesi ile hala görüşüyorum ne yazık ki kimse hala sahip çıkmıyor bu da benim gibi gazi ve şehit öğretmen ailelerini çok üzmektedir Millet meclisine bir kanun teklifi verdirdik bu kanunun çıkması için varsa tüm yardımlarınızı bekliyorum. Herkese şehitlik nasip olmaz selamlar”
Yukarıdaki mesajı alınca çok sevindim. Hemen e-postasını alarak bağlantıya geçtim. Zaten okulumuz müdür yardımcısı Sayın Erol Çakır hocam ile Arena programından sonra internette ismini çok aradık fazla bilgiye rastlayamamıştık. www.muammertunahan.com ismiyle faaliyete başladığımız eğitim sitemiz böylelik sıra ilk önemli amacını sağlamış bulunmaktan büyük sevinç duymaktayım.
Bundan sonra sitemizde sıkça ismine rastlayacağımız muhterem Öğretmenimiz Cemal Ünlü’yü sizlerle tanıştırmak istiyorum.25.01.1960 Tarihinde Yunak İlçesi Harunlar Köyü’nde doğmuş, ilkokulu bu köyünde, ortaokul ve liseyi Doğanhisar İmam Hatip Lisesi ve üniversiteyi Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesini1984 yılında bitirmiştir. 1986 yılında askerliğini Asteğmen olarak yapan ve 1987 yılında öğretmenliğe Gaziantep İslâhiye ilçesi Aydınoğlu Lisesi’nde başlar. Zorunlu hizmet görevi olarak Tunceli Pertek Pirinçci Köyü İlköğretim Okulu’na tayin olur. İşte bu okulda görev yaptığı sırada PKK teröristleri tarafından dört arkadaşı şehit edilir. Aynı baskında Cemal Öğretmen ağır yaralı olarak kurtulur. İki yıl Hacettepe de tedavi görür daha sonra Akşehir Selçuklu Lisesi, Selçuklu Akıncılar Ahmet Haşhaş İlköğretim Okulu, Konya Lisesi, Konya Atatürk Sağlık Meslek Lisesi’ne tayin olur ve hala aynı okulda çalışmaktadır.
12 yıl önce 6 meslek taşı ile birlikte önce kurşuna dizilen üzerlerine el bombası atılan ancak hain saldırıdan kurtulduktan sonra bile öğretmenlik mesleğini bırakmayan Cemal Ünlü, 12 yıllık yalnızlığını anlattı. “Devletime küskün değilim ama kırgınım” diyen Ünlü’nün kendi ağzından dramatik bakın hikâyesi…

“19 yıllık meslek hayatımın en kötü yılları Tunceli’de geçti. Ben aslında Gaziantep’te görev yaparken, 1992 yılında eşimin tayini Tunceli’ye çıktı. Doğal olarak bende atamamı eşimin yanına yani, Tunceli’nin Pertek İlçesinin Pirinçci Köyüne istedim. Bizi görev yaptığımız Pirinçci Köyü ilköğretim okulunun lojman olarak kullanılan ana sınıfına yerleştirdiler. Bizimle beraber okulda 8 öğretmen kalıyorduk. Okul Karakola 10 kilometre uzaklıkta olduğu için çok fazla güvenliğimiz de yoktu. Ama görev aşkı ağır bastığı için güvenliğimizi bizim için ikinci planda kalmıştı. Bizim için önemli olan bilgiye aç çocukları geleceğe hazırlamak ve yetişmelerine katkıda bulunmaktı. Bu duygu ve düşüncelerle göreve başladığımız okulda ilk hayal kırıklığım, eli silahlı Türkiye Komünist Partili gençlerin okula gelerek, bildiri okuması ve okulda bayrak asmamamızı, istiklal marşı ve and söylemememizi istemeleri oldu. Biz öğretmenlere eden olaylar karşısında okul idaresinin rahat tavırları, bizleri endişelendirmişti. Onların şokunu üzerimizden atamadan bu kez okula PKK’lı silahlı bir gurup geldi. İstekleri Komünist partili gurubunkilerle hemen hemen örtüşen PKK’lılar ek olarak, OHAL paralarını kendilerine vermemizi istedi. Öğretmenler olarak PKK’lı gurubun isteklerine boyun eğmedik ama okulumuzu basan gurupları jandarmaya haber veremiyorduk. Çünkü köy halkı şikâyet edilmesi halinde bizleri her iki guruba ispiyonluyorlardı. Sonu ölüm tehditlerine kadar varan olaylarla başlayan korku dolu günler, 15 tatile kadar sürdü. Tatilin başlamasıyla tüm öğretmenler gibi bizde soluğu memleketimizde aldık. Ancak yolculuğumuz başlangıcında Tunceli’de Jandarma İstihbarat ekiplerince durdurulduk ve PKK’ya yardım etmekten soruşturma geçirdik. 1 gün süren soruşturmanın ardından biz öğretmenler serbest bırakılırken, okul müdürü ve yardımcısının sorgusu tam 15 gün sürdü. Sorgulama sonu suçlu bulunan müdür ve yardımcısı, görevlerinden alındı. 15 tatilin sona ermesinin ardından görev yerimiz olan Tunceli’ye geldik. Okul müdürü olmadığı için vali ve kaymakamın zoruyla beni okul müdürü yaptılar. Göreve başlamanın ardından okulumuzda ciddi hizmetler yaptık. Ama okulumuza gelen gerek Komünist Partili gençler gerekse PKK’lı guruplar bize rahat vermiyorlardı. Bütün baskılara rağmen İstiklal marşını, andımızı okutturuyor Türk bayrağını ise şerefle okulumuza asıyorduk. Tehditlerle süren bir öğretim yılı sona erdi. Yaz tatilinde eşimle görev yaptığımız okula geri dönüp dönmeme konusunda aile meclisinde ciddi tartışmalar yaşandı. Tartışmaların sonunda babamın bana söylediği şu oldu: “Git görevini yap, canı sadece Allah alır kul alamaz” dedi. Bende bunun üzerine eşim ve iki çocuğum ile birlikte ikinci yıl görev yapacağım Tunceli’nin Pertek İlçesinin Pirinçci Köyündeki Pirinçci İlköğretim Okulu’na geri döndüm. Okula geldiğimde daha önce soruşturma geçiren ve PKK’ya yardım etmekten dolayı görevinden alınan kişinin tekrar okul müdürü olduğunu öğrendim. Eski müdür ve müdür yardımcısının göreve başlamalarıyla guruplar daha sık gelir olmuştu. Rahatsızlığımız hat safhaya ulaşın arkadaşlarla birlikte Jandarma Komutanlığı ve Tunceli Valiliğine yardım için başvurduk.

Ama kimse bizimle ilgilenmedi. Tarih 7 Ekim 1993 Perşembe. Saat 17.30’lar civarı. Eli silahlı bir gurup terörist önce okulumuzu kuşattı daha sonra daha sonra sınıflardaki bütün öğretmenleri benim ders yaptığım sınıfa topladı. Ölümü göze almıştım. İsteklerine karşı çıkıyordum. Beni dışarıya çıkartarak diğer arkadaşlarımı bir odada topladılar. Önce hepimizin nüfus cüzdanlarını kontrol ettiler. Yapılan kontrol ardından iki öğretmen arkadaşımızı bıraktılar. 6 kişi kalmıştık. Ben ranzaya yakın bir yerde oturuyordum. Aklımda hep ailem vardı. Biraz bekledikten sonra önce hepinizi ayağa kaldırdılar ardından da üç koldan silahlarla üzerimize mermi yağdırmaya başladılar. Buda yetmedi öldüğümüzden emin olmak için kafalarımıza kurşun sıktılar. Ben yaşananları an ve an hatırlıyorum. Sürekli şahadet getiriyordum. Daha sonra odadan çıkarken birde el bombası atan teröristler okuldan uzaklaştılar. Vücudumun birçok yerinden kan akıyordu. Teröristler gittiğinde eşim koşarak yanıma gelmişti. Durumu hemen jandarmaya haber vermesini istedim. Bir mucize olacak ki, o kadar kurşun arasında yara almadan tek kurtulan Şahin Tümer arkadaşımız olmuştu. Eşimin telefon ile çağırdığı Jandarma olay mahalline ancak üç saatte gelebilmişti. Beni kendi otomobilimle Tunceli’ye gönderdiler. Otomobili muhtarın oğlu kullanıyordu. Tunceli’ye köyden tam üç saatte vardık. Hatta muhtarın oğlu olaydan sonra otomobili yavaş sürdüğü gerekçesiyle yargılandı. Neyse 6 saatlik gecikmenin ardından Tunceli Devlet Hastanesine geldik. Tesadüf nöbetçi doktor Konyalı imiş. Ama ne sağlık memurları nede ambulans şoförü bana yardım etmedi. Doktor hemşerimiz olmasa inanın ölecektim. Doktor gerekli müdahaleyi yaptıktan sonra beni Elazığ Tıp Fakültesi’ne özel hareket timi ile götürdüler. Kafam kolum ve bacağım olmak üzere vücudumda 10 kurşun olduğu tespit edildi. Sol ayağımdaki yara ise oldukça kötüydü. Bana müdahale etmeye başladıklarında iki şey istedim. Birincisi aranızda Tunceli’li biri varsa bana müdahale etmesin, ikincisi ise kesinlikle kabadan iğne yapmayın dedim. Sol kolumda 5, sol ayağımda ise 13 santimlik kemik dağılmış olduğu için sol ayağımı keseceklerini söylediler. Daha sonra kesmekten vazgeçerek farklı bir tedavi uygulamaya karar verdi doktorlar. Üç ay hastanede hiç kıpırdamadan yaktım. İnanın vücudumdaki deriler yatağa yapışır hale geldi. İki yıl fizik tedavi için hastaneye gidip geldim. İki yılın ardından koltuk değnekleri ile Akşehir’de müdür yardımcısı olarak göreve başladım. Ama eşimi Akşehir’in uzak bir köyüne tayin ettiler. Geçici olarak eşimi merkeze zorla aldırdım. Yaşadığım bu olaylar inanın beni çok fazla yıkmadı. Ama eşime açılan dava beni yıkmıştı. Bizim törelere göre bir yakını vefat eden ailelerin bayanları bir hafta başlarını örter. Bizimde bir yakınımız vefat etmişti. Eşim doğal olarak okula giderken başörtüsü takıyordu. Sen misin başörtülü olarak törene katılan. Eşim hakkında istiklal marşına saygısızlıktan soruşturma başlatıldı.

Ben Tunceli’de bayrak astığım için değerlerime sahip çıktığım için ölümden dönerken, eşimin bu şekilde yargılanması beni çok yıktı.

Daha sonra 1998 yılında 24 Kasım öğretmenler günü için Konya’ya gazi öğretmen olarak çağırıldım. Dönemin İl Milli Eğitim Müdürü bir isteğiniz var mı diye sordu. Eşimde ne olur bizi Akşehir Merkezinde bir okula verin diye ricada bulundu. Müdür bey ne demek efendim yarın gelin işinizi halledelim dedi. Umutla gittiğimiz dönemin müdürü bizim tayinimizi Konya’ya yapmış. Eşimi Konya’nın bir köşesine beni ise okul müdürü olarak, bir başka köşesine yolladılar. Okulda inanılması güç başarılara imza attım. Ama bizim tayinimizi çıkaran sayın müdür veliden kayıt parası aldı diye müdürlük görevimize son verdi. Kısacası yaşadığım bütün bu olumsuzluklara rağmen devletten ve milli Eğitim Bakanlığından beni onura edecek bir onur madalyası verilmesini bekledim. Ama 12 yıldır kimsenin aklına bile gelmedim. Bu devlet bizim kesinlikle devletime küsmem ama kırgınım. Beklentilerim boşa çıkınca 19 yılın sonunda yaşadıklarımı kaleme alarak 24 Kasım öğretmenler günü anısına yazılmasını istedim.

Gazi Cemal Ünlü Öğretmenimden bu acı dolu hikâyeyi dinlerken kanım dondu!

Kanım!..

Adeta insan olduğumdan utandım.

Muammer TUNAHAN

Meram Fevzi Çakmak İlköğretim Okulu

Beden Eğitimi Öğretmeni

muammertunahan@hotmail.com

© www.muammertunahan.com

İlgili olabilecek yazılar

  1. “Artık Yeter, Okullar Yangın Yeri”
Eğitim, Konya Haberleri, Yaşam

Şimdiye kadar 24 yorum var.

  1. ekrem diyor ki:

    öğretmenim.acınız acımız,sevdanızda sevdamızdır.sen ekmegin için,vatanın için gazi olmuşsun seni takdir edememişler olsun varsın.vatan hepimizin vatanı.bizlerde sizlere sadece teşekkür edebiliyoruz.size ve sizin gibi vatan diyen,bayrak diyen ögretmenlerimizin yakında kutlamasını yapacagımız ögretmenler gününden evvel ben sizleri kutluyorum.öğretmenler gününüz kutlu olsun.

  2. bozkırlı_kemal diyor ki:

    hocamızın devlete kırgınlıgı doğaldır ve yerindedir.
    Birde TKP nin eylemlerini doğal buluyorum. DTP=TKP

  3. tunahan diyor ki:

    Bu linki tüm mail uruplarınıza yollamanızı isterim çünkü içinde bir memleketin hali gizli işte bu memleket bizimdir.

  4. bengazi öğretmen cemal ünlü diyor ki:

    göstermiş olduğu duyarlılıktan dolayı kendisine teşekkürlerimi bildiririm

  5. tunahan diyor ki:

    Elleri öpülesi canım öğretmenim.
    Bu yazımla belki bir nebze olsun kanayan yaralarına merhem olabildi isem çok sevinirim.
    Dünyanın bütün çiçeklerini
    Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
    Dünyanın bütün Anadolu kokan kır çiçeklerini size yolluyorum
    İnşallah bu acılar gül bahçesinde son bulur.

  6. BAHTİYAR diyor ki:

    elleri öpülesi hocam….
    aydınlıgın ve cagdasıgın sımgesı ögretmen arkadaslar…. bu bır vatan severlık ve meslek askı ugruna ölümü bile göze alan hocamın yasadıklarını okuyupda… aksam düşünmeden yatabılen.. devlet buyuklerim…. sizlere sormak istiyorum….. sizleri annenız ve babanızdan sonra kım kol kanat geldı.. geldınız.. o makamlara kadar kımler yetıstırdi…..belki hocamın yasamını yıtırmesı gerekıyodu… bır sokaga veya bı parka ismini vermek icin….veya ıhanet ıcınde olması lazım.. itibari iade yapabılmız icin…. kendı öğretmeni hakkır gören ıdareciler… bu makamlar kalıcı degil…. bunların hesabı gun gelir sorlur….. SADECE 1DK. KENDIZI BU YASANAN OLAYLARA KENDI DUSUNSENIZ. HAYATTINIZ COK FARKLI OLACAKTIR….
    Ben Murat BAHTİYAR egitim Calısanları Sendıkası Genel Baskanı olarak… sayın eliniöptügüm hocam saygımı sunar ve her vakıt emrınde oldugumu beyan ederim….

  7. Gönülfedaisi diyor ki:

    Sevgili ğğretmenim. Çok üzüldüm. Buradan bir Alperen olarak teşkilatlarımızı bilgilendirelim. Ayrıca, yiğit Lider ve Büyük devlet adamı, Muhsin Başkanı bilgilendirelim. Haydi Büyük Birlik hereketinin Yiğit, Ahdevefalı mensupları ayağa kelkalım. Allah’a emanet olunuz.

  8. cemal ünlü diyor ki:

    çok üzüldüm diyen kardeşime vurulduğum zaman hiçmi hiç acı duymadım aksine ölüm öyle güzel gelmiştiki çocuklarım olmasa ölmeyi çok istiyordum o anki bana vermiş olduğu hazzı hiç bir zaman tadabilmem mümkün değil şehadetin tadı buolsa gerek şehitlerin yerinde olmayı çok isterdim.Fakat beni üzen şey şehit ailelerine sahip çıkılmaması duyarsız kalınmasıdır. Onların aileleri evlat acısını yaşayanlardır. Evlat acısı yaşamayanlar bunu anlayamaz.Hep birlikte bunlara sahip çıkalım ziyaret edelim gönüllerini hoş tutalım ellerinden öpelim

  9. bozkırlı_kemal diyor ki:

    cemal ünlü hocamıza katılıyorum destek vermiyoruz.
    ve de Allahü Teala bize şunu vaad ediyor. Şehit olursanız kul hakkı hariç tüm haklarınızı affederim

  10. oğuz kağan ünlü diyor ki:

    babam ellerinden ayakların ne kadar öpsem azdır babam senin oğlun olmaktan gurur duyuyorum babam seni canından çok seven oğlun oğuz kağan…. seni unutanlar utansın sehitlerimizi gazilerimizi unutanlar utansın….

  11. cemal ünlü diyor ki:

    sevgili oğlum oğuz kağanım benim yorumlarımı okuduğunu gördüm allah mahçup etmezse ben sizleri bu yolda yetiştirdim allah senin gibi evladı tüm sevdiklerime ve dostlarıma versin bugün amcan ameliyat oldu inşaallah oda düzelir ve yaşarda hep beraber bugünlri yadederiz gözlerinden öpüyorum

  12. tunahan diyor ki:

    Hocam Oğuz Kağan ve sizlerin duygu dolu yorumlarınızı okudum böyle evlat sahibi olmak en büyük kazançtır. Öğuz Kağan yaşım 38 ben hala babamdan korkarım korkum beni döveceğinden değil babamın bana karşı olan sevgisinin azalacagındandır.
    Bu zamanda senin gibi yüreği sevgi dolu çocuklar görmek ne kadar mutlu ediyor beni sana ok teşekkür ederim.

    Oğuz Kağan görüyorum ki yazmakta da güzelsin yazı şiir vs yazarsan şayet bu sitede her zaman yayınlamaya hazırım. Unutma ki kötü yazı yoktur özensiz yazı vardır. Tavsiyem oki bu çağrıyı bahene edip yazmaya başlamandır.

    Saygı ve selamlar….

  13. tunahan diyor ki:

    Ayrıca hocam kardeşinize acil şifalar diliyorum

  14. cemal ünlü diyor ki:

    sağol kardeşim muammer oğlum olduğu için değil isminin hakkını verir inşaallah diyorum

  15. Besyolu diyor ki:

    Evet isminin hakkını veriyor MAŞŞALLAH!…

  16. tunahan diyor ki:

    oğuz kağan ünlü kardeşimizi ben ilköğretim düzeyinde bir öğrenci olarak düşünmüştüm ancak aldığım bilgiye göre üniversitede okuyan zeki ve yüreği sevgi dolu bir evlat Allah herkese nasip etsin Allah zeyin açıklığı versin

  17. M. Başaran diyor ki:

    Hocam sizi “Sorkun Kahvehanesine” bekliyorum hocamla beraber

  18. cemal ünlü diyor ki:

    nasip olursa inşaalah sorkun kahvehanesinin yerini bilmiyorum ama muammer bey de telofon numaram olacaktı ararsa bir yerde buluşur sorkun kahvehanesine geliriz

  19. tunahan diyor ki:

    Cemal hocan en kısa zamanda sizi sorkun kahvehanesine götürecegim ben zaten çarşıya gittiğim zaman kesinlikle urarım iyi insanlar sizi onlarla tanıştıracam

  20. fatih yasin kaplan diyor ki:

    sevgili ve çok saygı değer hocam sizi yakından tanımak beni çok onore etti.Sizin gibi birinin öğretmenim olmasından çok mutluyum.matemetiği sevmesemde sevgim size çok büyük ALLAH size ve ailenize başka dert vermesin

  21. refika bir diyor ki:

    çok sevdiiğim cemal hocam sizi zaten çok severdim ama yaşadıklarınızı okuduktan sonra size olan sevgim dahada artti. bos verin hocam sizin yaninizda sizi unutanlar kimki :D hoşçakalın

  22. tunahan diyor ki:

    Fatih ve Refika Cemal öğretmenimize olan sevginiz beni kıskandırdı aman hep böyle sevgi dolu kalın emi!…
    Dünyada sevmek çok şeyi halleder.
    Sevgiyle kalın..

  23. cemal ünlü diyor ki:

    sevgili öğrencilerim bende sizleri inanın çok seviyorum ama bunu belli edememiş olabilirim ama gönlüm hep sizinledir gözlerinizden öpüyorum

  24. kadir aytaç diyor ki:

    elleri degil ayakları öpülesi hocam bu zorlu cakallı cukallı taşlı sopalı kurşunlu bombalı yolunuzda azimle yürüdügünüzü a.selcuklu lisesinde ögrenciligim esnasındada az cok biliyordum.aradan gecen 15 yıl sonucunda size ulaşmanın sevincini yaşıyorum.bende bir şehit ögretmen yigeni ve 8 yıldır o öksüz albayrak ugruna devletin yetkisiyle silahlı mücadele vermekte olan bir evladınızım. Hic endişeniz olmasın binlerce yıllık tarihimizde hic bir milletin boyundurugu altına girmemiş bir milletin evlatları olan bizler bayragımızı sizlerden devralmış bulunmaktayız. Bu kutsal görevi en iyi şekilde yapacagımızdan emin olun.bizleri tecrübelerinizden fikirlerinizden ve dualarınızdan mahrum etmemiz ümiyle sehityigit@hotmail.com bu adresimden bana ulaşın yaradana emanet olun…


 

REKLAM

ÖNE ÇIKAN

Beden Eğitimi (BESYO) Özel

Posted on : Ağu - 28 - 2009

Beden Eğitimi (BESYO) Özel Yetenek Sınavında Başarıya Etki ...

Bu Vaziyetteki Bozkır’dan

Posted on : Mar - 12 - 2009

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki hatırladığım kadarıyla Bozkır’dan profesyonel ...

Meram Fevzi Çakmak İ.Ö.O.

Posted on : Oca - 8 - 2009

  08.01.2009 Saat 10:00 da Selçuklu Belediyesi halı sahasında ...

BBP Genel Başkanı Sayın M

Posted on : Mar - 25 - 2009

"Genel başkanımız Kahramanmaraş'taki mitingden sonra, Yozgat'a gitmek üzere ...