Hak ve Halk Adamı Muhsin YAZICIOĞLU!
Nedendir bilinmez. Bizim Ülkemizde değerli insanlar geri dönemeyeceği
yolculuğa çıktıkları zaman yoklukları hissedilir ve aranır olurlar.
Hayattayken bu değerli insanların kıymetleri ve değerleri bir türlü
bilinmez ve anlaşılmaz. İşte bunlardan biriside, ömrü boyunca Allah ve
kullarıyla hep barışık yaşamış olan, yaptığı bütün dualarında. Ey
sonsuzluğun sahibi sana kavuşmak istiyorum diye yakaran, bu yakarışı
ise Rabbi tarafından kabul edilerek, 25 Mart 2009 tarihinde karlı bir
kış günü akşamı gizemli bir şekilde şehit olarak, Hakka yürüyen, Türk
İslam dünyasının lideri ve BBP Genel Başkanı cennet mekân rahmetli
Muhsin Yazıcıoğlu’dur.
Muhsin Yazıcıoğlu; çocuk denecek yaştan itibaren yaşamış olduğu, 55
yıllık ömrünü karasevdalı âşıklar gibi sevdalandığı, Şerefli Türk
Milleti ve İslam dünyası için harcamıştır. Davası Nizam-ı Âlem
İlahikelimetullah’dır. Yani Büyük Birliktir. İşte bu yiğit adam
partisinin adını BBP (Büyük Birlik Partisi) koymuştur. Evet, Türk
İslam Birliğini gerçekleştirmek için varını yoğunu ortaya koymuştur.
Ancak ne gariptir ki yaşarken gerçekleştiremediği Büyük Birliği
Sevgilisine kavuşurken gerçekleştirmiştir. Buna Başta Türk Milleti,
İslam Âlemi ve tüm insanlık şahit olmuştur.
Türk Milleti’nin Alpereni, Hak Dostu ve Evliya insan Muhsin
Yazıcıoğlu; Öyle başkaları gibi üç kuruşluk makamlara ve mevkilere
tenezzül ederek, kişiliğini satmamıştır. Bu gönül insanı hiçbir
zaman, merkezi ve gücü ne olursa olsun yapılan tehditlere boyun
eğmemiş hep “dik” durmuştur. Medyanın satılık kalemlerinin
şantajlarına, oyun ve tezgâhlarına hiçbir zaman kulak asmamış ve boyun
eğmemiştir. Aman her daim dimdik durmuş, elini masaya vurmuş ve ben
Muhsin Yazıcıoğlu’yum diyerek, doğru bildiği yoldan hiç sapmadan ve
yalpalamadan dümdüz yürümüştür.
Biz onu, 28 Şubat’ta herkesin suspus olduğu ve yürütülen tankları
alkışladığı dönemlerde, dik duruşundan tanırız ve hatırlarız.
Darbecilerin yıkmak için canla başla çabaladığı ve çalıştığı, Refah
Yol hükümetine, hiçbir telkine aldırış etmeden dışarıdan destek
vermiştir. Türk Milleti’nin Muhsin Başkanı hiç bir makam mevki
beklemeden sadece ve sadece Ülkesinin ve Milleti’nin menfaatini bu
yönde gördüğü için karşılık beklemeden bu hükümete tam destek
vermiştir.
28 Şubat posmodern darbecileri, Refah yol’u Hükümetini devirdikten
sonra Hüsamettin Cin-doruk ve benzeri “politika Hokkabazları”
tarafından kurulan bir partinin toplam 11 Milletvekili vardı.
Milletvekillerinin 8′ine bakanlık verildi. Aslında bu bakanlıklar daha
önce BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu’na teklif edilmişti. Ahlaksız bu
teklife Muhsin Reis “Hayır” demiştir. O Allah dostu “Ben Kur’an
kurslarının kapısına kilit vuracak yasayı çıkartmak için kurulacak
böyle bir hükümetin içinde görev alamam. Ben İmam-Hatiplerin orta
kısımlarını ortadan kaldıracak yasayı çıkartmak için kurulan cunta ve
darbe hükümetine izin veremem” demiştir. Yine hiçbir maddi beklenti
gözetmeden, ülke yararı için böylesi bir
hükümetin içinde yer almamış ve hükümete de destek vermemiştir.
Bir tek bakanlık alabilmek uğruna, parti değiştiren, sol partiden sağ
partilere geçen, girmediği kılık ve yapmadığı maskaralık kalmayan
milletvekillerinin olduğu bir Meclis’te, kendisine ısrarla teklif
edilen bakanlıkları “halkın inancına kısıtlama getirileceği”
düşüncesiyle elinin tersiyle itmiştir. Muhsin Başkan.
Siyasete atıldığından bu yana, Halkın güvenine ve Allah rızasına talip
olan, Peygamber sevdalısı ve çağımızın kara Osman’ı Osman Beyi Muhsin
Bey. Hem Hakkın hem de Halkın sevgisini kazanmıştır. Bunun belgesi de
Ankara Kocatepe Camisidir.
Türkiye’de, öyle bir siyaset ve siyasetçi anlayışı mevcuttu ki,
Partisi kendisini aday göstermedi diye, bir gecede parti değiştiren,
Milletvekilleri, Belediye Başkanları vardı. Öyle Muhsin Yazıcıoğlu
gibi bir siyasetçi, devlet ve Halk adamı yoktu ve bundan sonrada çok
zor bulunacağa benziyor. Muhsin Başkan hiçbir karşılık beklemeden bir
hükümeti desteklemiş ve kendisine altın tepsi içerisinde, Bakanlıkları
sunan hükümete tek bir güvenoyu vermekten kaçınmış kaç tane siyasetçi
hatırlayabiliriz. Ondan başka Allah aşkına..
Ey Ülkü devi, ey Ülkücülerin ve Alperenlerin Muhsin abisi, efsane
Başkanı, işte şimdi anlıyoruz yanlış yaptığımızı, hata işlediğimizi,
yani anlayacağın pişman oluyoruz. Herkes bilir ki pişmanlık para
etmezmiş, seni ve düşüncelerini iktidara taşımadık, taşıyamadık.
İnşallah senin gibi dürüst, ilkeli, seviyeli, dik duran düz yürüyen ve
ülkesini seven milli ve manevi değerlerine bağlı bir lider bilmem
çıkar mı? Evet, Çıkar da bizlere emanet olarak bıraktığın kutsal
davan olan, Türk İslam Ülküsü ve Gül Medeniyetinin inşasını kısa bir
süre içinde gerçekleştirirde sen orada bizlerde burada mutlu oluruz.
Veya en azından davayı bıraktığın yerden devam ettirir. Temennimiz
budur. Ülkemizdeki şuan ki siyasetçilere ve geriden gelecek olanlara
örnek olursun. Selam sana ey Hak ve Halk adamı. Muhsin Başkan. Ruhun
şad. Mekânın Cennettir. İnşallah. El Fatiha…
Şair TAHMAZOĞLU
© www.muammertunahan.com
İlgili olabilecek yazılar
Şimdiye kadar hiç yorum yok.